Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/15593 E. , 2025/9540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1377 E., 2020/609 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/249 E., 2018/495 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :Nitelikli
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/15593 E. , 2025/9540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1377 E., 2020/609 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/249 E., 2018/495 K. SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER :Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca verilen beraat hükümleri ile silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5, TCK’nın 62, 53 ve 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süreleri, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik; katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin temyiz talebi yönünden ve katılan ... vekillerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin temyiz talepleri yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurumlar vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından temyiz taleplerinin incelenmeksizin İADESİNE, Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği itibariyle suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmayan ...'nin davaya katılmasına ilişkin verilen karar hukuki değerden yoksun olup 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında anılan Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin REDDİNE, Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen karara karşı ... vekilinin temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemelerince on yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, ...'nın anılan suç yönünden temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Temyiz talebinin başkaca reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık müdafiin silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemi yönünden; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu haricinde anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla bağlı olduğuna ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.