İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26739 K.2024/3981

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde…

Esas2022/26739Karar2024/3981Tarih12 Mart 2024Okuma7 dk · 1.488 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/26739 E., 2024/3981 K.

Karar tarihi
12 Mart 2024
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2021/1503 E., 2022/267 K
Suç
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, Nitelikli kasten öldürme, Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
Hüküm
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi

Karar Detayı

1.488 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Cizre

2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli, 2020/11 Esas ve 2021/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında, "Devletin Topraklarının Tamamını veya Bir Kısmını Devlet İdaresinden Ayırmaya Yönelik Silahlı Eylemlerde Bulunmak" suçundan, 2 kez 765 sayılı TCK'nun 125/1, 31 ve 33 maddeleri, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma" suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci,

ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, "Nitelikli kasten öldürme suçundan" 17 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a, c ve g bentleri, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin 1 inci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, "Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan" 21 kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının a, c ve g bentleri,

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin 1 inci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca mahkûmiyet kararları verilmiştir, 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

9. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli, 2021/1503 Esas ve 2022/267 sayılı Kararı ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, sanığın söz konusu eylem tarihleri arasında yakalanmadığı, hakkında iddianame tanzim edilmediği dolayısıyla hukuki ve fiili kesintinin gerçekleşmediği,

sanığın silahlı terör örgütünün amacına ilişkin vehamet arz eden son eyleminin 13.10.2008 tarihli eylem olduğu nazara alındığında eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilerek bir kez Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle 765 sayılı Yasa'nın TCK'nın 125 inci maddesi gereğince iki kez, 5237 sayılı TCK'nın 302/1 maddesi gereğince bir kez olmak üzere üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, bu hukuka aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin,

CMK'nın 280/1.b ve 303/1.h maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak dairece düzeltilmesi imkan dahilinde bulunduğundan, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dosya Daire'ye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1-Mahkumiyete dair tek delilin sanığın yurt dışına iade korkusundan verdiği ifadeleri olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, 2-Kararın bozulmasına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tanık ... ve ... sanığı ... Kampında gördüklerine ilişkin beyanlarda bulunmuşlardır. Tanık ... ve ... sanık ... hakkında soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarını mahkememiz huzurunda yinelemiş, sanığı ... kampında gördüklerini, katıldığı eylemler hakkında bilgileri olmadığın belirtmişlerdir. Sanık hakkında yapılan kolluk araştırmasında.

Hakkari İl Jandama Komutanlığının 28.05.2010 tarihli ve “300000168” sayılı Haber Kayıt Bildirim Formunda belirtilen; "...geçen yıl More Biriminde faaliyet gösteren Server (K) isimli örgüt mensubunun Irak kuzeyinde bir mağarada tutuklu iken iki örgüt mensubunu öldürüp örgütten kaçarak Irak KDP güçlerine sığındığı, örgütün üst düzey yöneticileri tarafından KDP güçlerine 150.000 Avro ödenerek Server (K)’un teslim alınıp infaz edildiği..." şeklinde yer alan bilgi ile sanık ...'in anlatımlarının kısmen örtüştüğü görülmüştür.

Sanık ...'in PKK/KCK terör örgütü bünyesinde 05.09.2004 yılında Silopi ilçesi Görümlü Beldesinde askeri araçların geçişi sırasında mayın patlatılması neticesinde geçiş yapan katılanlar ..., ..., ... ile müştekiler ...

(Ölüm:17/05/2012) ve ...'ın yaralandıkları olaya iştirak ettiği; yine 08.06.2004 tarihinde Uludere ilçesi Geçitboyu köyünde askeri aracın geçişi sırasında mayın patlatılması neticesinde müşteki ... ile mağdurlar ..., ... ve ...'nin yaralandıkları eyleme iştirak ettiği sabit görüldüğünden; suç tarihinde lehe olan 765 sayılı TCK'nın 125 inci maddesi gereğince 2 Kez cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık ...'in 03.10.2008 tarihinde 17 güvenlik görevlisinin şehit olduğu, 21 güvenlik görevlisinin yaralandığı Aktütün Karakoluna saldırı eylemine iştirak ederek üzerine atılı "Devletin Birliği ve Ülke Bütünlüğünü Bozma" suçunu işlediği sabit görülmekle; suç tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı TCK'nın 302/1 inci maddesi uyarınca, suçun işleniş şekli ve suç yolunda ortaya koyduğu kast ve saikinin ağırlığı gözetilerek temel ceza belirlenmiştir.

Sanığın 03.10.2008 tarihli olayda; amaç suç olan Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma eylemine yönelik olarak hedef alınan Aktütün Karakolunda bulunan Maktuller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı.

"Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle, Tasarlayarak, Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürme" suçunu iştirak halinde işlediği sabit görülmekle; eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 37/1 ve 302/2 nci maddesi delaletiyle TCK'nın 82/1-a,c,g maddesi gereğince her bir maktül yönünden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın 03.10.2008 tarihli olayda amaç suç olan Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma eylemine yönelik olarak hedef alınan Aktütün Karakolunda bulunan Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., .... Müştekiler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve .... Mağdurlar ... ve ...'e karşı.

"Yerine Getirdiği Kamu Görevi Nedeniyle, Tasarlayarak ve Bombalamak Suretiyle Kasten Öldürmeye Teşebbüs" suçunu iştirak halinde işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 37/1 ve 302/2 nci maddesi delaletiyle TCK'nın 82/1-a,c,g maddesi gereğince her bir müşteki yönünden ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir. B.

Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü I-Sanığın kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme, kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçlarından mahkumiyetine ilişkin karara yönelik yapılan incelemede.

Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmalarının inandırıcı gerekçelerle red edilmesine hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümlerde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

II- Sanığın Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya çalışmak, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçları yönünden mahkumiyetine ilişkin yapılan incelemede.

Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık hakkında 05.09.2004, 08.06.2004 ve 03.10.2008 tarihili eylemleri nedeniyle 765 sayılı TCK'nın 125 inci maddesi gereğince iki kez, 5237 sayılı TCK'nın 302/1 maddesi gereğince bir kez olmak üzere üç kez cezalandırılmasına karar verilmiş ise de.

Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçunun temadi eden suçlardan olduğu, sanığın söz konusu eylem tarihleri arasında yakalanmadığı, hakkında iddianame tanzim edilmediği dolayısıyla hukuki ve fiili kesintinin gerçekleşmediği,

sanığın silahlı terör örgütünün amacına ilişkin vehamet arz eden son eyleminin 13.10.2008 tarihli eylem olduğu nazara alındığında eylemlerinin bir bütün olarak değerlendirilerek bir kez Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle 765 sayılı Yasa'nın TCK'nın 125 inci maddesi gereğince iki kez, 5237 sayılı TCK'nın 302/1 maddesi gereğince bir kez olmak üzere üç kez cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olup, bu hukuka aykırılığın davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin,

CMK'nın 280/1.b ve 303/1.h maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Dairemizce düzeltilmesi imkan dahilinde bulunmuştur.

IV. GEREKÇE

Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre. 1997 yılında Irakta örgüte katılan, örgütün Irak'taki kamplarında askeri ve siyasi eğitim alan, daha sonra takım komutanı olarak askeri eğitim veren, 2003 yılından itibaren ülkemize gelerek bölge sorumluluğu üstlenip, güvenlik güçleri ile çatışmalara giren, 08.06.2004, 05.09.2004 ve 03.10.2008 tarihli ölümlü ve yaralanmalı eylemlere katıldığı kabul edilen sanık hakkında.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemleri gerçekleştirdiği,

sübutu kabul olunan eylemlerin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelikli kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarının vasıfları tayin ve sübutları kabul edilmiş, cezaların bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış,

savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmediğinden sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün 1. bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

9. Ceza Dairesinin 07.03.2022 tarihli, 2021/1503 Esas ve 2022/267 sayılı Kararının sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cizre

SONUÇ / HÜKÜM

2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. IV. Gerekçe
  7. V. Karar
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/26739
Karar No
2024/3981
Tarih
12 Mart 2024
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26719 K.2024/6283
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26718 K.2024/6284
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26714 K.2024/6281
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26713 K.2024/1970
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26677 K.2024/1847
  • 3. Ceza Dairesi — Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/26657 K.2022/6623

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.