KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/11950 E., 2024/4740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2019/115 E., 2020/214 K.
SUÇ
Terör örgütü propagandası yapma gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak yazılmamıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2018 tarihli ve 2018/475 Esas, 2018/579 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/115 Esas, 2020/214 sayılı Kararıyla sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.02.2022 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının (aleyhe) temyiz istemi özet olarak; iddianame konusu facebook paylaşımının, terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içerren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olduğu gözetildiğinde, terör örgütü propagandası suçundan mahkumiyet karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığının kabulü ile CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia ve mahkemenin kabulü nazara alındığında sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş olup;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun maddi unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli ve 2019/115 Esas, 2020/214 sayılı Kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2024 tarihinde karar verildi.
... ... ... ... ...
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/11950, K. 2024/4740, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama