İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/30513 Karar: 2025/21942 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/30513 K.2025/21942

3. Ceza Dairesi 2022/30513 E. , 2025/21942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1624 E., 2022/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/225 E., 2018/533 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahte

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/30513 E. , 2025/21942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1624 E., 2022/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/225 E., 2018/533 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahte

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/30513 E. , 2025/21942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1624 E., 2022/255 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/225 E., 2018/533 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM :5271 sayılı CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ilk derece mahkemesince verilen beraat kararına ilişkin istinaf başvurularının reddi TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının reddi ve esastan reddi TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurularının kabulü ile TCK'nın 158/1-e-son, 43/1, 158/3, 62, 52/2-4, 53 maddeleri uyarınca mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, Onama, Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; I-Sanık müdafii tarafından sunulan gerekçeli temyiz dilekçesinde, resmi belgede sahtecilik suçundan yargılama giderine ve sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik olarak da temyiz talebinde bulunulmuş ise de, bu suç yönünden katılan vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulduğu ve CMK'nın 279/1-b. maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verildiği, aynı Kanunun 286. maddesi uyarınca esasa ilişkin bir karar verilmediği anlaşılmakla dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE, II-Sanık ... müdafiinin kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına ilişkin temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden; 1-Dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 158/3. maddesinin, aynı Kanun'un 43/1. maddesinden sonra uygulanması suretiyle anılan Kanun'un 61/5. maddesine aykırı davranılması, 2- Ayrıntıları Dairemizin 26.10.2017 tarih ve 2017/1809 esas 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir.(Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır(Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Dairemizin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında; Sanığın 2010 KPSS sınavı kapsamında soruları haksız bir şekilde önceden temin ettiğine dair bir beyan veya başkaca somut bir delilin dosyada bulunmadığı, sanığın diğer şüpheli veya sanıklarla yanlışta birleşmesinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığı, dosya kapsamında atılı suçun işlendiğine dair bilirkişi tarafından sayısal istatistik anlamında ihtimal yüzdesi içeren raporun bulunduğu, bu rapor dışında sanığa soruları verdiğini veya sanığın soruları gizlice aldığına dair herhangi bir tanık, siber delil veya bylock mesajı gibi olayı somut olarak ortaya koyabilecek bir herhangi bir delilin ele geçirilemediği, yüzdesel ihtimallerin ceza hukuku anlamında somut bir varsayımı delillendiremeyecekleri,gözetilerek, sanığın üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak mahkûmiyetini gerektirir yeterli delil bulunmadığından beraati yerine, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; UYAP'ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında bilgi ve beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa aşama beyanlarının aslı veya onaylı suretleri getirtilerek, bunların CMK'nın 217. maddesi gereğince duruşmada sanık ... müdafisine okunarak savunmaları alındıktan ve bu kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık ... müdafinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304 üncü maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla