İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/29244 Karar: 2023/1422 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/29244 K.2023/1422

3. Ceza Dairesi 2022/29244 E. , 2023/1422 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/61 K. KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal suçuna yardım etme 27.07.2016 (Sanık ... için) HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/29244 E. , 2023/1422 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/61 K. KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal suçuna yardım etme 27.07.2016 (Sanık ... için) HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞ

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/29244 E. , 2023/1422 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2022/61 K. KATILANLAR : T.C. ..., TBMM Başkanlığı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasayı ihlal suçuna yardım etme 27.07.2016 (Sanık ... için) HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar ..., ... ve ... yönünden Onama, sanık ... yönünden Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanıklar ... ve Atilla Tanrısever müdafiileri ile sanık ...'in duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.02.2019 tarihli ve 2017/416 Esas, 2019/88 sayılı Kararı ile; 1-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2-Sanıklar ... ve Kamil Öğül hakkında Anayasayı ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 309 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 3-Sanık ... hakkında Anayasayı ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2019/935 Esas, 2019/860 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii ile sanığın eşi E.T.'nin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in eşi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli ve 2019/11120 Esas, 2020/1635 sayılı Kararı ile, " Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden katılma hakları bulunduğu halde, davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmeyen Cumhurbaşkanlığına ve ... kurumuna Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 20.06.2019 tarih ve 2019/935-2019/860 sayılı kararının tebliğ edilmesi sağlanıp temyiz talebinde bulunulması halinde temyiz dilekçesi dosya arasına eklenip bu hususta ek tebliğname düzenlendikten sonra gönderilmesinin temini için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine" karar verilmiştir. D. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının katılanlara usulüne uygun olarak tebliğ edilip, temyiz talepleri üzerine ek tebliğname düzenlenmesinin ardından Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/5394 Esas, 2021/4218 sayılı Kararı ile özetle, "1-)Sanıklar ... ve ...' in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, sanık ...' nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükümler yönünden; .....Hükümden önce 25.08.2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı KHK’nın 147 nci maddesiyle değiştirilen ve 08.03.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7078 sayılı Kanunun 142 nci maddesi ile de kanunlaştırılan CMK’nın 196/4 üncü maddesinde öngörülen zorunluluk halinin ne olduğu belirtilmeden sanıkların mahkeme salonunda hazır bulundurulmayıp SEGBİS yöntemiyle esas hakkındaki savunmaları ve son sözleri sorulmak suretiyle yargılamanın tamamlanıp CMK’nın 289/1-h maddesi kapsamında aynı Kanunun 196/4 üncü maddesine muhalefet edilmesi, 2-)Sanık ... Öğül'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm yönünden; ... eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri de gözetilerek TCK'nın 39/2-c. maddesi uyarınca kusurlu hareketleri ile orantılı, hakkaniyete uygun bir ceza tertip edilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında hatalı değerlendirme ile doğrudan fail olarak mahkumiyet hükmü kurulması, nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. E. Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 11.02.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararı ile; 1-Sanık ... hakkında; TCK'nın 309/1, 311/1. ve 312/1 inci maddelerine muhalefet ettiğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 inci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2-Sanıklar ..., ... ve Kamil Öğül hakkında Anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 309 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi delaletiyle aynı Yasa'nın 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi delaletiyle TCK'nın 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. F. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.06.2022 tarihli ve sanıklar ..., ... ve ... yönünden onama, sanık ... yönünden bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A-Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın FETÖ ile irtibatı olduğuna ilişkin dosyada delil bulunmadığına, müellifi, basımı ve yayınlanması açısından suç oluşturmayan, halen erişime açık bu yazıya “örgütsel belge” muamelesi yapılmasının ve bulundurduğu için sanığa ceza verilmesinin adil ve yasal olamayacağına, aynı lojmanda ikamet etmeleri, aynı yerde çalışmaları nedeniyle diğer sanıklarla HTS irtibatının bulunmasının olağan olduğuna, dijital materyaller üzerinde yapılan araştırma sonucunda sanığın FETÖ üyesi olduğuna işaret eden hiçbir bilgi-belge ve belirti elde edilemediğine, örgüt üyeliğine ilişkin kabule alınan tek tanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak için sanık aleyhine beyanda bulunduğuna, salt bu beyana istinaden mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, bu tanığın beyanının talimatla alındığına, gerekçesiz olarak temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasının yasaya aykırı olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, B-Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın hiçbir şekilde darbecilerle fikir ve eylem birliği içinde olmadığına, sadece emir vermeye yetkili komutanlarından almış olduğu emirleri yerine getirdiğine, İç Hizmet Kanunu’nun 14 üncü maddesine göre ast, muayyen olan vazifeleri,emirleri vaktinde yapar değiştiremez, haddini aşamaz, icradan doğan mesuliyetler emri verene aittir demek suretiyle sanığın İç Hizmet Kanunu’na uygun davrandığına; şayet bu emirlerin uygulanmasından dolayı mesul olacak birisi varsa onun da emri veren olduğuna, bu sebeple sanığın darbe teşebbüsünde bulunduğu yönünde kurulan hükmün açık bir şekilde kanuna aykırı olduğuna, ayrıca tanık A.A’nın ifadesinde "... içtimadakilere sıkı yönetime karşı olduğunu ama bu durumda ... yapabileceğimiz bir şey yok, emir nasılsa ben de size iletiyorum şeklinde konuşma yaptığı doğrudur" şeklinde beyanda bulunduğuna, bu hususun da sanığın darbeye bırakın destek vermeyi darbenin karşısında olduğunun somut bir delili olduğuna, olayı tatbikat olarak değerlendirdiğine, mahkumiyete esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, çelişkilerin giderilmediğine, sabit hat aramalarının aleyhe değerlendirilemeyeceğine, sanığın örgütün hiyerarşik yapısı içerisinde bulunduğuna ilişkin delil bulunmadığına, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, C-Sanık ... Öğül müdafiinin temyiz istemi özetle, sanığın mahkumiyetine esas alınan dört tanığın yanı sıra aynı ortamda nizamiye kapısında bulunan yaklaşık 16 şahıs bulunduğuna, ancak bu dört şahıs dışındakilerin sanık aleyhine beyanları bulunmadığına, lehe olan beyanlarının da göz ardı edildiğine, bu şahısların aşama beyanlarının çelişkili olduğuna, dinlenen tanıkların çoğunluğunun sanığın darbe karşı faaliyetler yürütüğü, kaybolan alay komutanın bulunması için çalışma yürütüğü, mesajların alt birliklere gönderilmesini engellediği, JÖH taburunun silahlarını topladığı, kaçan darbecilerin yakalanması için emniyet ile eş güdüm içerisinde çalıştığı yönünde beyanda bulunduklarına, birliğe gelen mesajları alır alamaz ve o esnada çoktan derdest edilmiş olan tek yetkili H.T.’yi saat 22:31’de 3 defa artarda arayıp bilgi vermeye çalışan ilk asker şahsın Kamil Öğül olduğuna, Batman’da darbeci subayların lideri konumunda olan A.E.'nin 00:06'da telefon ile yanına çağırıp ortalama 1 saat kadar süren toplantıya katılan yaklaşık 10’a yakın personel arasında Kamil Öğül’ün olmadığına, hatta A.E. tarafından aranıp toplantıya dahi çağırılmadığına, hertürlü şüpheden uzak somut delillere dayanmayan iddialar karşınında dosyaya delil sunulamadığından hareketle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, D-Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi özetle; iddianamede yer verilen tanıkların soruşturma aşamasındaki beyanlarını hükme esas alındığına, ancak ne bu tanıkların mahkeme huzurunda verdikleri beyanlarının tartışmadığına, mahkemenin kendi topladığı delilleri dikkate almadığına, gerekçeli kararda bu delilleri tartışmadığına, aynı lojmanda ikamet etmeleri, aynı yerde çalışmaları nedeniyle diğer sanıklarla HTS irtibatının bulunmasının olağan olduğuna, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım etme suçunun, ihmali davranışlarla işlenemeyeceğine, suç işleme iradesinin ve elverişli araçların kullanılmasının bu suçun işlenmesi için gerekli olduğuna, ancak sanık yönünden bu unsurların var olmadığına, örgüt üyeliği açısından soyut bir iddia dışında somut bir delilin bulunmadığı da gözetildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olduğundan beraati yerine yazılı gerekçelerle mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, E-Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle(Aleyhe); sanıklar ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu yardım etmek suretiyle işlediklerinden bahisle mahkumiyetlerine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, F- Katılanlar vekilinin temyiz istemi özetle; tüm sanıklar hakkında Anayasal düzeni yıkmaya teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi gerekirken eksik inceleme ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak eksin ceza verildiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 15 Temmuz darbe teşebbüsü gecesi Batman'da yaşananlar: Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarih, 2018/6368 Esas, 2019/7075 Karar sayılı ilamı ile haklarında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri onanan A.E., C.E., A.T., N.N. ve H.A.G.'nin darbenin Batman'da hayata geçirilmesi amacıyla 15.07.2016 günü saat 22:00 sıralarında Batman İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Albay H.T.'nin derdest ettikleri, emir komuta kendisine geçen ve Kurmay Başkan vekilliği görevinde bulunan A.E.'nin saat 22:20 sıralarında kurmay başkanı odasında yetkili subayları toplayarak emir komutanın kendisinde olduğunu belirterek hareket merkezine gelen sözde sıkı yönetim mesajının emrindeki personele emir ve talimat mahiyetinde ilettiği, önceden kararlaştırılan darbe planının uygulanması amacıyla sözde sıkıyönetim mesajının bağlı birliklere çekilmesi, personelin teçhizatlandırılması, nizamiyelerin güçlendirilmesi, polis dahi içeri kimsenin alınmaması ve gerekirse ateş açılması talimatı verdiği, Ülke genelinde darbenin gerçekleşmesinin önlenmesinden ve bertarafından sonra darbecilerin araçla kışlayı terkettikleri ve daha sonra da Diyarbakır ilinde güvenlik kuvvetlerince yakalandıkları anlaşılmaktadır. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme: Jandarma Bölge Komutanlığı İstihbarat Şubesine ait kamera kayıtlarına göre, sistem saatiyle saat 22:40'da ...'in MEBS arka girişinden binaya giriş yaptığı ve A.E'nin bulunduğu Kurmay Başkanı Makam odasına girdiği, bu sırada oda içerisinde A.E.'nin yetkili subayları toplayarak Kurmay Başkan Vekili sıfatıyla emir komutanın kendisinde olduğunu belirttiği, hareket merkezine gelen sözde sıkı yönetim direktiflerini emrindeki personele emir ve talimat mahiyetinde ilettiği, önceden kararlaştırılan darbe planının uygulanması amacıyla emirler verdiği, sanık ...'in de söz konusu emir ve talimatları alarak uyduğu, şöyle ki; A.E.'nin emri doğrultusunda 1 nolu nizamiye binası bölgesi yakınında darbe kalkışmasına iştirak eden N.N ile birlikte silahlı teçhizatlı olarak bulunduğu, N.N'nin sanık ...'a yönelik "komutanım bu nizamiye sizin, siz buradasınız ben öbür 2 nolu nizamiyeye gidiyorum" şeklinde hitapta bulunduğu ve sanık ...'ın buna karşılık "tamam ben buradayım" şeklinde cevap verdiği, yine sanığın nizamiye bölgesine yönelerek nöbetçilere dikkatli olun şeklinde söyleminin olduğu, mahiyetindeki personele silah teçhizatlarını alması ve odalarında beklemesi yönünde emir verdiği, sanığın FETÖ/PDY terör örgütü yapılanması içerisinde yer alan mahrem imamlar M.B., Ö.K. ve K.T. ile birden fazla kez irtibatının bulunduğu ve kullandığı GSM numaraları ile ortak alanlardan baz sinyalleri aldığı, yine ... ile darbe girişimi gecesi kullandığı GSM hattı ile irtibat sağladığı, ülke çapında ve Batman'da darbe girişimine yönelik vahamet arz eden olayların yaşandığı ..., sanığın görevine yeni başladığı ve o gecede sanığın darbe girişimine karşı duyarsız tavırlar sergilediği şeklindeki kaçamaklı ve çelişkili anlatımlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğunun, suç işleme karar ve iradesine katıldığının da kanıtlanamamış olmasına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmeyen, hakkında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları da bulunmayan sanığın eylemlerinin; elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmemesi de nazara alındığında, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı, bu itibarla sanık ...'in üzerine yüklenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 309/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezadan 3713 sayılı TMK'nın 3/1 inci maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle suçun işlenmesine yardım ettiği kabul edilerek TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle TCK'nın 39/1 inci maddesi gereğince eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri dikkate alınarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme: Bu bağlamda; her ne kadar sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 309/1, 311/1 ve 312/1 inci maddelerine muhalefet ettiğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın diğer sanıklarla beraber eylem ve fikir birliği içerisinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğine dair, savunmalarının aksini kanıtlar nitelikte, mahkememizde her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeterli tam bir kanaat hasıl olmadığı, sanığa atfedilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğine dair eylemlerin iddiadan öteye varmadığı, mevcut delil durumu itibarıyla sanığın anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan mahkumiyetine karar verilemeyeceği anlaşılmış ise de, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde değişen suç vasfına göre tanık İ.K.'nın sanığın FETÖ/PDY yapılanması içerisinde bulunmasına dair beyanının içeriği dikkate alındığında sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu ve sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması gerektiği kabul edilmiş, sanık ...'nın değişen suç vasfına göre silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit olduğundan, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, sanığın kastının ağırlığı, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar ile sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezadan 3713 sayılı TMK'nın 3/1 inci maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılmıştır. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme: Bu bağlamda, Jandarma Bölge Komutanlığı İstihbarat Şubesine ait kamera kayıtlarına göre, sistem saatiyle saat 22:23'de ...'in sivil olarak A.E.'nin bulunduğu Kurmay Başkanı makam odasına geldiği, A.E.'nin Kurmay Başkanı Odasında yetkili subayları toplayarak Kurmay Başkan Vekili sıfatıyla emir komutanın kendisinde olduğunu belirttiği, hareket merkezine gelen sözde sıkı yönetim direktiflerini emrindeki personele emir ve talimat mahiyetinde ilettiği, önceden kararlaştırılan darbe planının uygulanması amacıyla emirler verdiği, bu sırada sanık ...'in de söz konusu emir ve talimatları alarak uyduğu, bu kapsamda sanık ...'in "Jandarma Genel Komutanlığından mesaj geldi, mesajda sıkıyönetim ilan edildi, tabur personeli ivedi bir şekilde silahlı ve teçhizatlı bir şekilde hazırlanarak kışlanın 1 ve 2 nolu nizamiyelerine takviye olarak yollayalım, durum çok ciddi, eğer bu duruma karşı çıkmak isteyen olursa tutuklayalım, aksi halde dışarıdan komuta kademesinden arayanlar olabilir, sakın inanmayın, verdikleri emirlere uymayın, bu kışlada emir komuta bizde, alay komutanımız yok, kurmay başkan vekilimiz Adnan Binbaşı öyle istiyor şeklinde beyanların bulunduğu, yine tanık anlatımlarından sanık ...'nın saat 23:30 gibi yapılan içtima alanında yaklaşık 100 kişiye hitaben "arkadaşlar şu an JÖH taburunun en kıdemli personeli olarak ben varım ve bana verilen emirler doğrultusunda bende size emirlerimi ileteceğim, şu an itibariyle JÖH tabur komutanımız bile sizi cep telefonundan arayıp size sıkıyönetim yoktur, yanlış bir şeydir veya böyle bir şeye kalkışmayın diye emir verirse bile arkadaşlar kesinlikle dinlemeyeceksiniz ve şu an içimizde bile sizden üst rütbede biri bile olsa hayır arkadaşlar ben buna inanmıyorum, öyle bir şey yoktur diyen personeli tespit edip onun ellerine kelepçe vurup hemen nezarethaneye atarım" şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca sanığın, A.E.'nin talimatları doğrultusunda "eski ve yeni tüm personele silah vermesi talimatını verdiği, izinde ve kursta olan personelin silahlarını dağıtmalarını istediği, kışla içerisinde bulunan bir çok noktaya asker gönderdiği, yeni katılış yapan personele tüfek ve teçhizat zimmeti yapın, izinde ve raporlu olan personelin tüfeğini geçici olsa da verin, herhangi bir olay olduğunda herkesin tüfek teçhizatı olsun" şeklinde talimatlar verdiği, ayrıca tanık C.E.'nin sanık ...'in FETÖ yapılanması içerisinde yer aldığına dair beyanı da dikkate alındığında, sanığın kaçamaklı ve çelişkili anlatımlarının kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğunun, suç işleme karar ve iradesine katıldığının da kanıtlanamamış olmasına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmeyen, hakkında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları da bulunmayan sanığın eylemlerinin; elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmemesi de nazara alındığında, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı, bu itibarla sanık ...'in üzerine yüklenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 309/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezadan 3713 sayılı TMK'nın 3/1 inci maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle suçun işlenmesine yardım ettiği kabul edilerek TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle TCK'nın 39/1 inci maddesi gereğince eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri dikkate alınarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmıştır. Sanık ... hakkında yapılan değerlendirme: Bu bağlamda, olay günü kışla nöbetçi amiri olan sanık Yb. ...'ün, sözde sıkıyönetim mesajının geldiği saat 22:20 sıralarında A.E. ve N.N. ile birlikte Kurmay Başkanı odasına girdiği, burada A.E.'den aldığı emirler doğrultusunda saat 23:00 sıralarında nizamiyeye giderek personele “arkadaşlar Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, sıkıyönetim kanunu uygulamaya girdi, kapıdan hiçbir personel çıkmayacak kapıya polis gelirse içeri almıyoruz ihtar çekiyoruz ihtara uymazlarsa ateş ediyoruz” dediği, devamında kobradaki mühimmat durumunu oradaki kobracılara sorduğu, "mevzilerinize geçin, hazırda olun, çelik yelek ve çelik başlıklarınızı giyin, nizamiyede emniyet alın..." şeklinde emirler verdiği olayda; örgütsel bağı kesin olarak ortaya konamayan sanık ...'ün icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğunun, suç işleme karar ve iradesine katıldığının da kanıtlanamamış olmasına, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmeyen, hakkında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları da bulunmayan sanığın eylemlerinin; elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmemesi de nazara alındığında, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı, bu itibarla sanık ...'ün üzerine yüklenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu işlediğinin sabit olduğu kanaatine varılmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 309/1 inci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığa verilen cezadan 3713 sayılı TMK'nın 3/1 inci maddesi delaletiyle 5/1 inci maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle suçun işlenmesine yardım ettiği kabul edilerek TCK'nın 39/2-c maddesi delaletiyle TCK'nın 39/1 inci maddesi gereğince eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri dikkate alınarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarihli, 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı Kararında açıklandığı üzere: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir. Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir. Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur. Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanununun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür. Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez. 15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik ... bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır. Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309 uncu maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır. Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir. Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir. TCK'nın 309 uncu maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B). İlk Derece Mahkemesine sübutu kabul edilen somut olay ve bu çerçevede yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesine gelince: Genel olarak Batman Jandarma Bölge Komutanlığında gerçekleşen olaylar: Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 19.11.2019 tarih, 2018/6368 Esas, 2019/7075 Karar sayılı ilamı ile haklarında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri onanan A.E., C.E., A.T., N.N. ve H.A.G.'nin darbenin Batman' da hayata geçirilmesi amacıyla 15.07.2016 günü saat 22:00 sıralarında Batman İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Albay H.T.'nin derdest ettikleri, emir komuta kendisine geçen ve Kurmay Başkan vekilliği görevinde bulunan A.E.'nin saat 22:20 sıralarında kurmay başkanı odasında yetkili subayları toplayarak emir komutanın kendisinde olduğunu belirterek hareket merkezine gelen sözde sıkı yönetim mesajının emrindeki personele emir ve talimat mahiyetinde ilettiği, önceden kararlaştırılan darbe planının uygulanması amacıyla sözde sıkıyönetim mesajının bağlı birliklere çekilmesi, personelin teçhizatlandırılması, nizamiyelerin güçlendirilmesi, polis dahi içeri kimsenin alınmaması ve gerekirse ateş açılması talimatı verdiği, Olay günü kışla nöbetçi amiri olan sanık Yb. Kamil Öğül'ün, sözde sıkıyönetim mesajının geldiği saat 22:20 sıralarında A.E. ve N.N. ile birlikte Kurmay Başkanı odasına girdiği, burada A.E'den aldığı emirler doğrultusunda saat 23:00 sıralarında nizamiyeye giderek personele “arkadaşlar Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu, sıkıyönetim kanunu uygulamaya girdi, kapıdan hiçbir personel çıkmayacak kapıya polis gelirse içeri almıyoruz ihtar çekiyoruz ihtara uymazlarsa ateş ediyoruz” dediği, devamında kobradaki mühimmat durumunu oradaki kobracılara sorduğu, "mevzilerinize geçin, hazırda olun, çelik yelek ve çelik başlıklarınızı giyin, nizamiyede emniyet alın..." şeklinde emirler verdiği, Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisinde mahrem imamlar ile irtibatının bulunduğu tespit edilen sanıklardan ... Jandarma Komutanı J.Bnb....’in saat 22:40 sıralarında A.E.'nin bulunduğu Kurmay Başkanı Makam odasına girdiği, burada A.E'den aldığı emirler doğrultusunda 1 nolu nizamiye binası bölgesi yakınında darbe kalkışmasına iştirak eden N.N. ile birlikte silahlı teçhizatlı olarak bulunduğu, N.N.'nin sanık ...' a "komutanım bu nizamiye sizin, siz buradasınız ben öbür 2 nolu nizamiyeye gidiyorum" dediği, sanık ...'ın da "tamam ben buradayım" şeklinde cevap verdiği, yine sanığın nizamiye bölgesine yönelerek nöbetçilere "dikkatli olun" dediği, mahiyetindeki personele silah teçhizatlarını almaları ve odalarında beklemeleri yönünde emir verdiği, Silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisinde yer alıp, mahrem imamlar ile irtibatının bulunduğu tespit edilen JÖH Tabur Komutanlığı personeli sanık J.Kıd.Bçvş ...’in olay günü A.E'nin kendisini araması üzerine saat 22:23 ve 22.53 sıralarında Kurmay Başkanı makam odasına gittiği, burada A.E.'den aldığı emirler doğrultusunda N.N. ile birlikte hareket ederek emrindeki personeli içtima alanında topladığı, içtimada personele "Jandarma Genel Komutanlığından mesaj geldi, mesajda sıkıyönetim ilan edildi, tabur personeli ivedi bir şekilde silahlı ve teçhizatlı bir şekilde hazırlanarak kışlanın 1 ve 2 nolu nizamiyelerine takviye olarak yollayalım, durum çok ciddi, eğer bu duruma karşı çıkmak isteyen olursa tutuklayalım, aksi halde dışarıdan komuta kademesinden arayanlar olabilir, sakın inanmayın, verdikleri emirlere uymayın, bu kışlada emir komuta bizde, alay komutanımız yok, kurmay başkan vekilimiz A. Binbaşı öyle istiyor"dediği, eski ve yeni tüm personele silah verilmesi, gerekirse izinde ve kursta olan personelin silahlarının da dağıtması talimatı verdiği, kışla içerisinde bulunan bir çok noktaya asker gönderdiği, Yine silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisinde yer aldığı tespit edilen, Batman İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde KOM Şube müdürü ve vekaleten İl ... Jandarma Komutanı olarak görev yapan sanık J.Bnb, ...'nın olay gecesi saat 22:33 sıralarında A.E.'nin bulunduğu kurmay başkanı odasına girdiği ve yaklaşık 10 dakika kadar odada kaldığı, burada A.E.'nin aldığı emirler doğrultusunda emrindeki personeli acil göreve çağırdığı, nöbetçi astsubay ve karakol komutanına nöbet mevzileri ve aralarındaki yedek mevzileri erlerle takviye etmeleri, nizamiyedeki nöbetçiye bilmedikleri ve şüphelendikleri şahsı veya şahsıların gelmeleri durumunda uyarı amaçlı havaya ateş etmeleri konusunda emir verdiği, yine emrinde bulunan Batman Bıçakçı Jandarma Karakolunda görevli olan iki adet kobra tabir edilen zırhlı aracın ivedi olarak kışlaya getirilmesi emri verdiği olayda; A. Sanıklar ..., ... ve Atilla Tanrısever hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; İcra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar oldukları, yine suç işleme karar ve iradesine katıldıkları kanıtlanamayan sanıkların; darbe gecesi A.E.'den aldıkları talimatlar doğrultusunda emirlerindeki personele teçhizatlandırılmaları, nizamiyelerin güçlendirilmeleri, polis dahi içeri kimsenin alınmaması ve gerekirse ateş açılması yönünde talimat vermeleri ve verdikleri talimatlar kapsamda nizamiyeleri ve personeli kontrol etmeleri şeklindeki eylemlerinin; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun işlenmesi sırasında elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmediği, haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları da bulunmayan sanıklar hakkında; eylemlerinin işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanıklar müdafiileri, sanık ..., katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; Hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından cezalandırılması talebiyle kamu davası açılan, ancak eylemleri bir bütün olarak değerlendirilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında, katılanlar vekilinin temyiz taleplerinin suçun vasfına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İcra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, yine suç işleme karar ve iradesine öncesinden katıldığı kanıtlanamayan sanığın; A.E.'den aldığı emirler doğrultusunda emrindeki personeli acil göreve çağırması, nöbetçi astsubay ve karakol komutanına nöbet mevzileri ve aralarındaki yedek mevzileri erlerle takviye etmeleri, nizamiyedeki nöbetçiye bilmedikleri ve şüphelendikleri şahsı veya şahsıların gelmeleri durumunda uyarı amaçlı havaya ateş etmeleri konusunda emir vermesi, yine emrinde bulunan Batman Bıçakçı Jandarma Karakolunda görevli olan iki adet kobra tabir edilen zırhlı aracın ivedi olarak kışlaya getirilmesi talimatı vermesi şeklindeki eylemlerinin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde ülke çapında gerçekleştirilen Anayasal düzeni ihlal suçunun işlenmesi sırasında elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmediği, hakkında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartları da bulunmayan sanık hakkında; eylemlerinin işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı, bu kapsamda eylemlerinin niteliği, konum ve etkinlik dereceleri de gözetilerek TCK' nın 39/2-c. maddesi uyarınca kusurlu hareketleri ile orantılı, hakkaniyete uygun bir ceza tertip edilmesi gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde, (A) bendinde açıklanan nedenlerle Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/61 sayılı Kararında sanıklar müdafiileri, sanık ..., katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/279 Esas, 2022/61 Karar 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkrası uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla