İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/8564 K.2023/70

İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

Esas2021/8564Karar2023/70Tarih16 Ocak 2023Okuma16 dk · 3.206 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2021/8564 E., 2023/70 K.·İncelenen Kararın;

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Ocak 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/374 E., 2021/399 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi Belgede Sahtecilik
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı,
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.206 kelime·16 dk okuma·7 bölüm

İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 Tarihli ve 2019/381 Esas, 2021/21 Karar Sayılı Kararıyla Sanık Hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un (3713 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.

2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir.

A. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2021/374 Esas ve 2021/399 Karar Sayılı Kararıyla Sanık Hakkında

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine, sübuta eren suçun örgütsel faaliyet kapsamında işlenmediği değerlendirilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm fıkrasında yer alan 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının ve 5237 sayılı Kanun'un 62 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının hükümden çıkartılması ve yerine "Sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni kabul edilerek,

5237 sayılı TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca,hükmolunan cezasının takdiren 1/6 oranında indirilerek NETİCETEN 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi, diğer fıkraların teselsül ettirilmesi ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulandığı paragrafının tümüyle çıkartılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan "05/11/2019" yerine "18/04/2018" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edildiği belirtilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.06.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri; soruşturma aşamasındaki ifadelerin usule aykırı alındığına ve delillerin usule aykırı elde edildiğine, silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ByLock verilerinin hukuka uygun delil olmadığına ve münhasıran örgüt üyeleri tarafından kullanıldığının sabit olmadığına, söz konusu veriler ile CGNAT verilerinin orijinal içeriğiyle saklandığına ilişkin kuşku bulunduğuna, CGNAT ve ByLock sunucu kayıtlarının arasındaki mükerrer ve çelişkili erişim bilgilerinin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğine,

ByLock tespit ve değerlendirme tutanağındaki GSM numarası dışındaki bilgilerin sanığın bilgileri ile uyumlu olmadığına ve söz konusu kullanıcının sanık olduğunu ispatlamadığına, ByLock yazışma içeriklerinin de suç unsuru içermediğine, dosyaya sunulan Bilirkişi görüşünün dikkate alınmadığına, ByLock yüklediğinin kabul edilmesi halinde de sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla tanıkların baskı altında isim vermek zorunda kalmalarının mümkün olması, tanıkların bir kısmının soruşturma aşamasındaki beyanlarıyla yetinilmiş olması,

içeriği soyut, başkaca delillerle desteklenmeyen ve kendi içinde çelişkili tanık beyanlarının güvenilirliğinin bulunmaması değerlendirildiğinde dosya kapsamındaki beyanların mahkumiyet hükme esas alınamayacağına, hükme esas alınsa dahi tanıkların anlatımlarında sanığın suç unsuru teşkil edecek bir eyleminin bulunmadığına, sanığın kanunlar çerçevesinde faaliyet gösteren Bank ...'daki hesap hareketlerinin yahut çalışma hakkı çerçevesinde geçimini sağlamak amacıyla örgüte müzahir kurumlarda çalışmasının örgütsel faaliyet kapsamında değerlendirilemeyeceğine,

ayrıca Bank ...'nın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildikten sonra da aktif olarak faaliyetlerine devam ederek örgüt liderinin talimatına uymadığına, suç tarihinin hatalı gösterildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesine aykırı değerlendirme yapıldığına, özel kast dahil manevi unsurunun gerçekleşmediğine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kimlik belgesinin aldatma kabiliyetini haiz olmaması ve sanığın bu kimliği kullanma iradesinin bulunmaması nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına,

her iki suç yönünden de alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir neden bulunmamasına rağmen matbu gerekçelerle ek savunma hakkı tanınmadan alt sınırdan uzaklaşıldığına, yine ek savunma tanınmadan 3713 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığına, tevsii tahkikat taleplerinin reddedildiğine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın adına kayıtlı ...4541 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock kulandığının Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu (BTK) ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı (KOM) kayıtları ile sabit olduğu, 113108 USER ID numaralı kullanıcıya ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre ...4541 numaralı GSM hattı üzerinden kullanıcı adının “...”, şifresinin “...” olduğu, uygulama şifresinin ikamet yeri olan .... ili ile nüfusa kayıtlı olduğu ... ilinin plaka kodları ile uyumlu olduğu, sanığın kullanıcı adının tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanığın kod adı olan ... ile uyumlu olduğu,

kullanıcıya ait roster bilgileri kontrol edildiğinde sanığın ByLock kullanıcıları tarafından "3 ..., ..., ..., ..." şeklinde isimlendirildiği, sanığın Bylock programı üzerinden mesaj ve mail alışverişinin olduğu,

Tanık ...'nin beyanlarında, kendisinin ... bölgesinde bölge talebe mesulü (BTM) olduğu dönemde sanığın da ... kod adını kullandığını ve büyük bölge talebe mesulü (BBTM) konumundaki şahısların üstü olan "bölgeci" olarak görevlendirildiğini, 2-3 haftada bir BBTM olan şahıslarla değerlendirme ve sohbet toplantıları yaptığını, sanığın talimatıyla Kakao Talk ve ByLock yüklediklerini, sanığın kendisine de ... kod adını verdiğini beyan ederek soruşturma aşamasındaki beyanlarını tekrar ettiği, tanık ....'nin beyanlarında,

2008 yılında ders çalışmak amacıyla gittiği örgüte müzahir evde sanığın kendilerine ders çalıştırdığını ve bir süre sonra FETÖ/PDY örgüt liderine ait ses kasetlerini dinleterek örgütsel faaliyetler yürütüğünü beyan ettiği, tanık ...'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında, sanığın örgüt içinde ... kod adını kullandığını, 2009-2010 yıllarında lise 4. sınıfta okuduğu dönemde kendisiyle birlikte birkaç arkadaşını grup olarak düzenleyerek o dönem kendileriyle ilgilendiğini, kendilerinin askeriyeye girmek istemeleri üzerine başka bir şahsa kendilerini devrettiğini beyan tetiği,

kovuşturma aşamasında kendilerine ulaşılamayan tanıkların mevcut delil durumu nazara alınarak sanık hakkındaki yargılamayı uzatmamak açısından dinlenilmelerinin vazgeçilmesinin uygun görüldüğü,

Sanığın Bank ... isimli bankada hesabının bulunduğu, bu hesapta 2013 Aralık ayında 433 TL var iken, örgüt liderinin 2014 yılı Ocak ayındaki talimatı üzerine 2014 yılı Ocak ayında bakiyesini 16.122 TL'ye yükselttiğinin anlaşıldığı,

Sanığın FETÖ terör örgütünün mensuplarının münhasıran kriptolu ve gizli haberleşmeleri amacıyla oluşturulan ByLock uygulamasında ...4541 numaralı GSM hattı ile ...

ID numaralı kullanıcı olması itibarıyla hiyerarşik-organik bağ, çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk kriterlerine uyduğu, örgütün yer altına çekildiği süreçten sonra örgütsel talimat alışverişin ByLock programı üzerinden devam ettiği, örgütsel toplantılar ile ilgili bilgilerin ve talimatların bu program aracılığıyla örgüt üyeleri arasında paylaşıldığı, ... kod adını kullandığı, aşamalarda tanıkların sanık hakkındaki anlatımlarının birbirlerini ve dayanılan diğer delilleri doğruladığı,

tanık anlatımları, By-Lock Kimlik Tespit ve Değerlendirme tutanağı, Bylock yazışmaları, KOM ve BTK kayıtları nazara alındığında sanığın inkar yönündeki savunmalarının kendisini suç ve cezadan kurtarma niteliğinde olduğu anlaşılarak, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile organik bağ içine girip hiyerarşik yapısına dahil olarak silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiş olup; suçun işleniş biçimi, kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik gözetilerek sanığın takdiren ve teşdiden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmaktadır.

Sanığa ulaşılamaması üzerine sanık hakkında yakalama kararı çıkarıldığı, dosya içerisindeki 05.11.2019 tarihli tutanaktan sanığın ... ili ... ilçesi ... mahallesinde bir araç içerisinde üzerinde ... adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi resmi bulunan sahte kimlikle yakalandığı, sanıktan ele geçirilen sahte kimliğin mahkemece duruşmada yapılan gözleminde özetle fotoğrafın üzerinde soğuk mührün olduğu ve düzenleme biçimi ve baskı tekniği itibariyle ilk bakışta ve kolaylıkla sahteciliğin anlaşılamadığı ve bu itibarla aldatma kabiliyetini haiz olduğu,

dosya içerisindeki İKPLM'nün 12.11.2019 tarihli uzmanlık raporunda özetle sanığın üzerinden ele geçirilen nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğinin bildirildiği, sanık aşamalardaki savunmalarında özetle yeni evlendiği ve askere gitmeye hazır olmadığı için yakalanma korkusuyla 1 yıl önce ...'de ... isimli bir şahısa 1.000,00 TL karşılığında sahte kimlik düzenlettiğini, ağabeyi ...'nin bu durumdan haberinin olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçu kabul etmemiş ise de, yakalama tutanağı içeriği,

uzmanlık raporu ve mahkeme gözlemine göre sanığın hayatın olağan akışına aykırı savunmalarına itibar edilmediği ve üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyetine karar verildiği, suçun işleniş biçimi, suçun zamanı ve yeri, suçta kullanılan araç, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastı ile güttüğü amaç ve saiki göz önüne alınarak takdiren ve teşdiden temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

1. Resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/1727 Karar sarılı kararında işaret olunduğu üzere 3713 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde sayılan suçlar bakımından 5 inci maddesi kapsamında artırım uygulanabilmesi için maddede sayılmış bulunan suçların örgüt faaliyeti kapsamında işlenmiş olması şartının aranması ve somut olayda da hakkında yakalama emri bulunan sanığın yakalandığında üzerinden başkası adına düzenlenmiş sahte kimliğin ele geçirilmiş olması itibarıyla sahte kimliğin örgütsel amaçla kullanıldığının saptanamamış

olması değerlendirilerek, temel cezada 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında artırım yapılmaması ve buna bağlı olarak 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasının uygulanmaması gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

2. Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "05/11/2019" yerine "18/04/2018" olarak yazılması şeklindeki mahallinde düzeltilebilir maddi hata dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

İlk Derece Mahkemesince resmi belgede sahtecilik suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen düzeltilerek esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1. Sanığın soruşturma aşamasında 08.11.2019 tarihinde kollukta müdafii huzurunda susma hakkını kullanarak savunma yapmadığı, İstanbul 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.11.2019 tarihli 2019/911 sayılı sorgu tutanağı kapsamında ve kovuşturma aşamasında mahkeme huzurunda müdafii yardımından yararlandırılarak ve hakları hatırlatılarak savunmalarının usulüne uygun şekilde alındığı değerlendirildiğinde, sanık müdafiinin soruşturma aşamasındaki sanık savunmalarının usule uygun alınmadığı yönündeki temyiz itirazlarının soyut ve dayanaksız olduğu,

2. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY'nin cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütü niteliğinde olduğu, söz konusu kararda.

"ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,

ByLock sorgu tutanakları, CGNAT kayıtları ve ...

ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını kabul ettiği ...4541 numaralı GSM hattı üzerinden ByLock erişimi sağladığı, 113108 ID numarasına ait ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında yer alan profil bilgileri itibarıyla, kullanıcı adında ve roster kayıtlarında kullanıcıyı ekleyen şahıslar tarafından verilen isimlerde tanık beyanları itibarıyla sanığın kullandığı sabit görülen ... kod adının yer alması, şifresinin sanığın adının baş harfinden, soyadından, nüfusa kayıtlı olduğu yerin ve ikamet yerinin plaka kodlarından oluşması,

yazışma ve maillerin örgütsel faaliyetlere ilişkin olması nazara alındığında, sanığın ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğu ve söz konusu uygulamayı gizliliğe riayet ederek örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı,

3. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ...

Katılım Bankası A.Ş'de (Bank ...) gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;

Bank ... kayıtları ve sanık savunmalarına göre, sanığın 2007 yılında açtığı Bank ... hesabında örgüt liderinin çağrısından önce yahut Bank ...'nın TMSF’ye devrinden sonra katılım hesabı açmamış iken, örgüt liderinin talimatından sonra 07.01.2014 tarihinde katılım hesabı açmak ve devamındaki çeşitli bankacılık işlemleriyle bakiye artırımında bulunmak suretiyle, örgüt liderinin talimatı üzerine Bank ...'ya destek olarak örgütün amacına hizmet eder nitelikte eylem ve faaliyetlerde bulunduğu,

4. Dosya kapsamına göre etkin pişmanlık hükümleri kapsamında sanık hakkında beyanda bulunan tanıkların sanık ile aralarında husumet iddiasının bulunmaması, tanık ...

G.'nin kovuşturma aşamasında sanığın da hazır bulunduğu celsede alınan beyanlarında soruşturma aşamasındaki beyanları ile aynı yönde anlatımlarda bulunmuş olması, dosyada mevcut delil durumu itibarıyla diğer tanıklara kovuşturma aşamasına ulaşılamamış ve soruşturma aşamasındaki beyanlarıyla yetinilmiş ise de, söz konusu tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarının kollukta müdafii huzurunda şüpheli sıfatıyla usulüne uygun şekilde alınmış olması,

anlatımlarının dosya kapsamındaki diğer deliller ile uyumlu olması ve soruşturma aşamasındaki beyanlarının 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunmuş olması nazara alındığında, yapılan yargılamada dosya kapsamındaki tanık beyanlarının hükme esas alınması yönünden de usule ve kanuna aykırılık teşkil eden bir eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla;

5. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ... kod adını kullanan, örgütün öğrenci evlerine gelen öğrencilerin sorumluluğunu üstlenen ve BBTM'lerden sorumlu bölgeci olarak faaliyet gösteren, örgütsel istişare toplantıları ve sohbetler düzenleyen, Bylock yükleyip bu uygulama üzerinden haberleşen, tanık ....'ye ByLock yüklemesi ve kod adı kullanması yönünde talimat veren, tanık ....'yi Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu Komutanlığında eğitim gördüğü dönemde takip eden ve daha sonra başka şahsa devreden,

örgüt liderinin örgüte müzahir Bank ...'ya destek olunmasına yönelik talimatına uygun şekilde bankacılık işlemleri yapan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

6. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (5237 sayılı Kanun md. 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(5237 sayılı Kanun md. 30/1). 5237 sayılı Kanun'un “Hata” kenar başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat kararı verilecektir.

Hata (yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır.

Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere.

FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından,

suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme,

Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; örgütün hiyerarşik yapısı içinde bölgeci konumunda olan, kod adı bulunan ve ByLock uygulaması üzerinden örgütsel faaliyetlere ilişkin haberleşme sağlayan sanığın, örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmeyerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanmaması, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması, iddianamede ve esas hakkında mütalaada talep edilmesi karşısında cezada ek savunma hakkı tanınmaksızın 3713 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması isabetlidir.

7. Suç tarihinin temadinin kesildiği yakalanma tarihi olan 05.11.2019 olduğu gözetildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince tespit edilen suç tarihi, oluşa ve dosya kapsamına uygundur.

8. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürüle savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.

V. KARAR

A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (A) paragrafında açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükmü Yönünden

Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2021/374 Esas, 2021/399 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

16.01.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/8564, K. 2023/70, 16 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8564
Karar No
2023/70
Tarih
16 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8566 K.2023/448
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8576 K.2023/540
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8577 K.2023/518
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/8579 K.2023/198
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8588 K.2023/590
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8592 K.2023/104

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.