KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/14321 E., 2024/2322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/1525 E., 2020/608 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanmasına
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/106 Esas, 2018/120 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2018/1525 Esas, 2020/608 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz dilekçesinde özetle; -CGNAT kayıtlarının doğruluğundan bahsedilemeyeceğine, -Bylock tespitinin delil olarak kullanılamayacağına, -Tanık beyanlarının tutarsız olduğuna, -Dosyada somut delil bulunmadığına, -Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanık beyanları, ByLock programını kurarak kullandığına dair raporlar, ByLock profiline ekli şahıslar ile çok sayıda telefon görüşmesi bulunması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne irtibatı dolasıyla hakkında işlem yapılan çok sayıda şahıslarla irtibatının bulunduğuna ilişkin HTS analiz raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair şüphe bulunmadığından, inkara dayanan savunmasına itibar edilmemiş, sanığın eğitim düzeyi, yaptığı görev nedeniyle edindiği bilgi, tecrübe ve konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu ve atılı suçu işlediği sabit olduğu belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak,
kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakta ise de savunmanın denetlenmesi ve dosyaya gelen delillerin de tüketilmesi bakımından istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan ...'a ait ifade ve teşhis tutanakları ile İstinaf kararından sonra dosyaya geldiği anlaşılan ...
ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, ...'ın gerekirse duruşmada tanık sıfatıyla beyanının alındıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu dikkate alınarak kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 06.07.2020 tarihli ve 2018/1525 Esas, 2020/608 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın yurt dışına kaçarken yakalanması, kaçma ihtimalinin bulunması, tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı, mevcut delil durumu ve bozma nedeni gözetilerek TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14321, K. 2024/2322, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama