Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/3035 E. , 2024/11810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2058 E., 2018/1162 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin r
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/3035 E. , 2024/11810 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2058 E., 2018/1162 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, Düzeltilerek onama Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2020/1162 sayılı Kararının, sanık müdafii ile katılan ÖSYM Başkanlığı vekili tarafından; 31.12.2020 tarihli ek kararının ise katılan ÖSYM Başkanlığı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin verilen karara karşı sanık müdafi temyiz talebi yönünden, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı; cezanın tür ve süresine göre 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, sanık müdafinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ÖSYM Başkanlığı vekilinin ise nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2018 tarihli ve 2017/1161 Esas, 2018/885 Karar Sayılı Kararı ile; Sanık hakkında; 1.Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son bendi, 158 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca mahkumiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2020/1162 Karar Sayılı Kararı ile; Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Katılan ... vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin, katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin ise tüm suçlara yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine; Katılan ... vekilinin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına ilişkin, sanık müdafiinin ise silahlı terör örgütüne üye olmak suçuna ilişkin istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 31.12.2020 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2020/1162 Sayılı Ek Kararı ile; ÖSYM Başkanlığının ise nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. D.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli, onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin temyiz istemi özetle; Dosya kapsamına göre kararın sanık lehine verilen kısımlarının bozularak sanığın tüm suçlardan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçede belirtilen sair nedenlere ilişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi 1.Kararının eksik inceleme ile verildiğine, 2.Sanık hakkında verilmiş olan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine, 3.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı; Resmi belgede sahtecilik suçları yönünden ise suçun unsurlarının oluşmadığının kabulü ile beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın savunmasını yapan avukatın yasada "müdafi" olarak isimlendirildiği halde sanık müdafinin karar başlığında vekil olarak yazılmasının, yine temadi eden suçlardan olan silahlı terör örgütüne üye olma suçunda yakalanma ve gözaltı tarihinin bu yoksa iddianame tarihinin suç tarihi olduğu gözetilerek, sanığın yakalama ve gözaltı ile soruşturma aşamasında sorgusu bulunmadığından iddianame tarihi olan 15.12.2017 tarihinin bu suç bakımından suç tarihi olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmesi yerine 10.07.2010 şeklinde yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edildiği, sanık hakkında ceza uygulaması yapılırken suçun temel ceza belirlendikten sonra müsnet suçun mutlak terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3. maddesi göndermesi ile 5/1. maddesi gereğince ceza yarı oranında arttırılması gerekirken arttırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan kanun maddesinin "3713 sayılı yasanın 5. maddesi" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Katılanlar Vekillerinin Ek Karara Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise ÖSYM Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca“başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu karara karşı temyiz başvurularının verilen kararın itiraz kanun yoluna tabi olduğu belirtilerek 31.12.2020 tarihli ek karar ile reddedildiği anlaşılmakla, Katılan ÖSYM Başkanlığı vekillerinin ek karara yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiş, ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Yönünden Temyiz İstemi Yönünden; Tüm dosya kapsamı nazara alındığında, örgütle organik bağ içine girip sürekli şekilde çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında bilgi ve beyan olup olmadığının da araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Sanık Müdafiinin nitelik dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden; Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın üzerine atılı nitelik dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan ÖSYM Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz taleplerinin reddine dair ek karara ilişkin temyiz istemi yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2020/1162 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle temyiz istemlerinin reddi ile ek kararın ONANMASINA, C. Sanık Müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 11.11.2020 tarihli ve 2018/2058 Esas, 2020/1162 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.