KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/10891 E., 2023/1093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1118 E., 2018/1520 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek Onama
Karar Metni
1.178 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2018 tarihli ve 2017/89Esas, 2018/57 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 4 ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2018/1520 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına yer olmadığına ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.05.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; tevsii tahkikat talepleri yerine getirilmeden ve bu hususta herhangi bir ara karar dahi kurulmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün mahrem subay-astsubay yapılanması içerisinde bulunan kişilerin tespitine yönelik olarak yapılan çalışmalarda, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan FETÖ/PDY mahrem subuy-astsubay yapılanması içerinde öğretmen konumunda bulunan Nizam Kod M.B.'nin sanığın ismini vermesi ve sanığı teşhis etmesi üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı, neticesinde bu kamu davasının açıldığı, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan S.Ö. (kovuşturma aşamasında önceki beyanından vazgeçmiştir), M.M.O., T.E., A.T.'nin de sanığın FETÖ/PDY içerisinde yer aldığına dair beyanları bulunduğu,
Suç tarihi ve öncesinde astsubay olan sanığın örgüt mensuplarınca 2015-2016 yıllarında hakkında FETÖ/PDY soruşturması olan S.Ö ve M.M.O. ile grup yapılıp aynı evde kaldığı, bu evlerde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün örgütsel faaliyetlerinin dini görünüm altında yapıldığı, dini faaliyet görünümü altında örgüte bağlılık sağlayabilmek için yapılan risalei nur okuma, fetullah gülenin kitaplarının okunması gibi faaliyetlere sanığın da katıldığı, sanığın örgüt içerisinde öğretmen konumunda bulunan şahısların sorumluluğunda olduğu (Sanığın M.B.'nin sorumluluğundayken Z. isimli örgüt abisine devredildiği)
Sanığın bu şekilde örgüt yapılanması içerisinde kod isimlerini bildiği ancak açık kimlik bilgilerini bilmediği örgüt sorumluları ile gizlilik içerisinde "sohbet" adı verilen faaliyetlere katıldığı, örgütün subay yapılanması içinde yer aldığı, bu şekilde yukarıda ayrıntıları izah edilen fetullahçı silahlı terör örgütü fetö/pdy ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, halen görevi başında iken yakalandığı,
Özellikle tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın yukarıda ayrıntıları izah edilen fetullahçı silahlı terör örgütü FETÖ/PDy ile arasında organik ve sıkı bir bağ olduğu, örgütün bir üyesi olduğu, bu şekilde üzerine atılı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği ve etkin pişmanlık göstermediği sabit olmakla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 3713 sayılı Kanun'un 7/1 maddesi yollaması ile Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, CMK'nın 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun ile değişik 191/3-b maddesinde "iddianame veya iddianame yerine geçen belgede yer alan suçlamanın dayanağını oluşturan eylemler ve deliller ile suçlamanın hukuki nitelendirmesi anlatılır" denilerek sanığın sorgusundan önce karşı karşıya bulunduğu isnat ile ilgili olarak bilgilendirilmesi ve buna göre savunma yapacak halde bulundurulması amaçlanmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanığın savunması 05.10.2017 tarihli celsede alınmış, duruşma zaptından anlaşıldığı gibi sanığın kimliği tespit edilip hakları hatırlatılmış ancak CMK'nın 191/3-b maddesinde belirtilen hususlar yerine getirilmeyerek sadece atılı suçlar anlatılıp savunma ve delilleri sorulmuştur.
Dairemizce bu usuli eksikliğin giderilmesi amacıyla duruşma açılıp sanığın savunması yeniden tespit edilmiştir.
Sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli bulan mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında istinaf başvurusunda bulunan sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine, ancak; Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
1-)Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin "22.05.2017" yerine "23.05.2017" olarak yazılması,
2-)Dairemizin 24.04.2017 tarih 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı İlk Derece Kararında ve 14.07.2017 tarih 2017/1443-4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere, silahlı terör örgütü olduğuna karar verilen FETÖ/PDY yapılanmasına üyelikten hüküm verilirken, hükümde silahlı terör örgütlerine uygulama imkanı bulunmayan 3713 sayılı Kanun'un 4 ve 7/1 maddelerinin atıf maddesi olarak gösterilmesi,
3-)Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/7-8, 221/5 maddeleri gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi hususları dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/1118 Esas, 2018/1520 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin “22.05.2017” olarak düzeltilmesi, hükmün 1- a) fıkrasından "3713 sayılı TMK'nın 7/1 maddesi yollamasıyla” ibaresinin.
1- b) fıkrasından "Sanığın işlediği bu suçun, 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde düzenlenen suçlardan olduğu anlaşıldığından" ibaresinin; hükmün 2- a) fıkrasından "TCK’nın 58/7 ve 221/5 maddeleri uyarınca mükerrir hakkında" ve "TCK’nın 58/8 maddesi uyarınca mükerririn mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin kanunda gösterildiği şekilde yapılmasına" ibarelerinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/10891, K. 2023/1093, 8 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama