KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/14147 E., 2025/24817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1754 E., 2020/1071 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/112 E., 2019/262 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 3/1 ve 5/1, TCK’nın 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen ayrı ayrı mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 esas, 2025/197 sayılı kararında da belirtildiği üzere bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda ilk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenerek;
Bu açıklamalar ışığında; sanıklar hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2018 tarihli ve 2018/37 esas, 2018/67 sayılı kararı ile sanıkların anılan suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2018/1935 esas, 2018/1380 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesinin 04.07.2019 tarihli kararı ile; sanıkların atılı suçtan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği,
yapılan istinaf başvurusunun ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/1754 esas, 2020/1071 sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminde bulunduğu, bu kapsamda bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla.
5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14147, K. 2025/24817, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama