KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2017/18487 E., 2018/12496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanıklar ..., ve ..., o yer Cumhuriyet savcısı
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre o yer Cumhuriyet savcısı ve sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
a) Sanık ...'in soruşturma aşamasında, sanık ... ile mağdur ...'in kavga ettiklerini görmesi üzerine olaya müdahale ettiği sırada, mağdur ...'in maket bıçağı ile üzerine yürüdüğüne ilişkin beyanı ile sanık ...'ın kovuşturma aşamasında alınan ... bize falçata çekti" şeklindeki beyanı karşısında, sanık ... hakkında TCK'nin 29. maddesinin asgari düzeyde uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/18487, K. 2018/12496, 10 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama