KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/11380 E., 2024/20423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/804 E., 2020/333 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/393 E., 2019/241 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
- Hüküm
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 314/2, 220/7-2, 3713 Terörle Mücadele Kanun'un 5/1, 5237 sayılı Kanun 62, 53 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine, terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi; Kabul ve uygulamaya göre de;
a.Silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkumiyetine karar verilen kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafi bulunmadığı gibi 5271 sayılı Kanun’un 156 ncı maddesi uyarınca da resen müdafi görevlendirilmeyen sanığa, Anayasanın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden,
savunma hakkının kısıtlanmasına netice verecek biçimde müdafi hazır bulundurulmaksızın mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 197 nci maddesinin birinci fıkrası ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine muhalefet edilmesi,
b.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin incelemeye konu 27.02.2020 tarihli hükmünde düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra sonuç kısmında CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek hüküm kurulması suretiyle gerekçe ve hüküm arasında çelişki oluşturulması,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11380, K. 2024/20423, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama