İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/3937 K.2023/3658

Ankara 27. Ağır ceza Mahkemesi'nin 14.07.2020 tarihli ve... sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4294 Esas, 2019/7267 sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi…

Esas2021/3937Karar2023/3658Tarih22 Mayıs 2023Okuma10 dk · 1.946 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/3937 E., 2023/3658 K.·Direnme

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ağır Ceza Mahkemesi
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Karar
Direnme
Temyiz edenler
Sanık müdafileri
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.946 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Ankara 27. Ağır ceza Mahkemesi'nin 14.07.2020 tarihli ve... sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4294 Esas, 2019/7267 sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle;

İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.08.2018 tarihli ve ...sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 08.02.2019 tarihli ve ...sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve ... sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank Asyadaki hesabına para yatıran ve kurban parası toplayan sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.)

4. Ankara 27. Ağır ceza Mahkemesinin 14.07.2020 tarihli ve ... sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca önceki hükümde direnilmesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLER

Sanık müdafiinin hükme yönelik temyiz sebepleri özetle;

1-Müvekkili hakkında dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçelerle eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk bulunduğu kabul edilmiştir.

2-Müvekkili hakkındaki tek ve gerçeği yansıtmayan tanık beyanının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Sanığın Ankara ili Sincan ilçesinde faaliyet gösteren "Ayhanlar PVC ve Çelik Kapı İnşaat Tur.

Emlak Ltd.Şti." isimli tüzel kişiliğin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğu, sanığın şirketi abisi A.A. ile birlikte kurduğu ve bir süre abisi ile birlikte ticari hayatlarını ortak olarak devam ettirdikleri, sanığın terör örgütü FETÖ/PDY.nin "Sohbet" adı altında dönemsel olarak düzenlenen toplantılarına katıldığı, örgüt üyelerinin örgütsel faaliyetlerinin canlı tutulması, örgütsel bilincin üyelere aşılanması, ortak örgütsel tavır alınması, örgüte mali yardım temin edilmesi gibi konuları sağlamak için üyelere dönemsel olarak “Sohbet” etkinlikleri düzenlendiği,

“Sohbet” etkinliğinin açıklanan önemi nedeni ile örgüt içerisinde özel bir yerinin olduğu, bu tespitin Yargıtay kararlarında da çok defa vurgulandığı, örgüt yapılanması içerisinde olup da, mazeretsiz olarak sohbet etkinliklerine katılmayan üyenin örgüt ile arasındaki organik bağı sonlandırmak istediği kabul edilerek “Şefkat Tokatı” ve bunun gibi çeşitli isimler altında az-çok bir yaptırıma tabi tutulduğunun bilindiği, örgüt hiyerarşisinden kaynaklanan anılan yaptırımların örgütün mahrem yapılanması içerisinde çok daha şiddetli bir şekilde uygulandığı,

bu nedenle örgüt hiyerarşik sistemi içerisinde dönemsel olarak düzenlenen “Sohbet” etkinliğinin örgütsel faaliyet kapsamında kabul edilmesi gerektiği, tanık Ç.D.'nin Ankara Batı Cumhuriyet savcısı tarafından müdafisi huzurunda alınan ve mahkememizce üstünlük tanınan 19.12.2017 tarihli beyanında geçtiği üzere, söz konusu "Sohbet" toplantılarının zaman zaman mesai saatleri bitiminde sanığın iş yerinde bulunan ofis bölümünde yapıldığı, bu toplantılarda katılımcılara terör örgütü lideri Fetullah Gülen'e ait kitaplar okunup, konuşmaların dinletilmesinden sonra himmet veya başka isimler altında örgüte para toplandığı,

bu nedenle süreklilik içermesi durumunda "Sohbet" adı altında düzenlenen toplantılara katılmak ve örgüte parasal yardımda bulunmak eylemlerinin örgüt üyeliğini suçunu oluşturacağının kabulü gerektiği, tanık Ç.D. mahkememizce üstünlük tanınan 19.12.2017 tarihli beyanında özetle, açık bir şekilde sanığın 2014 veya 2015 yıllarında kendisinden kurban adı altında örgüte para istediğini, sanığa bir defaya mahsus 200-TL kurban parası verdiğini, yine konuşma sırasında sanığın kendisine Latin Amerika kıtasında bulunan Peru Ülkesine örgüt adına topladıkları bu kurban paralarını götürdüğünü,

"Hoca" diye hitap ettikleri örgüt üyeleri ile örgüt faaliyeti çerçevesinde düzenlenen yurt dışı seyahatlerine gittiklerini söylediğini ifade ettiği, incelenen yurda giriş-çıkış kayıtları dikkate alındığında, sanığın Latin Amerika kıtasında bulunan Peru Ülkesine gittiğinin görüldüğü, esasen bu hususun sanığın savunması ile de doğrulandığı, sanığın tanık Ç.D.'den örgütün özel olarak önem verdiği bilinen Zaman Gazetesine abone olmasını istediği, Yargıtay 16. CD.nin 11.06.2019 tarih...

Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere failin sadece "Zaman Gazetesi" isimli örgüte müzahir gazeteye abonesi olması tek başına örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemez ise de, sanığın örgütsel bilinç ile kendisi haricinde tanık Ç.D.

Zaman Gazetesine abone yapmak için çaba sarfetmesi eyleminin örgütsel eylem olarak kabulü gerektiği, anılan eylemin yoğunluğunun sanığın örgüt hiyerarşisine girdiğini göstermeye yetmeyeceği ancak TCK'nın 314/3, 220/7 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi tartışılmaz ise de, sanığın eylem çeşitliliği bakımından bu durumun gözardı edilmemesi gerektiği, bu konunun aşağıda tekrar ele alınacığı, yine bilindiği üzere, terör örgütü FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen'in 15.01.2014 tarihinden sonra 'Bank Asyaya para yatırın' şeklinde çağrıda bulunduğu, Bank Asyaya BDDK.nın 04.02.2015 tarihinde el koyduğu,

bu tarihten sonra bankanın mali durumunun güçlendirilmesi için örgüt lideri tarafından bankaya para yatırılması çağrısının yinelendiği, 30.05.2015 tarihinde BDDK tarafından banka idaresine kayyum atandığı, örgüt üyelerinin 30.05.2015 tarihinden sonra 'kayyum bankayı batırdı' algısı oluşturmak için hesaplarındaki paralarını çektikleri, bu nedenle Banka ... isimli bankada hangi tarihte hangi işlemin yapıldığı konusunun örgütsel davranışın ortaya konulması ve haliyle TCK'nın 314/3, 220/7 maddelerinde düzenlenen suçun oluşması bakımından önem arz ettiği, somut

olayda sanığın örgüt lideri ve yöneticilerinin çağrısı uyarınca Bank ... isimli örgüt ile irtibatlı bulunan bankadaki 4425169 numaralı hesabına 04/09/2014 tarihinde 100.000-TL, 29.03.2016 tarihinde ise 37.042,94-TL para yatırdığı, sanığın aynı bankada ağbisi ile ortak bulunan 2068932 numaralı hesaba 20.02.2014 tarihinde 450.015-TL para yatırdığı, bilirkişi Şenel Koyulhisarlı tarafından düzenlenen 21.06.2018 tarihli raporda özetle, söz konusu hesaplara yatırılan paraların örgüt lideri Fetullah Gülen'in taraftarlarına yaptığı çağrıya uygun olarak bankanın desteklenmesi amacıyla yatırılan paralar olduğu şeklinde görüş bildirildiği,

her ne kadar bilirkişinin suçun sübut konusuna ilişkin hukuki nitelikte bulunan görüşü mahkememizi bağlamaz ise de, söz konusu hesapların çağrı öncesi ve sonrası hesap hareketleri ile paraların yatırıldıkları-çekildikleri tarihler birlikte değerlendirildiğinde, paraların sanık tarafından örgütsel saik ile yatırıldığının kabulü gerektiği, sadece bankaya para yatırma eyleminin örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilmesi ve tek başına örgüt üyeliği suçunu oluşturacağının kabulü mümkün olmasa da, yatırılan paralar ile örgüt liderinin çağrısı arasında illiyet bağının bulunduğu,

sanığın örgütün amacı doğrultusunda hareket ettiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının cevabi yazısında sanığın ByLock isimli programı kullandığına ilişkin yapılan her hangi bir tespit bulunmadığının bildirildiği,

Sanık her ne kadar üzerine atılı suçu işlemediğini, terör örgütü FETÖ/PDY.nin üyesi olmadığını savunmuş ve tanık Ç.D.'nin kovuşturma sırasında değişik anlatımları ile tanık A.A'nın beyanları sanığın bu savunmasını doğrulamış ise de, tanık Bilindiği üzere terör örgütü üyeliğinden söz edilebilmesi için failin örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girmesi ve bu şekilde örgüt idaresi ile fail arasında organik bir bağın kurulması gereklidir.

Sanığın örgütsel faaliyet kapsamında bulunan süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylemleri değerlendirilmek suretiyle örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girip girmediğinin tespit edilmesi gerektiği yerleşik Yargıtay uygulamasında içtihat edilmektedir. En nihayetinde örgütsel saik ile verilen emirleri bu durumu bilerek ve isteyerek yerine getiren kişinin bizzat örgüt üyesi sayılması gerekir.

Yukarıda açıklandığı üzere sanığın sübut bulan örgüte müzahir yayın yapan Zaman Gazetesine abone temin etmeye çalışması, Yargıtay 16. CD.nin 28.11.2018 tarih 2018/4114 Esas ve 2018/4652 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere bireysel olarak örgüte "Kurban" bağışında bulunması,

örgüt liderinin çağrıları ile uyumlu olacak şekilde örgüt ile bağlantılı Bank ... isimli bankaya para yatırılması eylemlerinin tek tek ele alındığında, sanığın örgüt hiyerarşisine girdiğini göstermeyeceği, bu eylemlerin her birinin müstakil olarak TCK'nın 314/3, 220/7 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sabit ise de, sanığın her biri yardım kapsamında bulunan bu eylemlerini zamana yayılır şekilde süreklilik ve çeşitlilik içerecek şekilde yapması durumunda sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiği düşünülecektir.

Yine terör örgütü FETÖ/PDY'nin kendisine bağlı bulunan ekonomik kuruluşlar, dönemsel olarak düzenlenen "Sohbet" etkinliklerinde katılımcılardan himmet, kurban, burs, promosyon vs. isimler adı altında toplanan paralar, mütevelli sıfatı verilen örgüt üyelerinden alınan paralar ile büyük miktarda ekonomik gelire sahip olduğu, örgüt hiyerarşisi altında toplanan bu paraların yine örgütsel hiyerarşi içerisinde örgüt kasasına aktarıldığı, elde edilen tüm gelirlerin %10'unun örgüt liderine pay olarak ayrıldığı, sanığın düzenlediği "Sohbet" etkinliklerinde topladığı bu paraları teslim alması,

yine örgütsel emir ve talimat içerisinde hareket ederek Latin Amerika Kıtasında bulunan Peru Ülkesine paraları götürmesi ve orada mahkememizce çok yüksek miktarda olduğu değerlendirilen bu paraları bir çeşit kapar para aklama işlemi ile örgüt kasasına iletmesi eylemlerinin süreklilik ve çeşitlilik içermese bile, yoğunluğu-niteliği gereği tek başına sanığın örgütünü hiyerarşik yapısını girdiğini göstermeye yeterli kabul edilmesi gerektiği,

örgütün ancak tanıyıp güvendiği, başka bir ifade ile üye olarak kabul ettiği kişilere bu şekilde yüksek miktarda bulunan parayı Ülkemiz dışına çıkartılması için tevdi edeceğinin bilinen bir gerçek olduğu, Yargıtay 16. CD.nin anılan bozma ilamında geçtiği üzere sanığın eyleminin örgüte salt bir kaç tane kurban parası-bağışı vermekten ibaret bulunmadığı, bu nedenle bozma ilamının dosya kapsamına uygun düşmediği anlaşılmıştır.

Konuyu toplamak gerekirse, somut olayda zamana yayılır şekilde "Sohbet" adı altında düzenlenen ve mahkememizce yukarıda açıklandığı üzere örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilen toplantılara katılan, iş yerindeki ofis kısmında bu toplantıların düzenlenmesi için imkan sağlayan, gelen katılımcıları ağırlayan, himmet, kurban vs.isimler adı altında örgüte para toplayan, kendisi de örgüte kurban adı altında para veren, bu topladığı yüksek miktardaki paraları örgüt idarecilerinin yönlendirmesi ile Peru Ülkesine götüren, orada bulunan örgüt üyelerine bu paraları teslim eden,

bu şekilde örgüt finansmanına para toplama ve nakil işlerine aracılık eden, örgüt liderinin çağrısı uyarınca Bank ... isimli bankada bulunan hesaplarına para yatıran, örgüte müzahir "Zaman Gazetesi" isimli gazeteye abone temin etmek için çaba sarf eden, tanık beyanında yer aldığı üzere örgütün düzenlediği seyahat etkinliklerine katılan sanığın zamana yayılan eylemlerinin gösterdiği süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk dikkate alınarak bizzat örgütü üyesi sayılması gerektiği, açıklanan para götürme eyleminin örgütsel gizlilik içerisinde yerine getirilmesi gereken örgütsel faaliyet niteliğinde olduğu dikkate alındığında,

ancak örgütün hiyerarşik yapısı içerisine giren, örgüt idaresi tarafından kendisine güvenilen kişi yada kişilerin tarafından yerine getirilebileceği, tek başına bu eylemin yoğunluğunun bile sanığın örgüt üyesi olduğunu göstermeye yeterli kabul edilmesi gerektiği, sanık ile örgüt idaresi arasında organik bağın açıklandığı şekilde kurulduğu, sanığın örgüt içerisinde bulunduğu konum, üstleri ile olan ilişkisi, karar, emir ve insiyatif alma yetkisi dikkate alındığında bozma öncesindeki kararda direnilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Oluş, mahkeme kabulü, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kamu oyunca bilinmesi ve görünen yüzünün ortaya çıkmasından sonra gerçekleşen ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilen hareketlerin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda örgütle irtibatlı Bank Asyadaki hesabına para yatıran ve kurban parası toplayan sanığın eyleminin örgüte yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarihli ve 2019/4294 Esas, 2019/7267 sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

22.05.2023 tarihinde karar verildi.

... ... ... ... ...

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/3937, K. 2023/3658, 22 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepler
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3937
Karar No
2023/3658
Tarih
22 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/3940 K.2023/3010
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3943 K.2023/4326
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/3943 K.2023/18142
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3965 K.2023/3455
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3987 K.2023/3172
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/3988 K.2023/3594

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.