İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/32584 Karar: 2025/16750 Tarih: 2025

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/32584 K.2025/16750

3. Ceza Dairesi 2022/32584 E. , 2025/16750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/661 E., 2022/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2021/66 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliği

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/32584 E. , 2025/16750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/661 E., 2022/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2021/66 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliği

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/32584 E. , 2025/16750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/661 E., 2022/671 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/271 E., 2021/66 K. SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak, kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama HÜKÜM : 1- 3713 sayılı Kanun'un 7/2, TCK’nın 43/1, 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi 2- 2911 sayılı Kanun'un 32/1, TCK’nın 43/1, 62/1, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1.Sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz taleplerinin reddine, ancak; 1.Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, TCK'nın 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi suretiyle TCK'nın 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Terör örgütü propagandası yapma suçundan kurulan hükümde uygulanma koşulları oluşmayan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanması ile sanık hakkında bu suçtan tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 2.Sanık hakkında kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan kurulan hüküm yönünden; 1.Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesi; “Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılanlar, ihtara ve zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ederlerse, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” Şeklinde düzenlenmiştir. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 2911 sayılı Kanun'un 24/3 üncü maddesine göre; kolluk görevlileri ancak “aynı maddenin (a) ve (b) bentlerinde düzenlenen durumlarda kendilerine yönelik fiili saldırı veya mukavemet ya da korudukları yerlere ve kişilere karşı fiili saldırı hali mevcut olması durumunda ihtara gerek olmaksızın zor kullanma yetkisine sahip bulunmaktadır. Yani ihtar olmaksızın zor kullanma yetkisi kanuna aykırı hale gelmiş tüm toplantı ve gösterilerde kolluğa tanınmış bir yetki değildir. 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde ifadesini bulan “Direnme” suçunun oluşabilmesi için öncelikle 3 şart gerçekleşmelidir. Bunlar; a) Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılınması, b) Dağılma emrinin mevcut olması, c) Toplantı ve gösteri yürüyüşünün zorla dağıtılması, şartlarıdır. “Direnme” suçunun faili; kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşlerine katılarak ihtar ve zor kullanmaya rağmen dağılmayan kişilerdir. Bu maddede cezalandırılan durum, toplantıya katılınması değil yetkili makamlar tarafından verilen dağılma emrine uyulmamasıdır. Toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmak 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde tanımlanan suçun ön şartıdır. Toplantı veya yürüyüş, en başından itibaren kanuna aykırı olabileceği gibi, sonradan da kanuna aykırı hale gelebilir. Yapılmakta olan bir toplantı veya yürüyüşe katılan bir kişi, bu toplantının yasal olup olmadığını bilemez. Toplantı veya yürüyüşün yasaya aykırı olduğu idari otoritenin uyarısı ile ortaya çıkar. Ancak bu uyarıdan sonra, katılan eylemine devam ederse bu eylemi suç oluşturur. Bu nedenle 32 nci maddedeki suç için dağılma emrinin mevcudiyeti suçun unsuru sayılmaktadır. Dağılma emrine uymayanların cezalandırılabilmesi için son olarak emir ve ihtardan sonra kendiliğinden dağılmamaları ve kolluk kuvvetleri tarafından zorla dağıtılmış olmaları gerekmektedir. Kendiliğinden dağılmama halinde mukavemet söz konusu olacaktır. Topluluğun, yetkili makamın emir ve ihtarından önce ya da sonra kendiliğinden dağılması halinde, suç oluşmayacağı için şahıslara ceza da verilmeyeceği gibi kolluk kuvvetleri tarafından zorla dağıtılmış olmamaları halinde de 2911 sayılı Kanun'un 32/1 inci maddesinde suçun zorunlu unsurları arasında bulunan “zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme” unsuru gerçekleşmeyecektir. Bu açıklamalar karşısında somut olay irdelendiğinde; Her ne kadar mahkemenin gerekçeli kararında sanığın 22.05.2014 ve 25.05.2014 tarihlerinde içinde bulunduğu grubun yapılan uyarılara rağmen dağılmamış olması nedeniyle atılı suçu işlediği kabul etmişse de; oluş, iddia, olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın olay sırasında zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı nitelikte delil elde edilemediği gözetilmeden sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama suçundan kurulan hükümde uygulanma koşulları oluşmayan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanması ile sanık hakkında bu suçtan tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla