KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/17083 E., 2023/2458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.08.2018 tarihli ve 2018/249 Esas, 2018/405 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci
fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1733 Esas, 2018/1711 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 13.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin hükme karşı temyiz sebepleri özetle;
1-Mahkeme kararının Anayasa'ya uygun olarak gerekçeli olmadığına,
2-ByLock verilerinin hukuka aykırı bir şekilde elde edildiğine,
3-Müvekkilinin ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına,
4-Müvekkilinin üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
ByLock kullanıcısı olduğunun tespiti üzerine hakkında soruşturma başlatılan sanığın, savunması, ByLock sorgu raporları, cgnat kayıtları, tespit ve değerlendirme tutanağı, banka kayıtları, Emniyet Müdürlüğünden gelen yazı cevapları, adli raporlar, tespit tutunakları, nüfus ve adli sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde;
28.02.2018 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen ByLock tespitine ilişkin tutanakta, R. Ö. adına kayıtlı 535 (...) (..) (..) numaralı hat ve M. Ş. adına kayıtlı mustafasimsek1976@ttnet aboneliği üzerinden 233714 ID ile sanık ... tarafından ByLock kullanıldığı tespit edilmiştir.
ByLock tespit tutanağında kullanıcı adının "nurgul48", şifrenin "Baba48#" olduğu, 408652 ID numaralı kullanıcının "eşim" şeklinde kaydettiği ve 231817 numaralı ID ile yapıldığı belirtilen görüşmede "K. bankadayım bekliyorum, canım K.'ye bez alır mısın" şeklinde yer alan görüşmelerin olduğu tespit edilmiştir.
"K.'ye bez alır mısın" şeklindeki görüşmenin Nisan 2016 tarihinde olduğu, aile nüfus kayıt tablosunda sanığın 01.01.2015 doğumlu K. adlı çocuğunun olduğu görülmüş ve atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine yapmış olduğu incelemede Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki tespitlerinde bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek istinaf başvurusunun esastan reddi yönünde karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın örgütsel iletişim ağına dahil olup ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının temin edilmesi, sanığın örgütün finans kaynağı olan Bank Asyada talimat tarihleri ile uyumlu hesap hareketlerinin bulunması karşısında örgüt üyesi olmadığına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden sanık hakkında atılı suçtan verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1733 Esas, 2018/1711 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17083, K. 2023/2458, 24 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama