İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/11877 K.2020/15617

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;

Esas2020/11877Karar2020/15617Tarih5 Kasım 2020Okuma7 dk · 1.379 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2020/11877 E., 2020/15617 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2020
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Kasten yaralama, hakaret
Hükümler
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.379 kelime·7 dk okuma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1) Sanıklar ... ve ... haklarında “Hakaret” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

a) Sanıkların her aşamadaki istikrarlı savunmaları ile atılı suçu kabul etmediklerini beyan ettikleri, temyiz dışı sanık ...’ın soruşturma aşamasında tespit olunan 01/03/2014 tarihli beyanı ile “güvenlik görevlileri ile karşılıklı küfürleştik.” şeklindeki anlatımı ile müştekiler Yavuz ve Cem’in “içlerinden biri küfür etti.” şeklindeki beyanları karşısında, hangi delile ne gerekçe ile üstünlük tanındığı, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtılmadan sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olduğunun kabulü ile haklarında mahkûmiyet hükümlerinin tesisi,

Kabule ve uygulamaya göre de;

b) Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesinde güvenlik görevlisi olan müştekiler yönünden, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların, aynı Kanun'un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, müştekilerin,

kendilerine karşı işlenen suç nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanıklar hakkında TCK’nin 125/3-a maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Sanıklara, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 125/3-a maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa,

No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,

d) Kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK'nin 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun'un 125/1. maddesine göre belirlenmesini müteakip TCK’nin 125/3-a maddesi gereği arttırılması suretiyle hüküm tesisi,

e) Suçtan doğrudan zarar gören, şikâyetçi olduklarını beyan eden ve kamu davasına katılma hakkı bulunan müştekilerin, 5271 sayılı CMK’nin 237 vd. maddeleri gereğince katılma hususunda beyanlarının tespit edilmemesi,

f) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ...’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,

2) Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

a) Sanığın, her aşamada değişmeyen istikrarlı savunmaları ile kendisinin kavga olayına karışmadığını beyan etmesi, diğer sanık ...’in 01/03/2014 tarihli hazırlık ifadesinde kendisi yönünden samimi ikrarı yanında, açıkça sanık ...’nın kavga olayına karşımadığını belirtmesi, müşteki Ahmet’in kovuşturma aşamasındaki beyanı ile Mustafa’nın kavgaya karışmadığını, olayın diğer iki sanık tarafından gerçekleştirildiğini belirtmesi,

ayrıca, 01/03/2014 tarihli CD inceleme tutanağı ile kavga olayının, müştekiler ile sanıklar Ayhan ve Kemal arasında gerçekleştiğinin açık bir şekilde ifade edilmesi karşısında, hangi delile ne gerekçe ile üstünlük tanındığı, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtılmadan sanığın üzerine atılı suçların sabit olduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükümlerinin tesisi,

Kabule ve uygulamaya göre de; b) Sanık hakkında hükümler kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada, müştekilerin Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaları nedeniyle, aynı Kanun’un 86/3-c maddesi gereği

(½) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların, aynı Kanun'un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, müştekilerin,

kendilerine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Sanığa, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 86/3-c maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

d) Suçtan doğrudan zarar gören, şikâyetçi olduklarını beyan eden ve kamu davasına katılma hakkı bulunan müştekilerin, 5271 sayılı CMK’nin 237 vd. maddeleri gereğince katılma hususunda beyanlarının tespit edilmemesi,

e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,

3) Sanık ... hakkında müştekiler ..., ... ve ...’e karşı “Kasten Yaralama” suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

a) Müşteki Ahmet yönünden, müşteki Ahmet hakkında Adli Tıp Kurumu Samsun Şube Müdürlüğünce, evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde tanzim olunan 08.04.2014 tarihli raporda, “Nazal kemikte çökme fraktürü” bulunduğunun belirtildiği ancak yüz bölgesi dahilinde bulunan çökme fraktürünün görünüm bozukluğuna neden olabileceği öngörülerek, kırık nedeniyle yüzde sabit iz ya da yüzün sürekli değişikliğinin söz konusu olup olmadığı yönünde herhangi bir görüşe yer verilmediği nazara alınarak,

müşteki Ahmet’in, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile tüm adli muayene raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, meydana gelen yaralanmasının, yüzde sabit iz ya da yüzün sürekli değişikliğine neden olup olmadığı da açıkça belirtilmek kaydıyla, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde yer verilen tüm kriterleri kapsayan nihai rapor temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz rapora istinaden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de;

b) Tüm müştekiler yönünden, sanık hakkında hükümler kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezada, müştekilerin Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmaları nedeniyle, aynı Kanun’un 86/3-c maddesi gereği (½) oranında artırım yapıldığı anlaşılmakla, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 10. maddesi uyarınca özel güvenlik eğitimini başarıyla tamamlayan ve 11. maddesi gereğince de Valilikten çalışma izni alan özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların,

aynı Kanun'un 23/2. maddesinde yer alan “özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca kamu görevlisine karşı işlenmiş olarak kabul edilebileceği nazara alındığında, müştekilerin, kendilerine karşı işlenen suçlar nedeniyle kamu görevlisi sayılma koşullarını taşıyıp taşımadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında TCK’nin 86/3-c maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c) Sanığa, 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 86/3-c maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

d) Suçtan doğrudan zarar gören, şikâyetçi olduklarını beyan eden ve kamu davasına katılma hakkı bulunan müştekilerin, 5271 sayılı CMK’nin 237 vd. maddeleri gereğince katılma hususunda beyanlarının tespit edilmemesi,

e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 05/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/11877, K. 2020/15617, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2020/11877
Karar No
2020/15617
Tarih
5 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/11878 K.2020/15583
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/11878 K.2020/15618
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/11879 K.2020/15584
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/11879 K.2020/15612
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2020/11880 K.2020/15585
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/11880 K.2020/15876

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.