Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/22202 E. , 2023/1645 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/927 E., 2020/1413 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : S
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/22202 E. , 2023/1645 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/927 E., 2020/1413 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurularının sıfat yokluğundan ve esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2019/927 Esas, 2020/1413 sayılı Kararının, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Temyiz istemine konu kararın, sanık müdafiinin elektronik posta adresine 15.12.2020 tarihinde ulaşmakla, 20.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, müdafiinin 08.01.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. Bu haliyle sanık müdafiinin temyizinin süresi içinde yapılmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olmak ve nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2017/807 Esas, 2019/215 sayılı Kararı ile sanık hakkında 1. Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı yasanın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 Sayılı Kanun'un 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Nitelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e-son) bendi, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 604.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/927 Esas, 2020/1413 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin, katılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ÖSYM Başkanlığı vekillerinin silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; katılanlar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile ÖSYM Başkanlığı vekillerinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin, katılan ... vekili ile sanık müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin, sanık müdafinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; 1. Mahkeme kararının yasal gerekçeyi içermediğine; 2. Sanığın eylemlerinin, gerçekleştiği tarihte suç sayılmadığına; 3. Sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına; 4. Sanık hakkında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı ve sanığa kanaate dayalı olarak ceza verildiğine; 5. Dolandırıcılık suçu yönünden, eksik belgeler ile karar verildiğine; 6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Silahlı terör örgütüne üye olmak suçun yönünden; sanığın FETÖ/PDY üyesi olduğu, 2010 KPSS öncesinde örgüt tarafından kendisine verilen sorulara çalışarak sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, örgüt mensubu olmayan kişilere sınav sorularının ve cevaplarının önceden verilmesinin mümkün olmadığı, gizliliğe ve tedbire azami derecede önem veren örgüt içerisindeki yapılanmanın bu durumu gerekli kıldığı dikkate alındığında sanığın FETÖ/PDY örgütü üyesi olduğu kanaatine varılmakla mahkumiyetine karar verilmiştir. Nitelikli dolandırıcılık suçları yönünden; sanığın tekrar edilen Eğitim Bilimleri testinden aldığı puan ve iptal edilmeyen ancak kopya çekildiği mahkemece kabul edilen Genel Kültür-Genel Yetenek testlerinden aldığı puanla Milli Eğitim Bakanlığına öğretmen olarak atandığı ve iddianame tanzim tarihine kadar maaş, ek ders vs olmak üzere toplam 145.164,73 TL gelir elde ettiği, sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiği, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığı için sanığın eyleminin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu sonuç ve kanaatine varılarak bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ise de, iddianamedeki anlatım itibariyle sanığın ÖSYM sonuç belgesi üzerinde sahtecilik yaptığının iddia edilmediği, iddianın içerik sahteciliğine yönelik olduğu, içerikte sahteciliğin yukarıdaki anlatımlar karşısında ancak memur kişi tarafından işlenebileceği, sanığın sanığın sınav tarihinde memur olmaması nedeniyle içerik sahteciliğinin faili olamayacağı, dolayısıyla sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat kararı verildiğinden ve beraat kararı verilen hallerde 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince verilen kararın niteliği dikkate alınarak suç tarihinin yazılmayacağından, Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlıklarında sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan suç tarihinin gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olarak kabul edilmiştir. A. Sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden Temyiz istemine konu kararın, sanık müdafiinin elektronik posta adresine 15.12.2020 tarihinde ulaşmakla, 20.12.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, müdafiin 08.01.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. 19.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun), “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin ilgili bölümü; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” Şeklinde hükümler içermektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrası; “... ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası; “Son ... bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. ... ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Sanık müdafiinin elektronik tebligat adresine gönderilen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2019/927 Esas, 2020/1413 sayılı Kararı, 15.12.2020 tarihinde elektronik posta adresine ulaşmıştır. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş ... sonra ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır. Bu açıklamalar doğrultusunda ilgili kararın sanık müdafisine 20.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresinin son gününün, tatil gününe rastlamayan 04.01.2021 tarihi olduğu, ancak sanık müdafiinin bu süre geçtikten sonra 08.01.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, temyiz talebi ile aynı tarihte eski hale getirme talebinde de bulunduğu ve bu talebinin ekinde sağlık raporunu gönderdiği, sağlık raporunun incelenmesinde sanık müdafiinin 09.12.2020-19.12.2020 tarihleri arasında istirahatli olduğunun görüldüğü, sanık müdafiine kararın tebliğ edilmiş sayıldığı 20.12.2020 tarihinden sonra 5271 Sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinde düzenlenmiş eski hale getirme usûlünün tatbikini gerektirir şartları haiz bir engelinin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanığın temyiz istemleri yönünden Sanığın örgütsel faaliyetleri ve konumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, sanığın 10.07.2010 tarihinde gerçekleşen KPSS sınavında 120 sorudan 119 soruyu doğru cevapladığı dikkate alındığında sanığın diğer örgüt mensuplarıyla birlikte sınavda sorulan soruları elde edip etmediğinin tespitine yönelik bilirkişi raporu alınması, sanığın eşiyle birlikte yurtdışına kaçarken yakalandığı ve hükümden sonra dosyaya giren sanığın eşinin örgütün polis mahrem yapılanmasında yer aldığına ilişkin Emniyet raporundaki bilgiler karşısında sanığın eşinin örgüt ile ilgili dosyasının bulunması halinde getirtilerek sanıkla ilgili bilgi bulunup bulunmadığının araştırılması, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca sanık ... müdafiine okunduktan sonra hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporuna dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden Gerekçe bölümünün (A) başlığında açıklanan nedenlerle, ilgili kararın müdafiye 20.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresinin son gününün, tatil gününe rastlamayan 04.01.2021 tarihi olduğu, ancak sanık müdafiinin bu süre geçtikten sonra 08.01.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın temyiz istemleri yönünden Gerekçe bölümünün (B) başlığında açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.12.2020 tarihli ve 2019/927 Esas, 2020/1413 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.03.2023 tarihinde karar verildi.