KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/16667 E., 2023/1502 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3509 E., 2019/474 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
901 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2017/88 Esas, 2018/359 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli 2018/3509 Esas, 2019/474 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine usul ve kanuna uygun bulunan hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2021 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, ByLock verilerinin hukuki delil olmadığını, tek başına kullanılamayacağını, sanık aleyhine FETÖ/PDY üyesi olduğuna işaret eden , örgüt toplantıları, sohbetleri ve benzeri faaliyetlerine katıldığına ilişkin tanık beyanı dahil tek bir somut delil mevcut olmadığı, suçun maddi ve manevi unsurlarının gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkememize gönderilen sanığa ait internet trafik bilgisi kayıtlarına göre sanığın, 0534 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden 08.11.2014 tarihinden başlayarak 31.12.2015 tarihine kadar 4230 kayıt oluşacak şekilde, 0553 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı üzerinden ise 02.01.2016 tarihinden başlayarak 10.02.2016 tarihine kadar 381 kayıt oluşacak şekilde ByLock programını kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla kiralandığı anlaşılan IP numaralarına bağlandığı tespit edilmiştir.
Ordu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkememize gönderilen sanığın 0534 (...) (..) (..) numaralı telefon hattına ilişkin ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları incelendiğinde; 245316 ID numaralı tutanakta sanığın kullanıcı adının "alevlinisan", şifresinin "ankara@25" olduğu, 245406 ID numaralı tutanakta ise sanığın kullanıcı adının "alevnisan", şifresinin "ankara@25" olduğu, sanığı ekleyen 264890 ID numaralı kişi tarafından sanığa "behi" adının verildiği anlaşılmıştır. 245406 ID numaralı tutanakta bulunan yazışmalar incelendiğinde; sanığın bir başka ByLock kullanıcısına "benm ablam vardi ercise atanan", "gercekte 87 li ama nufusta 88" şeklinde mesajlar gönderdiği görülmüştür.
Sanık soruşturma aşamasındaki savunmasında, H.A isimli ablasının Van ili Erciş ilçesinde matematik öğretmeni olarak görev yaparken görevinden uzaklaştırıldığını beyan etmiş, UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre H.A isimli ablasının doğum yılının 1988 olduğu görülmüştür. Sanığı ByLock programı üzerinden ekleyen 264890 ID numaralı kişi tarafından sanığa verilen ismin sanığın adı ile uyumlu olması ve sanığın yazışma içeriklerinde ablasının görev yeri ve doğum yılı bilgileri ile uyumlu mesajlar göndermesi hususları anlamlı bulunmuş ve bu durum söz konusu programın sanık tarafından kullanıldığı konusunda mahkememizde oluşan kanaati güçlendirmiştir.
Her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı redde yönelik savunma yapmış ise de, dosyada yer alan sanığın kullandığı hatlara ilişkin tesadüfi sayılamayacak nitelikte bağlantı sayısını içerir internet trafik bilgisi kayıtları ile ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları bir bütün olarak nazara alındığında; sanığın yukarıda zikredilen Yargıtay içtihatlarında da ifade edildiği üzere münhasıran FETÖ/PDY mensuplarınca kullanılan ByLock isimli örgüt içi haberleşme programını örgütsel haberleşme ve gizliliği temin maksadıyla kullandığı, böylelikle örgüt ile organik bağ kurarak örgüt üyesi vasfını kazandığı, bu itibarla cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak silahlı terör örgüt üyesi olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları içerikleri ve sanık savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın örgüt içi haberleşmesini yoğun bir şekilde ByLock adlı uygulama üzerinden gerçekleştirdiği ve örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/3509 Esas, 2019/474 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/16667, K. 2023/1502, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama