KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/21402 E., 2024/5945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
¸
T. C.
YARGITAY
3. CEZADAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİL Â M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
Ceza Dairesi
SAYISI
2020/937 E., 2020/1112 K.
SUÇ
Terör örgütü propagandası yapmak
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/362 Esas, 2020/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan 3713 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 53. üncü maddeleri gereğince karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/937 Esas, 2020/1112 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığı sebebiyle beraatine dair karar verilmesi gerektiği, 2. Suç unsuru kabul edilen paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.11.2020 tarihli ve 2020/937 Esas, 2020/1112 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/21402, K. 2024/5945, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama