İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/12359 Karar: 2025/8513 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/12359 K.2025/8513

3. Ceza Dairesi 2022/12359 E. , 2025/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2058 E., 2020/435 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/305 E., 2018/40 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/12359 E. , 2025/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2058 E., 2020/435 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/305 E., 2018/40 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/12359 E. , 2025/8513 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2058 E., 2020/435 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/305 E., 2018/40 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Resmi belgede sahtecilik, Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçu yönünden; 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2, 52/4, 53/1. maddeleri uyarınca, Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyetine dair kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: A. Sanık hakkındaki silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik ... vekili tarafından yapılan temyiz itirazları yönünden: Bölge Adliye Mahkemesince, silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçlarından ... Başkanlığının istinaf başvurusunun suçların nitelikleri itibariyle doğrudan doğruya zarar görmemesi ve bu nedenle de davaya katılma hakkının bulunmaması sebebiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının bu talepler yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar gören olmayan ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ...'nin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, B. Sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafinin temyiz talebi yönünden: Sanık hakkında verilen dolandırıcılık suçu yönünden CMK'nın 308/A. maddesi uyarınca yerinde her zaman işlem yapılabileceği belirlenerek; İlk derece mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezası içeren mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, C. Sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararına karşı sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden: Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği cezanın nevi ve miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından REDDİNE karar verilmekle, temyiz talebinin reddi nedenleri de bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda: Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla