KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/15520 E., 2022/10025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
tarih ve 2017/116 - 2017/138 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK'nın 314/2, 221/4-2. cümlesi, 3713 sayılıKanunun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 maddesiyollamasıyla 58, 221/5, 63 maddeleri uyarıncamahkumiyetine ilişkin istinaf başvurusunun esastanreddi
Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 314/2. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra TCK'nın 221/4. maddesi uyarınca indirim yapılması ile neticeten "2 yıl 1 ay hapis cezasına" hükmolunması gerekirken, mahkemece TCK'nın 314/2. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan önce TCK'nın 221/4. maddesi uyarınca indirim yapıldıktan sonra aynı Kanunun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılmakla sonuç ceza olarak "1 yıl 13 ay hapis cezasına" hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz taleplerinin reddine; ancak,
1-)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması,
2-)Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesi uyarınca, 5271 sayılı CMK'nın 150, 234 ve 239. maddeleri gereğince, sanığa soruşturma aşamasında baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii ücretinin sanıktan yargılama gideri olarak tahsiline karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas,
2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresi eklenmesi ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmından "soruşturma aşamasında sanığın talebi üzerine barodan Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin 2017 Yılı Tarifesine göre 260,00 TL olmak üzere toplam 297,50 TL" ibaresinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15520, K. 2022/10025, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama