KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/12050 E., 2018/6197 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanığın denetim süresinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilirken açıklanan hükümde, Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak, mahkemenin ulaştığı sonucun sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici nitelikte olması gerekirken, önceki hükme atıf yapılarak yazılı şekilde eksik ve yetersiz gerekçe ile karar verilerek, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. ve 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre,
2-İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas -367 Karar sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiği halde bu hususun uygulanmaması,
3-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/12050, K. 2018/6197, 5 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama