KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/15393 E., 2019/22149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahla Kasten Yaralama
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Katılan hakkında ...
Hastanesince düzenlenen 28.12.2014 tarihli raporda, katılandaki yaralanmanın "Frontal bölgede 2 tane, sağ elmacık kemiğinde 1 adet.... olmak üzere yabancı cisim (saçma?) mevcuttur, basit tıbbi müdahale ile giderilemez." şeklinde belirtildiği, yüz bölgesinde bulunan yaralanmalara ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, belirtilen yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, yaralamanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususlarında olay tarihinden en erken altı ay sonra,
katılanın tüm film, grafi ve tedavi evrakları, kesin ve geçici raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğünden veya Üniversite Hastanesi Plastik Cerrah ya da Adli Tıp Uzmanı ünvanlı yetkili doktordan rapor aldırılarak, sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği halde, yetersiz raporla hüküm kurulması,
2) Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının 5237 sayılı TCK'nin 230/5. maddesinde düzenlenen resmi nikahtan önce dinsel tören yapma suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 10.06.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2014/36 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile iptal edilerek suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/15393, K. 2019/22149, 3 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama