KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2021/9875 E., 2022/1435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek
- Hüküm
- 1-Sanıklar ..., ..., ...,... ve ... hakkında ayrı ayrı;
Karar Metni
580 kelime·3 dk okuma
3713 sayılı Kanunun 2/2, 3/1, 7/5, TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaleti TCK'nın 314/2, 220/6-2. cümle, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 58/9-6, 53, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet 2-Sanık ... hakkında; 3713 sayılı Kanunun 2/2, 3/1, 7/5, TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaleti ile TCK'nın 314/2, 220/6- 2. cümle, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 58/9-6, 53, 63/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından, ayrıca sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii süresinden sonra talepte bulunduğundan; tüm sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanıklar müdafilerine hükmün 15.11.2019 tarihinde tefhim edildiği, sanık ... müdafiine 07.12.2019 tarihinde; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiine ise 06.12.2019 tarihinde tebliğ olunan gerekçeli karara karşı gerekçeli temyiz dilekçelerinin yasal süresinden sonra, sanık ... müdafii tarafından 17.12.2019; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafii tarafından ise 20.12.2019 tarihinde verildiği anlaşılmakta ise de;
gerekçeli kararın tebliğine dair tebligat mazbatasında CMK'nın 295/1. hükmü uyarınca "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmediği takdirde hükmün temyiz edilmemiş sayılacağına" dair meşruhatın bulunmadığı görülmekle, sanıklar müdafilerinin gerekçeyi içeren temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı kabul edilmekle; temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
İş bu temyize konu dosyada sadece Dairemizin 04.07.2019 gün ve 2019/2766 Esas, 2019/5004 Karar sayılı bozma ilamı sonrası yargılama aşamasına ilişkin evrakların bulunduğu; öncesine ilişkin tüm soruşturma ve yargılama evraklarının ise Dairemizin 2021/2830 Esas sırasında kayıtlı dosya içerisinde bulunduğu, dolayısıyla her iki dosyanın birlikte incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, dosyaların aynı gün yapılan incelemesinde;
Sanıklar müdafilerinin ve sanık ...’ın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, 6352 sayılı Kanunun amaç, kapsam ve gerekçesi, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurulup, tayin olunan cezadan TCK'nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan düzenleme uyarınca hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun ve gösterilen indirim miktarı ile orantılı olarak azami hadden indirim yapılması gerektiği düşünülmeyerek fazla ceza tayini,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerde, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılırken hatalı şekilde “4 yıl 18 ay hapis” cezası yerine “5 yıl 6 ay hapis” cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
3-TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmemesi,
4-Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak doğrudan ve yalnızca TCK'nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde 58/6. maddesinin de belirtilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/9875, K. 2022/1435, 21 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama