İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/11459 Karar: 2024/7361 Tarih: 2024

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/11459 K.2024/7361

3. Ceza Dairesi 2022/11459 E. , 2024/7361 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1093 E., 2020/309 K. KATILANLAR : T.C. ..., ... SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım HÜKÜM : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan 5237 sayılı TCK

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/11459 E. , 2024/7361 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1093 E., 2020/309 K. KATILANLAR : T.C. ..., ... SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım HÜKÜM : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan 5237 sayılı TCK

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/11459 E. , 2024/7361 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1093 E., 2020/309 K. KATILANLAR : T.C. ..., ... SUÇ : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım HÜKÜM : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, Katılan T.C. ... ve TBMM vekilleri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafisinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemelerinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-HUKUKİ AÇIKLAMALAR: Ayrıntıları, Dairemizin 22.03.2019 tarih ve 2018/7103 Esas 2019/1953 sayılı Kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun, bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildikleri kanıtlanamayan; ancak, suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan, suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla, sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak, her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde, yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak, amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). II-DOSYA KAPSAMI İTİBARİYLE GERÇEKLEŞTİRİLEN EYLEM VE FAALİYETLER: 15.07.2016 tarihli menfur darbe girişimi gecesi Hozat 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında Tugay Komutan Yardımcısı ... ile sözde Elazığ Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan Hozat Tugay Komutanı ...'nün emir astsubayı Davut Karakısa'nın, ...'nün emir ve talimatları doğrultusunda saat 19:30-20:00 sıralarında darbe girişimi olacağından haberdar olarak Hozat'taki Tugayda darbe girişimi hazırlıkları yaptıkları, bu kapsamda Albay ...'un Kurmay Başkanı Yarbay sanık ... ile birlikte saat 21:30 sıralarında tüm rütbelileri toplantıya çağırdığı ve Sıkıyönetim ilan edileceğini toplantıdakilere bildirdikleri, illegal Sıkıyönetim direktifine bağlı kalarak bu çerçevede konuştukları, akabinde Hozat Karargahında silahlı ve teçhizatlı bir şekilde bütün birimlerin ve kobraların hazır vaziyete geçirildiği, toplantı sonunda Kaymakam ve İlçe Emniyet Amirinin Tugaya çağrıldığı, bu kişilerin sanık ...'un odasında gelişmeleri takip ederek darbe girişiminin sonucunu bekledikleri, Belediye Başkanı Celaleddin Polat'ın da Tugaya davet edildiği, ilerleyen saatlerde Tunceli Valisi ve Bölge Komutanı tarafından yapılan ısrarlı aramalar sonucunda darbe girişiminin başarısız olacağı yönündeki emareleri değerlendirerek Karargahta normale dönmeye çalışsalar da daha öncesinde yani darbe girişimi esnasında hangi fırın ve eczanenin açık kalacağına ve hangi yolların tutulacağına kadar bütün detayları konuştukları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. III-SANIĞIN EYLEMİ VE HUKUKİ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ A-SANIĞIN EYLEMİ: Darbe girişimi gecesi sanığın Tunceli ili Hozat ilçesinde Yarbay olarak görev yaptığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan hakkında mahkumiyet hükmü kurulan ve temyiz incelemesi sonucunda hakkındaki bu mahkumiyet hükmü kesinleşen Albay ... ile iş birliği içerisinde hareket ettiği, 15.07.2016 gecesi saat 21:30 sıralarında tüm rütbelileri toplayarak Sıkıyönetim ilan edileceğini toplantıdakilere birlikte bildirdikleri, bu toplantının sanığın makam odasında yapıldığı, rütbeliler odaya girerken sanık tarafından telefonlarının alındığı, toplantının akabinde diğer rütbeli askerlerle birlikte odada oturarak gelişmeleri takip ettikleri, sanığın ilk yapılan toplantı sonucunda alınan kararlara uyarak mülki idare amirlerinin Tugaya çağrılması için gerekli telefon konuşmalarını yaptığı, saat 22:43'te usul ve yasaya açıkça aykırı olan sözde Sıkıyönetim direktifinin yazılı olarak gelmesinden sonra da ...'un yanında olarak darbe girişimi faaliyetlerini desteklediği, ... ile karar birlikteliği içerisinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından sözde Elazığ Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan ...'nün havaalanından alınarak Hozat'a getirilmesi talimatını verdiği, ayrıca sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün askeri mahrem yapılanması içerisinde haberleşme yöntemlerinden olan sabit hat/ ankesörlü telefondan arama şeklinde gerçekleşen ardışık aranmasına dair tespit yapıldığı, sanığa ait dijital materyallerde Fethullah Gülen'e, Bank Asyaya ve Zaman Gazetesine ilişkin fotoğraflara rastlandığı ve sanığın pasaportunun yurt dışına kaçak göçmen kişiler götüren kişilere yönelik yapılan operasyon sırasında bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne sempati boyutunu aşan bir bağlılığının olduğu ve 15.07.2016 tarihli menfur darbe girişimi esnasında gerçekleştirdiği fiil ve davranışlarla amaca ulaşmaya uygun şekilde hareket ederek Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna iştirak ettiği anlaşılmakla, B-SANIĞIN HUKUKİ DURUMU: Sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın mensubu olduğu örgütün yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak; olay günü ortaya koyduğu davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek konusu suç teşkil ettiği açıkça anlaşılan emirler doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanığın, suçun icrasında üstlendiği rol, suçun icrasına ilişkin etkin ve fonksiyonel katkısı da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğunun kabulü ile sanığın dosya kapsamındaki eylem ve faaliyetleri dikkate alınarak hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan yapılan uygulamada TCK'nın 37/1 maddesi yerine 39/2-c maddesi uygulanmak suretiyle Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yerine Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, Kanuna aykırı, katılanlar vekilleri ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5271 sayılı CMK'nın 302/2 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi gereğince dosyanın Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla