KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/19317 E., 2020/2436 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2020
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Kasten yaralama suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1, 29 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine, aynı suçtan suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 29, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/843 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 04.12.2019 tarihli ve 2019/13681 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 tarihli ve 2019/125546 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109/2. maddesinde yer alan, "Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" şeklindeki ve 109/6. maddesinde belirtilen, "Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında;
somut olayda, sanık ve suça sürüklenen çocuğun cebir tehdit veya hile kullanmak suretiyle mağduru hürriyetinden yoksun bıraktıkları sırada aynı zamanda yaralama eylemini de gerçekleştirdikleri sabit ise de, mahkumiyetlerine konu yaralama suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 86/1. maddesi kapsamında kaldığı ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama suçunu oluşturmadığı anlaşıldığından,
suça sürüklenen çocuk ve sanığın yaralama suçundan mahkumiyetlerine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya kapsamına göre; kanun yolu incelemelerinden sonra sanığın ve suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sırada mağduru kasten yaraladıkları ve bu yaralanmanın TCK’nin 86/1. maddesi kapsamında olduğu anlaşılmıştır. Mağdurda meydana gelen mevcut yaralanmanın TCK’nin 109/2. maddesinde düzenlenen suçun cebir unsuru içinde kaldığı gözetilerek sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayini gerekmektedir. Mevcut durumda, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında aynı eylem nedeniyle hem kasten yaralama hem de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulmuş olmasında isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki yaralama suçundan Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2016 tarihli ve 2016/289 Esas, 2016/843 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/19317, K. 2020/2436, 10 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama