KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/15999 E., 2023/2326 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
1.732 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2017 tarihli ve 2017/132 Esas, 2017/170 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/605 Esas, 2019/102 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, lehe delillerin dikkate alınmadığı, aynı suçtan yargılanan tanığın suçtan kurtulmak saiki ile sanık hakkında gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanda bulunduğu, hakkında beyanda bulunan tanığın mahkeme huzurunda dinlenmemesi, suçun unsurlarının oluşmadığı, ByLock programının çelişkili olduğu, sanık hakkında kurulan hükmün bozulması gerektiği ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık, Siirt İli, Baykan İlçe Emniyet Müdürlüğü İnönü Polis Merkezi Amirliğinde polis memuru olarak görev yaparken KHK ile mesleğinden ihraç edilmiş ve hakkında örgüt üyeliği iddiasıyla dava açılmıştır. Sanık adına kayıtlı olup, kendisinin kulladığını kabul ettiği 0506 (...) (..) (..) no'lu GSM hattının, dosyaya Siirt Emniyet Müdürlüğü'nün 04/11/2017 tarihli İletişimin Tespitine İlişkin Analiz Raporu ve ekinde sunulan CD içerisindeki HIS (CGNAT) kayıtlarına göre.
28.10.2014 ile 19.12.2014 tarihleri arasında toplam 739 kez ByLock sunucularına ait 46.166.164.177 nolu IP adresine bağlandığı, HIS (CGNAT) kayıtlarının dosya içerisinde HTS raporu ekinde sunulan CD içerisindeki baz istasyonlarını gösterir HTS kayıtlarıyla uyumlu olduğu, sanığın bu şekilde ayrıntı ve hukuki mahiyeti Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24.04.2017 tarihli 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) ve 14.07.2017 tarihli 2017/1443 Esas ve 2017/4758 sayılı Kararlarında belirtildiği üzere; oluşturulması, dahil olunması,
kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgüt mensuplarınca kullanıldığı anlaşılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock programını kullandığı anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 29.07.2017 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve bu tutanağın incelenmesi ile düzenlenen 29.09.2017 tarihli ByLock'a ilişkin Araştırma Tutanağı incelendiğinde; sanığın kullanmış olduğu 0506 (...) (..) (..) numaralı GSM hattı üzerinden ByLock programını indirerek kullandığı, kullanıcı ID numarasının 235761, kullanıcı adının “barancan”, şifresinin ise "Od...2014" olduğu, sanığın programa girişine, program üzerinden arama, mesajlaşma ve mail yoluyla haberleştiğine dair log ve veri kayıtlarına dair tespitlerin bulunduğu,
ByLock üzerinden 109436 ID no'lu İ.A. ve 149931 ID no'lu Z.K ile irtibatlı olduğu ve Z.K.'ye mesaj göndererek haberleştiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan benzer mahiyetteki tanık beyanından.
2014 yılı Temmuz ayından sonra Baykan ilçesinde İ.A. tarafından yapılan sohbetlere tanık ile birlikte katıldığı, bu sohbetlerin sanık, tanık ve toplantıya katılan diğer kişilerin evlerinde yapıldığı, sohbetlerin dikkat çekmesin diyerek aile ziyaretleri şeklinde yapıldığı, sohbet toplantılarında ...'in kitapları okunup videolarının izletildiği, yine ...'in beddua videosunun Bam Teli isimli internet sitesinden izletildiği, 2014 yılının sonlarında İ.A,'nın tanığın, başka dosya sanığı E.G. ve sanık ...'in telefonlarını alarak Bluetooth ile ByLock programını telefonlarına yüklediği, iletişimin bu yolla sağlandığı,
nitekim ByLock tespit ve değerlendirme ve araştırma tutanaklarında kurtarılabilen bilgilerden de anlaşılacağı üzere, sanığın 109436 ID numaralı İsmail Ağca ile irtibatlı olduğu, şifresinin isim ve soy isminin baş harfleri ile yüklendiği yılı gösterir şekilde "Od...2014" olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Teknik Takip Büro Amirliği tarafından düzenlenip dosyaya sunulan 19.09.2017 tarihli HTS raporuna göre; sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği 0506 (...) (..) (..) telefon numarasından haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetici ve/veya üye oldukları iddiası ile soruşturma yapılan şahıslar ile çok sayıda iletişim kaydının bulunduğu görülmüştür.
Siirt Kom Şube Müdürlüğü'nün 19.09.2017 tarihli Veri İinceleme Raporunun incelenmesinde. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosunun 18.04.2017 tarih ve 201/68532 sayılı soruşturması kapsamında ele geçirilen ...
SD kartın Kom Daire Başkanlığına teslimini müteakip yapılan imaj alma işlemi neticesinde Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin FETÖ/PDY üyeleri tarafından fişlendiği anlaşılmakla, sanık ile ilgili raporun değerlendirilmesinde sanığın örgüt içerisinde “SAY” “FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru" olarak kategorize edildiği, sanığın kurs taksidi adı altında 110,00 TL örgüte finansal destek sağladığı, "adı geçen personelden sorumlu mahrem yapı örgüt üyesi" anlamına gelen "öğretmen" kısmı ve vekil olarak görev yapan emniyet görevlisi bilgilerinin İ.A. olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Bu bilgiler ile ByLlock içerikleri ve tanık beyanının da uyumluluk gösterdiği görülmüştür.
Dosya içerisinde mevcut sanığın Samsung GT-I9060 model 350624892665699 IMEI nolu cep telefonu üzerinde 22.02.2017 tarihli İmaj Alma ve Teknik İnceleme Raporunda suç unsuru oluşturan herhangi bir bulguya rastlanılmamış ise de söz konusu telefonun 23.07.2016 tarihinde ya da daha önceki bir tarihte etkinleştirilmiş olduğu, bu durumun söz konusu telefonun bu tarihte ya da önceki tarihte sıfırlanması ya da formatlanmasından kaynaklı olabileceğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.
Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanık savunmalarında aksini beyan etmiş ise de sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bir bağ kurduğu, münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından gizliliği sağlamak amacıyla haberleşme için bir kısım örgüt mensupları tarafından kullanılan ByLock özel iletişim ağına dahil olarak kullandığı, ByLock içeriklerinin ve yazışmalarının tespit edildiği, örgütün mahrem (Emniyet Yapılanması) kısmının hiyerarşik yapısı içerisinde yer aldığı, 2014 yılı Temmuz ayından sonra mahrem yapının sohbet toplantılarına katıldığı,
bu sohbetlere ev sahipliği yaptığı, sohbetlerde sözde örgüt lideri ...’in kitaplarını okunduğu, Bam Teli adlı internet sitesinden örgüt liderinin videolarını izletildiği, örgüte finansal destek sağladığı anlaşılmakla, örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunarak örgüt üyeliği suçunda aranan eylem çeşitliliği, sürekliliği ve yoğunluğu ölçütlerini karşılayacak şekilde örgütün varlığına ve güçlenmesine nedensel bağ oluşturacak eylemlerde bulunduğu sabit kabul edilmiş; sanığın inkara yönelik savunmasına, yukarıda açıklanan delillerin mahiyeti ve ispat gücü yönünden mahkememizde bir tereddüt oluşmadığından itibar edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, TCK'nın 61'nci maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının ağırlığı, eylemlerinin yoğunluk, çeşitlilik ve sürekliliği, sanığın örgüt içerisindeki hiyerarşik konumu, amaç ve saiki göz önünde bulundurularak takdiren 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın üzerine atılı suçu, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemiş olduğu anlaşıldığından,
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 inci maddesi gereğince verilen cezada takdiren yarı oranında arttırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.
TCK'nın 61/2 nci maddesi gereğince sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri, suçun işlendiği tarihteki durumu ve sabıkasız geçmişi de dikkate alınıp cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve müstakar kararlarında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacağı kabul edilmiştir.
c) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, dosya kapsamına, tanık beyanına ve Siirt Kom Şube Müdürlüğünün 19.09.2017 tarihli Veri İinceleme Raporuna göre sanığın örgüt içerisinde “SAY” “FETÖ mensubu olup her şeyiyle teslim olan ancak yöneticilik vasıfları olmayan polis memuru" olarak kategorize edildiği, sanığın kurs taksidi adı altında 110,00 TL örgüte finansal destek sağladığı,
"adı geçen personelden sorumlu mahrem yapı örgüt üyesi" anlamına gelen "öğretmen" kısmı ve vekil olarak görev yapan emniyet görevlisi bilgilerinin İ.A. olarak düzenlendiği tanık beyanlarında da sanığın ve tanığın katılmış olduğu örgütsel toplantıları düzenleyen kişinin İ.A. olduğu beyanın veri inceleme raporu ile uyumlu olduğu,
ayrıca ID numarasının 235761 numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme tutanağı içeriğine göre, kullanıcı adının “barancan”, şifresinin ise "Od...2014" olduğu ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullandığı anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna ve sanığın örgütteki konumu, kaldığı süre, faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu ile faaliyet alanı göz önünde bulundurulduğunda isabetsizlik görülmemiştir.
c) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/605 Esas, 2019/102 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/15999, K. 2023/2326, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama