KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/14848 E., 2024/18787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/688 E., 2020/1560 K.
- İlk derece mahkemesi
- Van 4. Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/282 E., 2018/203 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62/1, 53, 58/6-9, 63. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık müdafii Av. ...’in duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1. Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık Yusuf Kara’nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metninin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, aynı suçtan haklarında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı belirlenip sanık ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması varsa dosyalarının celp edilip incelenmesi,
gerekirse tanık olarak dinlenilmeleri, yine UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerine müteakip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Van 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzrum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluğun “1. Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan tanık Yusuf Kara’nın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması, sanıkların örgütteki konumu ve faaliyetleri ile ilgili olarak ayrıntılı beyanlarının alınması gerektiği gözetilmeden; ifade metninin okunması ile yetinilerek 5271 sayılı Kanun’un 181 inci maddesinin birinci fıkrası ve 210 uncu maddelerine muhalefet edilmesi,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 Başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere.
ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi bakımından,
ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının roster kayıtlarında ismi geçen şahısların kimlik bilgilerinin tespitine çalışılarak, aynı suçtan haklarında ceza soruşturması ya da kovuşturması bulunup bulunmadığı belirlenip sanık ile ilgili beyanlarda bulunup bulunmadıklarının araştırılması varsa dosyalarının celp edilip incelenmesi,
gerekirse tanık olarak dinlenilmeleri, yine UYAP’ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılarak tespit edilmesi halinde bu şahısların da usulüne uygun olarak tanık sıfatıyla dinlenilmelerine müteakip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine duruşmada okunarak diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi” gerekçesine
tarafımızdan iştirak edilmemiştir.
İncelenen dosya kapsamından;
Van Cumhuriyet Başsavcılığının 21.03.2017 tarih ve 2017/1437 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Van 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2018 tarih ve 2017/282 E. - 2018/203 K. sayılı ilamıyla sanık hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarih ve 2020/688 E. - 2020/1560 K. sayılı kararıyla “istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine” dair karar verildiği, sanık ve müdafilerinin yasal süresi içerisinde anılan kararı temyiz ettikleri anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlığı oluşturan tartışmanın konusunu; “sanık hakkındaki suçun sübut noktasına varıp varmadığı” hususu oluşturmaktadır. Somut olay irdelendiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinde görev yapan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan ByLock uygulamasını kendi kullanımında olan GSM hattı üzerinden yazışma içeriklerine göre de örgütsel amaçla kullanan, tanık beyanlarından silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak hiyerarşik yapılanması içerisinde yer aldığı belirlenen sanık hakkında, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik,
çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik görülmediğinden sayın çoğunluğun “eksik araştırma” nedeniyle bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14848, K. 2024/18787, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama