Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/22618 E. , 2023/1758 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/97 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusu
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/22618 E. , 2023/1758 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/124 E., 2022/97 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümlere ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, kamu kurum ve kuruluşlarının aleyhine dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraate dair hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmış, İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2018 tarihli ve 2017/827 Esas, 2018/450 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir. Karara yönelik istinaf başvurusu neticesinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 03.07.2020 tarihli ve 2018/1990 Esas, 2020/516 sayılı kararı ile verilen bozma kararı sonucunda Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2021 tarih ve 2020/305 Esas, 2021/173 sayılı kararı ile birleştirme kararı verilen Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/11 Esas, 2021/195 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan iki kez mahkumiyet, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2022/124 Esas, 2022/97 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a-c) bendi ile 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.04.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılan sanık hakkında teşdiden ceza verilmesi ve örgüt üyeliğinden iki ayrı hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, lehe hükümlerin değerlendirilmesi gerektiğine, sanığın tahliyesine karar verilmesine ve sair sebeplere, B-Katılan vekilinin temyiz istemi özetle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen kararın eksik inceleme ve delillerin isabetsizce değerlendirilmesi neticesinde usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince "2010 yılındaki sınavda gerek eğitim bilimleri gerekse genel kültür ve genel yetenek testlerinde önceki yıllardaki seviyesiyle uyumlu olmayan bir yükseliş sergilemesi, 2008-2010 yılları arasında çalıştığı FETÖ iltisaklı eğitim kurumları olan Nil Dersanesi, Ağrı Nil Özel Eğtm. A.Ş. ve Erzincan Şelale Özel Eğt. A.Ş. isimli firmalarda çalışan toplam 18 kişinin de sanık gibi KPSS şüphelisi olması nazara alındığında tüm bu hususları sanığın sınav sorularını temin ettiğine yönelik kuvvetli şüpheye neden olmuş ise de bu şüphenin yenilmesine yetecek derecede kesin ve inandırıcı somut delilin dosyaya yansımadığı ve bu deliller haricinde sanığın bu suçu işlediğine dair dosyaya yansıyan kesin ve inandırıcı somut delil bulunmadığından dolandırıcılık suçuna ilişkin şüphenin yenilemediği kanaatine varılmış ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine, 30.11.2017 tarihinden önceki eylemlerine ilişkin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; iddia, sanık savunmaları, tanık beyanları ve dosyada mevcut diğer tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde incelendiğinde her ne kadar sanık ... hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 21.10.2018 tarihinde Erzincan TEM Şube Müdürlüğünde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ayrıntılı beyan ve teşhis işlemlerinde bulunmuş ise de yargılama süreci bir bütün halinde incelendiğinde 30.11.2017 tarihli iddianame ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, bu davanın 09.04.2018 tarihli ilk duruşmasında sanığın hakkındaki tüm iddiaları reddettiği ve bu örgüt ile hiç bir ilişki ve irtibatının olmadığını beyan ettiği; o dönemde henüz hakkında askeri mahrem imam olduğuna ve örgüt içerisindeki diğer görevlerine ilişkin beyan ve teşhislerin yapılmamış ve dosyaya yansımamış iken sanığın da tüm bu hususları gizleyip 2018 yılı Temmuz ayında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütün askeri mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamındaki bir kısım şüpheli asker kişilerin sanığı kendileri ile örgüt adına görüşen ve kendilerini sabit veya ankesörlü telefonlardan arayan askeri mahrem imam olarak kod adı ile birlikte teşhis etmeleri üzerine sanık hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma işlemlerine başlandıktan sonra sakladığı tüm hususlara ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunmuş olması; her ne kadar bu beyanlarından kısmen dönerek örgüt ile olan irtibatının 2018 yılına kadar sürmediğini 2016 yılı itibariyle sona erdiğini beyan etmiş ise de sanığın müdafii huzurunda alınmış olan 21.10.2018 tarihli beyanında 2018 yılı Temmuz ayına kadar ... (K) isimli örgüt mensubu ile görüştüğünü, birlikte bu yapıya mensup kişilere maddi manevi desteklerde bulunduklarını, örgütün darbe sonrası kullandığı gizli haberleşme programı Falcom üzerinden haberleştiklerini, 2018 yılı Temmuz ayına kadar bu faaliyetlere devam ettiklerini ancak 2018 yılı Temmuz ayında yani tam hakkında aleyhe beyan ve teşhisler adli makamlarca tespit edildiği dönemde ... (K)'a Falcom üzerinden mesaj atarak takip edildiğinden şüphelendiğini söylediğini ve ... (K)'nın da kendisine "istersen kaç, kaçmazsan da şuan ki telefonu imha et, yakalanırsan da kesinlikle konuşup bildiklerini anlatma" dediğini, Falcom üzerinden son konuşmalarının bu olduğunu beyan eden sanığın bu beyanlarından da anlaşılacağı üzere 2018 yılında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması devam ederken ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde dahi bu örgüt içerisinde faaliyetlerine devam ettiği ve bütün bu hususları hakkında aleyhe beyanlar gelene kadar gizlediği anlaşılmış; hakkında aleyhe beyanlar geldikten sonra etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgüt ile olan tüm ilişki ve irtibatını ayrıntılarıyla anlatan sanık, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin 30.11.2017 tarihli iddianamenin yanı sıra sonraki eylemlerine ilişkin 02.01.2019 tarihli ikinci bir iddianamenin daha düzenlenmesinden sonra kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarını değiştirerek bu örgüt ile 2016 yılı itibariyle tüm ilişki ve irtibatını kestiğini, ilk ifadesinde tarihleri yanlış hatırladığını, Ankara'da yargılanırken bu yapı ile irtibatlı olmadığını beyan etmiş ise de sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları da dikkate alındığında iki kez ceza almaktan kaçılmak amacıyla bu şekilde beyanlarını değiştirme yoluna gittiği kanaatine varılmış; bütün bunların yanı sıra kendi yargılamasında sanık hakkında, 2002 yılında ortaokulda iken gittiği örgüt evinde kalan üniversite öğrencilerinden biri olduğunu beyan eden tanık ...'ın Erzincan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/257 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılaması kapsamında ... tanık olarak dinlenmiş ve 02.01.2019 tarihli bu duruşmada ..., sanığı tanımadığını, Atatürk Üniversitesinde okuduğu dönemde örgüte ait evlerde kalmadığını beyan etmiş ve bu ifadesi ile de etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları ile çeliştiği tespit edilmiş; ve böylelikle sanığın, samimi olarak etkin pişmanlık göstererek örgütün deşifresine yönelik beyan ve teşhislerde bulunmak yerine yalnızca hakkında yürütülen yargılamadan en az cezayı almaya yönelik beyanlarda bulunduğu, pişmanlık göstermediği kanaatine varılmış; hakkında aleyhe beyan geldikten sonra etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunmuş ve o beyanların da bir kısmından daha az ceza almak amacıyla dönmüş olsa da beyanlarında sebat ettiği kısımlar etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmiş ve sanık hakkında verilecek cezada TCK'nın 221/4-son cümlesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim uygulanmış; suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgüt içerisinde BTM, BBTM, Eğitim Danışmanlığı, Ümitçilik gibi üst kademelerde görevler alarak yoğun ve etkili faaliyetlerde bulunmuş olması, konumu ve faaliyetleri dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurmak gerekmiş; sanığın duruşmalardaki saygılı tutumu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62 gereği takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış; birleşme öncesinde Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2017/827 esas sayılı dosyasında sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükme karşı sanık aleyhine istinaf yoluna gidilmediğinden bu hususun sonuç cezada sanık açısından kazanılmış hak oluşturacağı anlaşıldığından, CMK'nın 283/1 maddesi gereğince sonuç ceza olarak sanığın 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkumiyetine, 30.11.2017 tarihinden sonraki eylemlerine ilişkin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; iddia, sanık savunmaları ve dosyada mevcut diğer tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde incelendiğinde her ne kadar sanık ... hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 21.10.2018 tarihinde Erzincan TEM Şube Müdürlüğünde etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ayrıntılı beyan ve teşhis işlemlerinde bulunmuş ise de yargılama süreci bir bütün halinde incelendiğinde 30.11.2017 tarihli birleşen dosya iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, bu davanın 09.04.2018 tarihli ilk duruşmasında sanığın hakkındaki tüm iddiaları reddettiği ve bu örgüt ile hiç bir ilişki ve irtibatının olmadığını beyan ettiği; o dönemde henüz hakkında askeri mahrem imam olduğuna ve örgüt içerisindeki diğer görevlerine ilişkin beyan ve teşhislerin yapılmamış ve dosyaya yansımamış iken sanığın da tüm bu hususları gizleyip 2018 yılı Temmuz ayında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından örgütün askeri mahrem yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamındaki bir kısım şüpheli asker kişilerin sanığı kendileri ile örgüt adına görüşen ve kendilerini sabit veya ankesörlü telefonlardan arayan askeri mahrem imam olarak kod adı ile birlikte teşhis etmeleri üzerine sanık hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma işlemlerine başlandıktan sonra sakladığı tüm hususlara ilişkin ayrıntılı beyanlarda bulunmuş olması; her ne kadar bu beyanlarından kısmen dönerek örgüt ile olan irtibatının 2018 yılına kadar sürmediğini 2016 yılı itibariyle sona erdiğini beyan etmiş ise de sanığın müdafii huzurunda alınmış olan 21.10.2018 tarihli beyanında 2018 yılı Temmuz ayına kadar ... (K) isimli örgüt mensubu ile görüştüğünü, birlikte bu yapıya mensup kişilere maddi manevi desteklerde bulunduklarını, örgütün darbe sonrası kullandığı gizli haberleşme programı Falcom üzerinden haberleştiklerini, 2018 yılı Temmuz ayına kadar bu faaliyetlere devam ettiklerini ancak 2018 yılı Temmuz ayında yani tam hakkında aleyhe beyan ve teşhisler adli makamlarca tespit edildiği dönemde ... (K)'a Falcom üzerinden mesaj atarak takip edildiğinden şüphelendiğini söylediğini ve ... (K)'nın da kendisine "istersen kaç, kaçmazsan da şuan ki telefonu imha et, yakalanırsan da kesinlikle konuşup bildiklerini anlatma" dediğini, Falcom üzerinden son konuşmalarının bu olduğunu beyan eden sanığın bu beyanlarından da anlaşılacağı üzere 2018 yılında Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması devam ederken ve hakkında mahkumiyet kararı verildiğinde dahi bu örgüt içerisinde faaliyetlerine devam ettiği ve bütün bu hususları hakkında aleyhe beyanlar gelene kadar gizleyerek örgütsel tavrını sürdürdüğü anlaşılmış; hakkında aleyhe beyanlar geldikten sonra etkin pişmanlık hükümleri kapsamında örgüt ile olan tüm ilişki ve irtibatını ayrıntılarıyla anlatan sanık, hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin 30.11.2017 tarihli iddianamenin yanı sıra sonraki eylemlerine ilişkin 02.01.2019 tarihli ikinci bir iddianamenin daha düzenlenmesinden sonra kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarını değiştirerek bu örgüt ile 2016 yılı itibariyle tüm ilişki ve irtibatını kestiğini, ilk ifadesinde tarihleri yanlış hatırladığını, Ankara'da yargılanırken bu yapı ile irtibatlı olmadığını beyan ederek mevcut dava yönünden tüm hususları inkar etmiş ise de sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışları da dikkate alındığında iki kez ceza almaktan kaçılmak amacıyla bu şekilde beyanlarını değiştirme yoluna gittiği kanaatine varılmış; ve böylelikle sanığın, samimi olarak etkin pişmanlık göstererek örgütün deşifresine yönelik beyan ve teşhislerde bulunmak yerine yalnızca hakkında yürütülen yargılamadan en az cezayı almaya yönelik beyanlarda bulunduğu, pişmanlık göstermediği kanaatine varılmış; hakkında aleyhe beyan geldikten sonra etkin pişmanlık kapsamında beyanlarda bulunmuş ancak sonrasında daha az ceza almak amacıyla bu beyanlarından dönmüş olsa da etkin pişmanlık kapsamında alınan beyanı ve teşhis işlemlerin müdafii huzurunda gerçekleştirildiğinden ve beyanların hayatın olağan akışı ile uyumlu oluşu neticesinde bu beyanların etkin pişmanlık hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmiş ve sanık hakkında verilecek cezada TCK'nın 221/4-son cümlesi gereğince takdiren 1/3 oranında indirim uygulanmış; suçun işleniş şekli, sanığın suç kastının yoğunluğu, örgütün niteliği, sanığın örgüt içerisinde üst kademelerde görevler aldıktan sonra hakkında 30.11.2017 tarihinde terör örgütü üyeliğinden iddianame düzenlendikten sonra temadinin kesildiği, sanığın bu tarihten sonra da örgütün yurt dışına kaçan üyeleri ile irtibatını Falcom gibi örgütün gizli haberleşme programları üzerinden devam ettirdiği ve talimat aldığı, aldığı bu talimatlar gereği ülke içerisinde gaybubet evlerinde gizlenmiş ve haklarında yakalama kararı olan örgüt üyeleri ile irtibat kurmaya devam ettiği ve 2018 yılı Temmuz ayına kadar bu örgütün üst düzey yöneticileri ve gizlenmiş hücre yapıları ile irtibat kurduğu, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan tutuklanan ya da mesleklerinden ihraç edilen şahıslara gizlilik içerisinde örgüt tarafından gönderilen muavenet paralarını ulaştırdığı, örgüt üyeleri canlı tutarak örgütten ayrılmalarını önlemek için muavenet paralarını ulaştırdığı, bu şahısların gizli haberleşme programı Falcom üzerinden birbirlerini ekleyerek örgüt lideri ...'in vaaz videolarını izlemeye devam ettikleri, sabır ve dayanışma üzerine birbirlerini telkin ettikleri, izlendiği hissini yurt dışındaki üst düzey sorumlusuna bildirdiğinde 2018 yılı Temmuz ayı içerisinde talimat gereği Falcom uygulaması yüklü telefonunu imha ettiği, her ne kadar bu olayların ilk iddianameden önce olduğunu söyleyerek temadinin kesilmesinden önce ilişkisini kopardığını söylemiş ise de 2018 yılı Ramazan ayı içinde Tufan kod isimli şahsın Erzincan'a kendisini ziyarete geldiğini, kendisinin de onu Ramazan ayı içerisinde Kayseri ilinde ziyaret ettiğini belirterek yer ve zaman olarak somut olaylar üzerinden beyanlarda bulunması nedeniyle tek suçtan ceza alabilmek için etkin pişmanlık kapsamındaki beyanlarından dönmeye çalışsa da eylemlerini 2018 yılı Temmuz ayına kadar devam ettirdiği, ifadeye çağrılana kadar da herhangi bir birime başvurmadığı, örgüt üyelerine verilen paraların kim tarafından ne şekilde ulaştırıldığına ilişkin beyanlarda da bulunmadığı gibi bu paraların eski himmet paraları ve kendi parası olduğuna ilişkin beyanlarda bulunarak örgüt üyelerine ulaştırdığı bu paraların kendisine kim tarafından verildiğini gizleyerek örgüt ile olan irtibatına ilişkin mahkeme ile paylaşmadığı hususlar bulunan sanığın bu şekilde yoğun ve etkili faaliyetlerde bulunmuş olması, konumu ve faaliyetleri dolayısıyla meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurmak gerekmiş; sanığın duruşmalardaki saygılı tutumu lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek yukarıda gerekçelendirilen hususlar ışığı altında sanığın mahkumiyetine " karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, "sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçuna yönelik kurulan hükmün incelenmesinde; delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat kararında, bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, Silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik kurulan iki ayrı hükmün incelenmesinde; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddine, ancak; Mahkemece, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2017 tarih ve 2017/40728 Esas sayılı iddianamesinde anlatımı yapılan, 30.11.2017 tarihinden önceki döneme ilişkin eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu kabul edilen sanığın, örgüt içerisindeki konumu, eylemlerinin niteliği, örgüte olan katkısı ve TCK'nın 61 inci maddesindeki diğer hususlar gözetilerek, temel cezasının alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle fazla ceza tayini, Yargılama aşamalarında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek, örgütteki konumuyla uyumlu şekilde FETÖ silahlı terör örgütünün yapısı ve faaliyetleri ile örgüte dahil olan diğer kişiler hakkında bilgisi dahilinde yeteri kadar bilgi veren sanık hakkında, Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2019 tarih ve 2019/12 Esas sayılı iddianamesinde anlatımı yapılan 30.11.2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik TCK'nın 221/4 üncü maddesi uyarınca üst sınıra yakın makul oranda indirim yapılması gerektiği düşünülmeyip, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini, Kanuna aykırı olup, sanık ile müdafiinin istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de; olaya ilişkin mutlaka toplanması gereken delillerin toplandığı ve dosyanın mevcut durumu itibariyle araştırılması gerekli başka bir hususun bulunmadığı, dolayısıyla olayın daha ziyade aydınlanmasının gerekmediği anlaşılmakla, incelenen dosyaya ilişkin olarak Dairemizce 5271 sayılı CMK'nın 20.07.2017 tarih ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 280/1-a-c ve aynı Kanun'un 303/1-a maddelerine göre karar verilebilmesi için gerekli şartların oluştuğu ve anılan maddeye göre yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için doğrudan beraat kararı verilebilen bu halde, cezanın indirilmesinin de mümkün olduğu anlaşılmakla, belirtilen yanlış uygulamanın anılan maddeler uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltilmesi mümkün bulunduğu kanaatine varılmakla; Sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2017 tarih ve 2017/40728 Esas sayılı iddianamesinde anlatımı yapılan, 30.11.2017 tarihinden önceki döneme ilişkin eylemleri yönünden kurulan hüküm fıkrasındaki; sanık hakkında temel cezanın belirlendiği bölümde yer alan '8 yıl' ibaresi çıkartılarak yerine '7 yıl' ibaresinin, belirlenen temel cezada 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi gereğince artırım yapılan bölümde yer alan '12 yıl' ibaresi çıkartılarak yerine '10 yıl 6 ay' ibaresinin ve sanık hakkında TCK'nın 221/4 üncü maddesinin son cümlesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı bölümde yer alan "8 yıl' ibaresi çıkarılarak yerlerine, "1/3 ve 7 yıl' ibarelerinin, TCK'nın 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı bölümde yer alan '6 yıl 8 ay' ibaresi çıkartılarak yerine '5 yıl 10 ay' ibaresinin yazılması, Sanık hakkında Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2019 tarih ve 2019/12 Esas sayılı iddianamesinde anlatımı yapılan, 30.11.2017 tarihinden sonraki döneme ilişkin eylemlerine yönelik kurulan hükmün gerekçesindeki; sanık hakkında etkin pişmanlık nedeniyle indirim yapılan bölümde yer alan '1/3' ibaresi çıkartılarak yerine 2/3 ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasındaki sanığın cezasından TCK'nın 221/4 üncü maddesi ile indirim yapılan bölümde yer alan "1/3 ve 6 yıl" ibareleri çıkarılarak yerlerine "2/3 ve 3 yıl" ibarelerinin ve TCK'nın 62 nci maddesi ile indirim yapılmasına karar verilen bölümde yer alan "5 yıl" ibaresi çıkarılarak yerine "2 yıl 6 ay" ibarelerinin eklenmesi suretiyle istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine" karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A-Tebliğnamedeki onama talepli görüşte (B ve C) bentlerinde gösterilen nedenlerle isabet bulunmamıştır. B-Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz talebi yönünden; Müsnet suç için suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türüne nazaran, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmamıştır. C-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile ilgili olarak sanık müdafiinin temyiz talebi yönünden; 1-Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun mütemadi/kesintisiz suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintinin birlikte gerçekleşmesine kadar icra olunan tüm örgütsel faaliyetlerin tek suç oluşturacağı, örgüt üyeliğinin, yakalanma, örgütün dağılması, örgütten ihraç ya da kendiliğinden örgütten ayrılma gibi sebeplerle sona erebileceği, yakalanmayan sanık hakkında düzenlenen iddianamenin temadi eden suç için fiili kesinti oluşturmayacağı nazara alındığında, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30.11.2017 tarihli iddianamenin tanzim tarihinde sanığın firari olup yakalanamadığı, 18.10.2018 tarihinde yakalanması ile fiili kesintinin de gerçekleştiği, sanık hakkında 02.01.2019 tarihli Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen yeni iddianamelerin içerik itibariyle sanığın yakalanma tarihinden önceki faaliyetlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, fiili ve hukuki kesintinin gerçekleştiği 18.10.2018 tarihine kadar icra olunan eylemlerin kül halinde bir kez terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacağı gözetilmeden yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile iki ayrı suç oluşturduğunun kabulü ile fazla ceza tayini, 2-Kabul ve Uygulamaya göre de; a-Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2 nci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açılmaksızın İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında belirlenen temel cezanın 8 yıldan 7 yıla indirilmesi, b) Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın, soruşturma aşamasından itibaren safahatta istikrarlı biçimde örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak, örgütün yapısı, faaliyetleri ve örgüt mensupları ile ilgili bilgiler verdiği anlaşıldığından, TCK'nın 221/4 üncü maddesinin 2 nci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun ve azami hadde yakın adil oranda bir indirim yapılması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. V. KARAR A-Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı yönünden gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteminin CMK'nın 298 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B-Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Eruzum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.02.2022 tarihli ve 2022/124 Esas, 2022/97 sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, müsnet suçun niteliği, kaçacağına dair somut olgular bulunan sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, bozma kararının içeriği nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.