KÜNYE
(Kapatılan)3. Ceza Dairesi 2020/13227 E., 2020/17244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Kasten yaralama, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
527 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında katılan ...'ye karşı kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, tahrik nedeniyle indirim yapılırken uygulama maddesinin TCK'nin 129. maddesi yerine TCK'nin 29. maddesi olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (2/3) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından,
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında katılan ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanık hakkında katılan ...'e karşı TCK'nin 86/2. maddesi gereğince "basit yaralama" ve TCK'nin 106/1-1.cümlesi gereğince "tehdit" suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde tehdit suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK'nin 253/3. maddesi gereğince, kasten yaralama suçunun tehdit suçu ile birlikte işlenmesi nedeniyle her iki suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de;
sanığın üzerine atılı TCK'nin 106/1-1.cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı,
ayrıca sanığın bu suçtan beraat ettiği, bu nedenle CMK'nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesi gereğince asgari seviyede (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulanması gerekirken, yazılı şekilde (2/3) oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/13227, K. 2020/17244, 25 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama