İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3794 K.2024/9388

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve…

Esas2021/3794Karar2024/9388Tarih27 Haziran 2024Okuma6 dk · 1.124 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/3794 E., 2024/9388 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Haziran 2024
Sayısı
2019/1541 E., 2019/1172 K.
Suça sürüklenen çocuk
...
Suç
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hüküm
Mahkûmiyet
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.124 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 28.05.2018 tarihli ve 2018/34 Esas, 2018/1718 sayılı kararı bozma kararı üzerine;

A.Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi 14.05.2019 tarihli ve 2018/219 Esas, 2019/142 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında;

1.Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

2.Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

3.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b), (c) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/1541 Esas, 2019/1172 sayılı kararı ile ssuça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.04.2020 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1.Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk için delillerin değerlendirilmesi kısmında hukuki dayanaklara dayanılmadığına, soyut değerlendirmeler yapılarak cezalandırılma yoluna gidildiğine,

2.Dava dosyasında suça sürüklenen çocuk hakkında usule aykırı tutulmuş teşhis tanıklarının beyanı dışında, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına,

3.Dava dosyasında bulunan teşhis tutanaklarının PVSK Ek-6 maddesine uygun olarak yapılmadığına, tanıklara suça sürüklenen çocuğun resmi gösterilmek suretiyle teşhis yapıldığından bu teşhislerin hukuki geçerliliğinin olmadığına, yerel mahkemenin PVSK Ek-6 maddesinde yer almayan yeni bir yorum ekleyerek kanuna aykırı tutulan teşhis tutanaklarını yasal bir zemine koyma çabasına girdiğine,

4.Soruşturma aşamasında usule aykırı olarak alınan tanık beyanlarının, mahkeme huzurunda tanıklar tarafından inkar edildiğine, tanıkların emniyette verdikleri ifadelerin kendilerine zorla imzalattırıldığını belirtmelerine rağmen dikkate alınmadığına,

5.Suça sürüklenen çocuğun hendeklerin kurulmaya başlandığı tarihte İstanbul'da çalıştığına ve Kasım 2015'te Silopi'ye ailesinin yanına döndüğüne, teşhis tanıklarının ifadelerinin alındığı tarihler sokağa çıkma yasağının devam ettiği tarihlere denk geldiğinden bu ifadelerin sağlıklı alınamayacağına,

6.Teşhis tanıklarının beyanlarının birbiriyle çeliştiğine, suça sürüklenen çocuğun görevli olduğu yer ve kod adı hakkında farklılıklar bulunduğuna, örneğin bazı tanıkların suça sürüklenen çocuğun farklı kod adları kullandığını belirtmesine,

7.Suça sürüklenen çocuğun sokağa çıkma yasağı sırasında polis nezaretinde toplanan halk ile birlikte olduğuna, kimlik kontrolleri yapılmış olmasına rağmen herhangi bir işlem yapılmadığına, eğer teşhis tanıklarının ifadeleri doğru olsaydı suça sürüklenen çocuğun o sırada gözaltına alınması gerektiğine, 8.Suça sürüklenen çocuğun sokağa çıkma yasağının kalkmasının ardından birkaç kez polis tarafından kimlik kontrolüne tabi tutulduğuna, ancak herhangi bir suçlama ile karşılaşmadığına, iddianamede belirtilen suç tarihi ile suça sürüklenen çocuğun suça karıştığı tarihler arasında çelişkiler bulunduğuna,

9.Suça sürüklenen çocuk hakkında hendek ve barikat kurma veya silahlı saldırılara katılma gibi suçlamaları destekleyecek somut deliller bulunmadığına, ele geçirilen silahlarda suça sürüklenen çocuğun parmak izinin tespit edilmediğine,

10.Yerel mahkemenin suça sürüklenen çocuğun vehamet arz eden bir eyleme birebir iştirak ettiğini somut delillerle ispatlamadığına, soyut değerlendirmelerle cezalandırma yoluna gidildiğine, bunun kanuna aykırı olduğuna,

11.Savcılık makamının iddia ettiği gibi suça sürüklenen çocuk, örgüt üyeliği suçlamasıyla ilgili olarak düzenli fiiller içinde yer aldığı konusunda somut deliller sunmadığına, örgüt üyeliği suçlamasının soyut olgulara dayandığına,

12.Suça sürüklenen çocuk, suç işlediği iddia edilen tarihte yaşı küçük olduğuna ve yaklaşık 3,5 yıldır tutuklu bulunduğuna, ailesinin ve kendisinin mağdur durumda olduğuna,

13.Adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi ve delillerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğine.

Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, tanık beyanlarına ve dosya kapsamına göre, mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;

Suça sürüklenen çocuk hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezanın 12 yıldan fazla olamayacağının belirtildiği görülmekle.

Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunun kanunda öngörülen cezasının ağırlaştırılmış müebbet olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında kanunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülen hallerde 18 yıldan 24 yıla kadar cezaya hükmedilebileceği belirlendiği.

12 yılı geçemeyecek hapis cezalarının ise diğer süreli hapis cezaları yönünden olduğu gözetilmeden hüküm kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun bozma öncesi ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilerek netice ceza değişmediğinden sonuca etkili görülmemiş bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 07.10.2019 tarihli ve 2019/1541 Esas, 2019/1172 sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

27.06.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3794, K. 2024/9388, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3794
Karar No
2024/9388
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3795 K.2024/8341
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3818 K.2024/7801
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3820 K.2024/2835
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3821 K.2024/7591
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3848 K.2024/8198
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3852 K.2024/8199

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.