İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/22762 K.2020/13942

Bıçakla müessir fiil suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 62 ve 457/1. maddeleri gereğince 390,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.05.2006 tarihli ve 2004/1482 Esas,…

Esas2020/22762Karar2020/13942Tarih19 Ekim 2020Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2020/22762 E., 2020/13942 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma

Bıçakla müessir fiil suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4, 62 ve 457/1. maddeleri gereğince 390,00 Yeni Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 18.05.2006 tarihli ve 2004/1482 Esas, 2006/644 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 04.08.2020 tarihli ve 2020/3236 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2020 tarihli ve 2020/75330 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede;

1) Dosya kapsamına göre, mağdur-sanıklar ... ile ...'ın iş arkadaşı oldukları, olay günü ...'in işe sürekli geç kalması sebebiyle işlerin genelde ...'a kaldığından bahisle başlayan konuşmanın kavgaya dönüştüğü, ...'in ...'a iş yerinde bulunan bir ekmek bıçağını çektiği, ...'un da kendisini korumak için oradaki kül tablasını alıp yere attığı, bunun üzerine iş yerindeki diğer çalışanların tarafları ayırdıkları, beş dakika kadar sonra ise iş yerinin önünde duran ...'in yanına ...'un elinde bıçakla geldiği, ...'e hitaben "Bıçak öyle çekilmez, böyle çekilir." diyerek,

...'i Adli Tıp Kurumu Adana Şube Müdürlüğünün 25/08/2004 tarihli adli raporuna göre sağ baldırında iki adet 2,5 cm kesiye neden olacak ve üç gün süreyle mutad iştigaline engel teşkil edecek şekilde yaraladığı, ancak ...'a ait herhangi bir adli rapor bulunmadığı gibi yaralandığına ilişkin bir beyanının da aşamalardaki savunmalarında yer almadığı, olayın ...'in tedavi için gittiği sağlık ocağının ihbarı üzerine iş yerine giden kolluk görevlilerinin ...'un ...'i bıçakladığına ilişkin ikrarı ile suç aleti olan bıçağı görevlilere teslim etmesi sonucu ortaya çıktığının anlaşıldığı somut olayda;

imkanı varken ...'in ...'a bıçakla vurmak için hamle yapmaması, ...'un darp edildiğine dair adli rapor ve herhangi bir beyan bulunmaması, aşamalardaki tüm savunmalarında korkutmak ve kendisine olası bir saldırıyı önlemek maksadıyla o an olay yerindeki ekmek bıçağını ...'a doğrulttuğunu ifade etmesi, yatıştıktan sonra olayı söz ve davranışlarıyla canlandıranın ... olması karşısında, sanık ...'in eyleminin bir bütün halinde 765 sayılı Kanun'un 466. maddesinde düzenlenen kavgada korkutmak için silah çekmek suçunu oluşturmasına rağmen vasıflandırmada hataya düşülerek silahla yaralamaya tam teşebbüs suçundan hüküm kurulmasında,

Kabule göre de; 2) 765 sayılı Kanun’un 29. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında yer alan; “(4) Eğer içtima eden sebeplerden bazısı artırmayı ve bazısı eksiltmeyi müstelzim olursa ilk önce artırmakla işe başlanır. (5) Bütün hallerde mücrimin yaşı, akli haleti, esbabı muhaffifei takdiriye ve tekerrür hususları bu sıra takip olunmak şartile en sonra nazara alınır." hükmü karşısında, sanık hakkında 765 sayılı Kanun’un 456/4. maddesine göre belirlenen ceza üzerinden, bıçaktan dolayı aynı Kanun’un 457/1. maddesince artırım yapıldıktan sonra 62. maddeye göre indirim yapılması yerine yazılı şekilde sıralamaya aykırı olarak uygulama yapılmasında,

3) 765 sayılı Kanun'un 59. maddesinde yer alan " (1) Kanuni tahfif sebeplerinden ayrı olarak mahkemece her ne zaman fail lehine cezayı hafifletecek takdiri sebepler kabul edilirse ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası yerine müebbet ağır hapis ve müebbet ağır hapis yerine 30 sene ağır hapis cezası hükmolunur.

(2) Diğer cezalar altıda birden fazla olmamak üzere indirilir." şeklindeki düzenleme gereğince, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlendikten sonra, belirlenen cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, 765 sayılı Kanun'un 59. maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasının mümkün olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılmamasında,

4) Sanık hakkında doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi ve sanığın eylemini 29/07/2004 tarihinde işlemiş bulunması karşısında, sanığın cezasının suç tarihinde yürürlükte bulunan 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 6. maddesi gereğince ertelenmesinin gerekip gerekmeyeceği hususunun karar yerinde değerlendirilmemesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nin 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hakimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir. (Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 tarih ve 2/29-56 sayılı Kararı da bu doğrultudadır.)

Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay incelendiğinde; sanık ile mağdurun tartıştıkları tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine sanığın bıçak çektiği, mağdurun kül tablasını yere attığı, araya girenlerce kavganın aralandığı anlaşılmıştır. Mahkemece takdir hakkının yanlış kullanılarak, eylemin müessir fiile teşebbüs olarak belirlenmesi ancak temyiz sebebi olabilir.

Lehe hüküm uygulanma talebi bulunmayan sanık hakkında hakimin takdirine dayalı 765 sayılı TCK’nin 59. ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması da hakimin takdirine dayalıdır. Olağanüstü bir yasa yolu olan kanun yararına bozma hakimin takdirine giren hallerde söz konusu olamayacağından yerinde bulunmayan kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmelidir.

Ayrıca uygulama sırasında hata yapılması suretiyle sanığın 765 sayılı TCK’nin 456/4. maddesine göre belirlenen ceza önce 765 sayılı TCK’nin 62. maddesine göre indirilmiş, sonra 765 sayılı TCK’nin 457/1. maddesine göre artırılmış ise de; bu husus sonuç cezaya etkili görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan bu nedenlerle Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünceler yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/22762, K. 2020/13942, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2020/22762
Karar No
2020/13942
Tarih
19 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/22762 K.2020/11638
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/22763 K.2020/13933
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/22763 K.2020/11636
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/22764 K.2020/13938
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2020/22764 K.2020/11624
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/22765 K.2020/13932

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.