KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/1605 E., 2022/157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- İlk Derece Mahkemesi
- Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 tarih ve 2016/149 - 2018/33 sayılı kararı
- Suç
- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- 1-Sanık ...'ın TCK'nın 302/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/7-9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi,
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
2-Sanık ...'ın TCK'nın 109/2, 109/3-b, 43/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/7-9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi, 3-Sanık ...'in TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
I-Sanık ... hakkında Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçuna ilişkin kurulan hüküm yönünden;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı,
hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna ilişkin verilen hükmün ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlarına ilişkin kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1-Sanık ... bakımından;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
17.09.2015 tarihli olayın mağdurları katılanlar ... ve ...'a yönelik işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu açısından, gerek katılanların gerekse tanık ...'un beyanları nazara alındığında mağdurların ertesi gün serbest bırakıldığı göz önüne alınarak, sanık hakkında TCK'nın 110. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle hatalı karar verilmesi,
2-Sanık ... bakımından;
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/1605, K. 2022/157, 19 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama