KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/11689 E., 2024/5195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2019/930 E., 2020/553 K.
SUÇ
Terör örgütü propagandası yapmak
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2018/907 Esas, 2019/257 sayılı kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/553 sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 06.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1.Sanığın suç kastının bulunmadığına, 2.Suçun unsurlarının oluşmadığına, 3.Paylaşımlar ile ilgili açık ve yakın tehlikenin söz konusu olmadığına, 4.Paylaşımların haber niteliğinde olduğuna, 5.Paylaşımların herkese açık olup olmadığının araştırılmadığına, 6.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması için herhangi bir neden bulunmayan sanık hakkında yazılı şekilde alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
2.Sanık hakkında belirlenen cezada suçun zincirleme şekilde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında sanığın paylaşımlarının sayısı ve niteliği nazara alınarak orantılı ve hakkaniyete uygun olacak şekilde alt sınırdan arttırım yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/2 oranında arttırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3.Kabul ve uygulamaya göre de;
İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığında, sanığın gözaltında kalmış olmasına rağmen gözaltında kaldığı tarih ve süreye yer verilmemesi, yine sanığın gözaltında geçirdiği sürenin 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca hükmolunan hapis cezasından mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 09.09.2020 tarihli ve 2019/930 Esas, 2020/553 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11689, K. 2024/5195, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama