KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2019/8433 E., 2019/16940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Hüküm
- Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, 5271 sayılı CMK'nin 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; ihbara konu Antalya 27.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.01.2015 tarih, 2014/646 Esas - 2015/68 Karar sayılı ilamının 5237 sayılı TCK'nin 106/1-1. cümlesinde düzenlenen "tehdit" suçuna ilişkin olduğu; denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan "tehdit" suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla.
TCK'nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre:
2) Sanık ile müşteki arasında çıkan tartışmada, müştekinin sanığa hakaret etmesi sonucu sanığın kasten yaralama eylemini gerçekleştirdiği olayda, sanık lehine 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükmünün uygulanmasında TCK'nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/8433, K. 2019/16940, 25 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama