KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/4076 E., 2022/902 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2022
- İlk Derece Mahkemesi
- Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2018 tarih ve 2016/608 - 2018/273 sayılı kararı
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma, Sayı ve nitelik sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- 1-Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 Sayılı Kanunun 3-5/1, TCK'nın 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet;
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma
2-Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma suçundan; TCK’nın 174/1, 3713 sayılı Kanunun 5/2 , 62/1, 52/1-2-4, 53/1-2-3, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet; 3-Sayı ve nitelik Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermileri satın alınması taşınması bulundurulması suçundan; 6136 sayılı Kanunun 13/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1, TCK'nun 62, 52/1-2-4, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet; 4-Terör Örgütü Propagandası Yapma suçunda; 3713 sayılı Kanunun 7/2-1. cümle, 7/2-2. cümle, TCK’nın 43/1, 62, 58/9 maddeleri uyarınca mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan CMK'nın 101/3. maddesi gereğince tutuklamaya sevk edilen ve tutuklu olarak yargılanan sanığın, savunmasının alındığı ilk celse kendisinin seçtiği bir müdafii bulunmadığı gibi CMK'nın 156. maddesi gereğince re'sen müdafii görevlendirilmeyerek bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çekişmeli yargılamanın gereği olan "silahların eşitliği" ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucu doğuracak biçimde,
adaletin selameti açısından gerekli olan müdafinin hukuki yardımından yararlandırılmadan sorgusunun tespit edilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanarak CMK'nın 101/3, 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edildiği görülmekte ise de; bilahare dosyada mevcut delillerin tebliği ile onuncu celsede müdafii görevlendirilerek yargılamaya devam edilmiş olmasına,
müdafii huzurunda okunan duruşma tutanakları ile beyanları kabul eden sanığın esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını da müdafii yardımından istifade ederek yapmış bulunmasına nazaran anılan hukuka aykırılığın hükümden önce telafi edildiği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla;
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/4076, K. 2022/902, 23 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama