KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/10791 E., 2024/4160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/931 E. 2020/520 K.
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.04.2019 tarihli 2018/252 Esas ve 2019/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 gün ve 2019/931 Esas, 2020/520 sayılı Kararı ile ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09/02/2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde özetle; 1. Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğine, sanığın paylaşımların bir kısmından haberdar olmadığı, diğer paylaşımların ise AİHM 7. maddesi ve Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre;
Sanığın Facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde “ ...” adıyla açılmış sosyal medya hesabının bulunduğu, dosya içerisinde bulunan açık kaynak araştırma tutanağında belirtildiği üzere PKK/KCK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden paylaşımlarda bulunduğu, örgüte sempatiyi artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı nazara alındığında suçun sabit olduğu belirlenmekle,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, anlaşıldığından sanık müdafiinin sair temyiz taleplerinin reddine, Ancak;
1-15.10.2017 tarihli paylaşımı dışındaki paylaşımları propaganda suçunu oluşturmayan sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK’nın 43 üncü maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle, 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde; suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saikleri de göz önünde bulundurularak hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun olarak makul bir cezaya hükmedilmesi gerekirken silahlı terör örgütü propagandası yapma suçunun unsurları teşdit sebebi kabul edilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 61/3 maddesine muhalefet edilerek yazılı gerekçe ile fazla ceza tayini nedeniyle hükümde hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/10791, K. 2024/4160, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama