Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/13600 E. , 2025/12611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1665 E., 2020/319 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede s
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/13600 E. , 2025/12611 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1665 E., 2020/319 K. SUÇLAR: Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1- Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarından; CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurularının reddi ve esastan reddi 2- Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi ve esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; 1. Silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik ... Başkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ... ile ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiğinden, Temyiz incelemesine yer olmadığına, dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik ... Başkanlığı, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekillerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; a) ... Başkanlığının atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarının niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmediği, bu nedenle de davaya katılma ve hükme karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunmadığından, b) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına neden olacak şekilde dolandırıcılık suçu hakkındaki Bölge Adliye Mahkemesi kararının, verilen hükmün tür ve süresi itibariyle CMK'nın 286/2-g maddesi kapsamı içerisinde bulunması nedeniyle temyiz edilemez nitelikte olduğundan, Katılan kurumlar vekillerinin mezkur suçlar yönünden temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca REDDİNE, 3. Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 2017/1809 Esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında delil bulunmayan, oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemleri hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediği anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.