KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/20577 E., 2024/8349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2024
- Sayısı
- 2020/1487 E., 2021/95 K.
- Suç
- Terör örgütü propagandası yapmak
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/128 Esas, 2020/161 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2020/1487 Esas, 2021/95 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.03.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanığın kendisine ait olduğunu kabul ettiği facebook paylaşımlarında herhangi suç işleme kastının olmadığını beyan ettiğine, mahkemenin delil değerlendirmesi yaparken sanığın kabul ettiği paylaşımlar üzerinden hüküm kurması gerektiğine, sanığın kendisine ait olmayan ve sosyal medyanın çeşitli teknik yolları ile sayfasında görülen ama sanığa ait olmayan paylaşımların dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğuna,
3.Sosyal medya paylaşımlarının tümünün sanık tarafından yapıldığı kabul edilse dahi bunun sanığın özel yaşamı ile ilgili bir durum olduğuna, basit bir ihbar ile sanığa ait facebook hesabından mahkeme kararı olmaksızın elde edilmiş verilerin delil olarak kullanılamayacağına,
4.Tüm paylaşımların sanığa ait olduğu kabul edilse dahi sanığın düşünce ve ifade hürriyetini kullandığına,
5.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1 inci maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2020/1487 Esas, 2021/95 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20577, K. 2024/8349, 24 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama