KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2020/16300 E., 2020/10182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kasten yaralama
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Olaydan önce sanığın facebook üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle sanık ile suça sürüklenen çocuk ... ve mağdur ... arasında husumet bulunduğu, olay günü karşılaşan taraflar arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu mağdur ...'in Ereğli İlçe Devlet Hastanesinin 20.10.2014 tarihli kati raporunda ''Boyunda 1x1 cm'lik kızarıklık, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir'' yaraladığı,
sanığın da Ereğli İlçe Devlet Hastanesinin 20.10.2014 tarihli raporunda ''Sol zigoma bölgesinde şişlik, sol omuzda hassasiyet, sol bel kısmında hassasiyet, BTM ile giderilebilir, gelişecek komplikasyonlara göre hayati tehlikesi vardır, kati rapor beyin cerrahisi ve ortopedi tarafından verilecektir.'' belirtildiği beyin cerrahisi ve ortopedi uzmanında alınan raporda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı olayda, sanığın eyleminin meşru müdafaa ya da haksız tahrik altında işlenip işlenmediği tartışılarak hüküm kurulması gerekirken,
olayda uygulama yeri olmayan ''suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmaması'' nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi,
2)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen soyut ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla.
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “1/1/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin,
19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla;
her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira 5271 sayılı CMK’nin 251/3. maddesinde yer alan basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda “Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK'nin 7. ve CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/16300, K. 2020/10182, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama