KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/17409 E., 2023/3428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
780 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.08.2017 tarihli ve 2017/211 Esas, 2017/371 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/75 Esas ve 2019/59 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2021 tarihli bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.ByLock programı hakkında yeterli araştırma yapılmadığına,
2.ByLock'un hukuka aykırı bir delil olduğuna,
3..Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın kendisine ait olan ve bizzat kullandığı ...95 32 ve ...19 10 numaralı GSM hatları ile ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği, sanığın ayrıca ...5919@ttnet internet hattı ile ByLock isimli programı kullandığının tespit edildiği, sanığın da aşamalardaki ifadelerinde söz konusu GSM hatlarının ve internet hattının kendisine ait olduğunu beyan ettiği, ByLock programını kullandığını kabul etmediği,
gerek soruşturma aşamasında Kayseri Emniyet Müdürlüğünden celp edilen yazı, gerekse kovuşturma aşamasında Kayseri Emniyet Müdürlüğü Kom Şube Müdürlüğünce celp edilen yazılarda sanığın yukarıda zikredilen GSM hatları ve ttnet hattı ile ByLock kullanımı gerçekleştirdiğinin bildirildiği,
yine dosya arasına celp edilen HTS kaydına göre sanığın ByLock raporunda belirtilen tarihlerde yine aynı raporda belirtilen imei numaralı makineler ile internete giriş yaptığı ve söz konusu hatların sanık tarafından kullanıldığının dosya arasına celp edilen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı gözetilmekle sanığın eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu'nun 5 ve 22 nci maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, UYAP'ta yapılan kontrolde İlk Derece Mahkemesinin 24.08.2017 tarihli duruşma zaptının 183162 sicil numaralı zabıt katibi tarafından elektronik olarak imzalanmaması mahallinde giderilebilir eksiklik olarak görülmüştür.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, söz konusu ölçütler doğrultusunda ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, istinaf aşamasında dosya içerisine geldiği anlaşılan; ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının, emniyet mahrem yapılanması soruşturması kapsamında veri inceleme raporunun, başka dosya şüphelisi E. K.ya ait ifade tutanakları ile elde edilecek tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve gerektiği takdirde anılan tanığın duruşmada dinlenilmesi ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.01.2019 tarihli ve 2018/75 Esas ve 2019/59 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
... ... ... ... ...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/17409, K. 2023/3428, 27 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama