İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2022/30824 Karar: 2023/1566 Tarih: 2023

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/30824 K.2023/1566

3. Ceza Dairesi 2022/30824 E. , 2023/1566 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/378 E., 2022/489 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkeme

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2022/30824 E. , 2023/1566 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/378 E., 2022/489 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkeme

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2022/30824 E. , 2023/1566 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/378 E., 2022/489 K. SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şırnak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2022 tarihli ve 2021/256 Esas, 2022/25 sayılı Kararıyla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2.Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/378 Esas ve 2022/489 sayılı Kararıyla sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi kapsamında zamanaşımı süresince her zaman işlem yapılıp karar verilmesinin mümkün görüldüğü belirtilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.06.2022 tarihli ve hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istemleri özet olarak; 1. Hukuka ve kanuna aykırı karar verildiğine, 2. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediğine, 3. Tanık beyanları ve Uzmanlık Raporundaki veriler itibarıyla delillerin yetersiz olduğuna, delillerden ziyade varsayıma dayalı yargılama yapıldığına, 4. Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçeyi içermediğine, 5. Sanığın örgüte katıldığına, güvenlik güçleri aleyhine eylemde bulunmadığına ve temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın 2016 yılı içinde PKK silahlı terör örgütüne katılım sağladığı, sanığın bağlı olduğu SORO kod isimli örgüt mensubunun bombalı araçla eylem yapacak olması ve araç temini yönünde sanık ...'un adli sicilinin temiz olduğu iddiasıyla üzerine 07.04.2016 tarihinde Kızıltepe Noterliği'nde kapalı kasa kamyonet tarzı aracın tescil edildiği, sanığın aşamalarda aracı kullanmadığını, bomba yüklemediğini, aracı teslim ettikten sonra Suriye ülkesine illegal yoldan çıkış yaptığını iddia etmiş ise de, araçta sanığın kriminal raporla sabit olduğu üzere 7 nolu svap olarak genotipinin tespit edildiği, tanık AZİZ kod Taner T.'nin beyanında SORO ve REBER kod örgüt mensuplarının bombayı yerleştirdikleri, kendisi dahil HARUN kod, SERDAR kod, WELAT kod ve ismini bilmediği bir örgüt mensubunun sadece malzeme taşıdığını beyan ettiği, bomba yerleştirme eyleminde SORO ve REBER kodun eldiven kullandığını beyan ettiği, bomba malzemesi taşıyanların eldiven kullanmamasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, sanık ile birlikte diğer şahısların malzeme taşımına ve aracı bomba düzeneği ile patlayacak hale getirmede dahli oldukları, mahkememe huzurunda dinlenen tanık A. K.'nin kendi içinde çelişir şekilde olay mahallinde Harun ile birlikte 2 - 3 tane yeni katılım örgüt mensubu olduğunu, bomba yükleme olayında Harun'un olaya dahli olup olmadığını bilmediğini beyan etmiş ise de, örgüt mensuplarınca kapalı kasa bir aracın seyahat amacıyla alındığına dair bilgi ve belge olmadığı, SORO kod isimli şahsın sanığa ne amaçla aracın alınması yönünde emir ve talimat verdiği, ne var ki sanığın beyanında aracın alınması yönünde ölümle tehdite maruz kaldığını iddia ettiği dair bilgiler kül halinde değerlendirildiğinde, sanığın bilerek ve isteyerek örgüte katılım sağladığı ve bu kapsamda bombalı eylemde kullanılmak kastıyla adına aracın tescili, bomba yüklenmesi eylemlerinde diğer şahıslarla birlikte hareket ettiği anlaşıldığından, eyleminin devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Dosya arasında bulunup 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 5 ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalandığı belirtildiği halde, İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2022 tarihli ikinci celse duruşma zaptının 190452 sicil nolu mahkeme başkanı tarafından elektronik olarak imzalanmaması mahallinde giderilmesi mümkün eksiklik olarak değerlendirilmiş, Suç tarihinin, vahim nitelik arz eden eylem tarihi olan "12.04.2016" yerine sanığın yakalandığı tarih olan "30.06.2019" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak kabul edilmiş olup; Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, usule ve kanuna uygun şekilde hükme esas alınan tutarlı ve ayrıntılı tanık beyanları, uzmanlık raporları, olay tutanakları, olay yeri inceleme raporları, sanık savunmaları ve sair deliller itibarıyla, PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosuna katılıp kod adı kullandığı, örgüt içinde savaşçı konumunda faaliyet gösterdiği, bomba düzeneği yüklü aracın terk edilmiş halde bulunması olayında, örgütün talimatıyla araca bomba düzeneğinin kurulması ve bombalı saldırı eyleminin gerçekleştirilmesi amacıyla söz konusu aracı kendisinin adına devralıp tescil ettirdiği, bu itibarla örgütün vehamet arz eden eylemlerinin gerçekleştirilmesi amacına uygun şekilde hareket ettiği ve araca bomba düzeneğinin kurulması sürecinde de diğer örgüt üyeleriyle beraber hareket ettiği belirlenen, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında da bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanığın, Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu uygulandığı, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.04.2022 tarihli ve 2022/378 Esas, 2022/489 sayılı Kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şırnak 1. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla