KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/20816 E., 2024/13673 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2872 E.,2019/2096 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma 05.06.2017 (Sanık ... yönünden
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.484 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2018 tarihli, 2017/175 Esas, 2018/82 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314
üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli, 2018/2872 Esas, 2019/2096 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek (TCK' ın 53. maddesi yönünden) esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafii
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın, ByLock tespit edildiği bildirilen tarihte akıllı telefon kullanmadığına, BTK verilerine göre de ByLock indirdiği iddia edilen cihaz marka model numarasının tespit edilemediğine ve 2015 yılının Eylül ayından sonra Bylock kullanıldığı belirtilen telefonun başka bir şahıs adına kayıtlı olduğuna, ByLock içeriklerinin bulunmadığına,
2.Eksik inceleme sonucu karar verildiğine,
3.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
B.Sanık ... müdafileri:
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın 15.07.2016 tarihinden sonra bu silahlı terör örgütüne üye olması ile ilgili bir tespit bulunmadığına, suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı karar verildiğine,
2.Atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına,
3.Sanığın örgütsel saik veya talimatla ... hesabında işlem yapmadığına,
4.ByLock'un hukuka uygun olarak elde edilmediğine ve delil olarak mahkumiyete esas alınamayacağına, içeriklerin tespit edilemediğine, bilirkişi raporu alınmadığına,
5.Sendika üyeliğinin atılı suç yönünden delil olamayacağına,
6.Kovuşturma aşamasında adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine de aykırı davranıldığına,
7. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
C.Sanık ... müdafii:
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/64 Esas sayılı kovuşturma dosyasında alınan bilirkişi raporunda sanık ...' ın iş bu dosyadan ceza almasına sebep olan ByLock programının tespit edildiği GSM hattını sanığın eşinin kullandığının tespit edildiğine,
2.Bank Asya kayıtlarına ilişkin olarak sanığın düzenli bankacılık işlemlerini talimat dönemi dışında da anılan bankada yapmış olması nazara alınarak bu eylemi nedeniyle sanığa ceza verilemeyeceğine,
3.Manevi unsur başta olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
D.Sanık ... müdafileri:
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.ByLock programı ilgili bilgilerin ne şekilde ele geçirildiği bilinmediğinden ByLock'a ilişkin verilerin delil niteliği bulunmadığına ve mahkumiyete esas alınamayacağına,
2.Sanığın örgütsel saik yada talimat üzerine Bank Asya hesabında işlem yapmadığına,
3.Sendika üyeliğinin silahlı terör örgütü üyeliğine delil teşkil edemeyeceğine, KHK ile kapatıldığının belirtilmesi ve suçlamaya gerekçe gösterilmesinin hukuka aykırı olduğuna, idari bir işlem olan KHK' nın suç unsurunu belirlemede kriter olamayacağına,
4.Sanığın örgüt hiyerarşisinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına,
5.Mahkumiyet kararı verilirken TCK' nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin dikkate alınmadığına,
6.AİHM kararları uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
7. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
E.Sanık ... müdafii:
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.Sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,
2.ByLock içeriklerinin tespit edilemediğine, CGNAT raporundan başka bir delil bulunmadığına,
3.Sanığın örgütsel saik veya talimatla ... hesabında işlem yapmadığına,
4.Sendika ve dernek üyeliğinin atılı suç yönünden delil olamayacağına,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
F.Sanık ... müdafii:
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.ByLock hususunda sadece CGNAT kaydı bulunduğuna ve bu verilerin çelişkili olduğuna, bylock içerik kaydı, log kaydı kullanıcı USER ID şifre ve grup elemanlarını gösterir kayıtların bulunmadığına, bu sebeple sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2.Bank Asya kayıtlarına ilişkin olarak sanığın düzenli bankacılık işlemlerini talimat dönemi dışında da anılan bankada yapmış olması sebebiyle atılı suç yönünden aleyhe değerlendirilemeyeceğine,
3.Manevi unsur başta olmak üzere atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına,
4. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, TCK'nın 53 üncü maddesinin uygulanması yönünden yapılan düzeltme dışında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir.
Ancak; oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında temel ceza tayin edilirken; Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle TCK’nın 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen tehlike ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak; hukuka, vicdana, dosya kapsamına uygun alt sınırdan cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdit uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edildiği gözetilmekle;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanıkların ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduklarına dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden sanıklar ..., ... ve ... hakkında ayrıntılı ByLock tespit ve
değerlendirme raporlarının getirtilmesi. UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi ile tüm bu bilgi ve belgelerin İlk Derece yargılaması sonrasında dosyaya gelen sanıklar ... ve ... hakkındaki ByLock tespit ve değerlendirme raporları ile birlikte 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada okunup tartışılması;
beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla, doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 inci maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1 inci maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenmelerinden sonra sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Ayrıca sanık ... açısından ise; sanık müdafiinin istinaf ve temyiz aşamasında sunduğu dilekçeleri ve eklerine göre, sanığın eşi Muazzez Erbay'ın aynı suçtan yargılandığı Denizli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/64 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 505 XX 57 27 numaralı GSM hattının Muazzez Erbay tarafından kullanılmış olabileceği yönünde görüş bildirilmesi, UYAP üzerinden yapılan incelemede de Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.11.2019 tarih, 2017/64 Esas ve 2019/440 sayılı kararında ... ' ın, eşi sanık ... adına kayıtlı ... numaralı GSM hattı üzerinden ByLock kullandığının kabul edilmesi karşısında;
öncelikle Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/64 Esas sayılı dosyasının onaylı bir örneğinin dosya içerisine getirtilmesi, söz konusu hatta ilişkin ByLock tespit ve değerlendirme raporunun temin edilememesi halinde yeniden bilirkişi raporu alınarak hattın ve bu hatta tanımlı Bylock kullanıcısının tespit edilmesinden sonra sanık ...' ın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Sanıklar ... , ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.12.2019 tarihli, 2018/2872 Esas, 2019/2096 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı, suçun niteliği, mevcut delil durumu, sanık ...' ın eylemli olarak kaçma hazırlığındayken yakalanmış olması, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı ve tutuklulukta geçen süre de dikkate alınarak adı geçen sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/20816, K. 2024/13673, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama