İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Ceza Dairesi

YARGITAY · 3. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33241 K.2023/636

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin…

Esas2022/33241Karar2023/636Tarih21 Şubat 2023Okuma10 dk · 1.905 kelime

KÜNYE

3. Ceza Dairesi 2022/33241 E., 2023/636 K.·T. C. Yargıtay 3. Cezadairesi Yargıtayil  M I Tutuklu

Karar tarihi
21 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2022/886 E., 2022/824 K.
Suç
Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm
İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.905 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2022/71 Esas, 2022/188 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/886 Esas, 2022/824 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun incelenmesinde hükmün.

3713 sayılı Yasanın 5/1. maddesinin uygulandığı parağraftan sonra gelmek üzere "Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olup yakalandıktan sonra mensubu olduğu örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili verdiği bilgilerin niteliği ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek TCK 221/4. maddesinin 2. cümlesi gereğince cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak ''5 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA'' ibarelerinin eklenmesi, TCK'nın 62/1. maddesinin düzenlendiği bentte yer alan "6 YIL 3 AY" ibaresinin çıkarılarak yerine "4 YIL 2 AY" ibaresinin eklenmesi,

TCK'nın 58/9. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.08.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın bulunduğu durum gözetilerek TCK'nın 28. maddesi uygulanmasına, beraatine, duruşma talebiyle tahliyesine ve sair sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince sanık ...'in Suriye uyruklu olduğu, ülkemize 2014 yılında geldiği, Hatay, ... ve Adana illerinde kaldığı, 2017 yılında Suriye ülkesine geçip 2019 yılında geri geldiği, sanığın ülkemize gelmeden önce 2014 yılında Suriye ülkesi Deyrezor bölgesinde bulunduğu sırada ... terör örgütünün bulunduğu bölgeye hakim olmasından sonra yapılan çağrı üzerine kardeşi ... ile birlikte ... terör örgütüne katıldığı, ... terör örgütü adına Deyrezor'da bulunan El Amel medresesinde öğretmenlik yaptığı karşılığında 50 dolar maaş aldığı, '' ...'' kod ismini seçip kullandığı,

her ne kadar sanık örgüt adına sadece eğitim faaliyetinde bulunduğu, silahlı eğitim almadığını ve örgüt adına bu şekilde faaliyet göstermediğini beyan etmiş ise de; bizzat sanıktan elde edilen dijital verilerde sanığın elinde uzun namlulu silah ile örgütsel kıyafetle çekilmiş olan fotoğraflarının bulunduğu,

örgüt adına röportaj yaptığı, her ne kadar sanık savunmasında kendisinin ve ailesinin tehdit edildiğini, bu sebeple örgüte katıldığını, ardından örgütten kaçtığını ileri sürmüş ve atılı suçlamayı kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, sanığın ülkemize geldikten sonra dahi Suriye ülkesine rahatça gidip gelmesi dikkate alındığında sanığın TCK 28 ve 30. maddelerinden faydalanmasının hukuken mümkün olmadığı, bu talebin kanuni metinlerin amacına ve lafzına aykırı olduğu,

sanığın bu suretle Suriye ülkesinde ... silahlı terör örgütü içerisinde bulunup "...'' kod adını kullanmak, silahlı askeri eğitim almak, silahlı faaliyette bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, emir ve talimat almaya açık hale geldiği, bu emir ve talimat ile eylem gerçekleştirdiği,

iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından aksine geliştirmiş olduğu savunması mahkememizce kabul görmemiş, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarih ve 2019/12093 Esas, 2021/1921 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında etkin pişmanlık hükümlerinin bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olması, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak veya daha az cezalandırarak yeniden topluma kazandırma amacı göz önüne alınarak,

sanığın örgüt yapılanmasında kaldığı süre, etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama, beyanlarının örgüt içresindeki konumu ve görevi ile uyumlu olmadığı, sanığın sadece atılı suçtan kurtulmak amacıyla bu şekilde savunma geliştirdiği anlaşılmış bu nedenle hakkında TCK 221/4 maddesi uygulanmamış ve silahlı terör örgütü üyeliği suçunun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılması cihetine gidilmiş, ayrıca sanığın üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun Suriye ülkesinde işlenmiş olması,

TCK'nın 12 maddesi gereğince ülkemizin zararına olarak işlenmemiş ve ülkemiz aleyhine fiili bir eylemi tespit edilememiş ise de; ... silahlı terör örgütünün ülkemizde de yoğun eylemlerinin bulunması ve bu örgütün Suriye ülkesinde de Türkiye Cumhuriyetinin güvenliği aleyhine eylemleri mevcut olduğundan, yurt dışında işlenmiş olsa bile TCK 13/1 cümlede sayılan suçlardan bulunması sebebiyle Türkiye'de yargılama yapma yetkisinin bulunduğu,

TCK'nın ikinci kitap, dördüncü kısım, beşinci bölümde düzenlenen TCK'nın 314/2 maddesi kapsamına girmesi nedeniyle, TCK'nın 13/1-b maddesi gereğince, Türkiye de yargılama yapılıp, Türk kanunlarının uygulanmasının gerektiği, TCK'nın 13/2 maddesi gereğince de yargılama yapılması için Adalet Bakanının izninin gerekmediği anlaşıldığından, Adalet Bakanlığından izin almadan resen kovuşturma yapılarak yargılama sonlandığına dair hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, TCK'nın 221/4. maddesinin 2. cümlesinde yer alan düzenlemeye göre, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip pişman olan fail için, etkin pişmanlık nedeniyle cezasında indirim yapılması gerektiği gözetildiğinde, son duruşmada esas hakkında yaptığı savunmasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ederek örgüt içerisinde geçirdiği süre, konumu ile bilgisi dahilinde gerçekleşen faaliyetlerle ilgili bilgi veren sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak fazla ceza tayini kanuna aykırı bulunmuş,

bu hususlar yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyip 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesine göre düzeltilebilmesi mümkün bulunduğundan, Hükmün.

3713 sayılı Yasanın 5/1. maddesinin uygulandığı parağraftan sonra gelmek üzere "Sanığın silahlı terör örgütü üyesi olup yakalandıktan sonra mensubu olduğu örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili verdiği bilgilerin niteliği ve etkin pişmanlıkta bulunduğu aşama gözetilerek TCK'nın 221/4. maddesinin 2. cümlesi gereğince cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 5 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,” ibarelerinin eklenmesi, TCK'nın 62/1. maddesinin düzenlendiği bentte yer alan "6 YIL 3 AY" ibaresinin çıkarılarak yerine "4 YIL 2 AY" ibaresinin eklenmesi,

TCK'nın 58/9. maddesinin uygulandığı parağraftan sonra gelmek üzere "TCK'nın 221/5. maddesi uyarınca sanığın 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek sanık müdafiinin ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a) Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır.

Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır.

Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).

Silahlı terör örgütüne üye olduğu ve TCK’nın 221/4-2. cümlesinde öngörülen etkin pişmanlık şartlarını taşıdığı kabul edilen sanığın incelenen dosya kapsamı, deliller ve mahkeme kabulüne göre, sanık M.H.'in Suriye uyruklu olduğu, ülkemize 2014 yılında geldiği, Hatay, ... ve Adana illerinde kaldığı, 2017 yılında Suriye ülkesine geçip 2019 yılında geri geldiği, sanığın ülkemize gelmeden önce 2014 yılında Suriye ülkesi Deyrezor bölgesinde bulunduğu sırada ... terör örgütünün bulunduğu bölgeye hakim olmasından sonra yapılan çağrı üzerine kardeşi ... ile birlikte ... terör örgütüne katıldığı,

... terör örgütü adına Deyrezor'da bulunan El Amel medresesinde öğretmenlik yaptığı karşılığında 50 dolar maaş aldığı, '' ....'' kod ismini seçip kullandığı, her ne kadar sanık örgüt adına sadece eğitim faaliyetinde bulunduğu, silahlı eğitim almadığını ve örgüt adına bu şekilde faaliyet göstermediğini beyan etmiş ise de; bizzat sanıktan elde edilen dijital verilerde sanığın elinde uzun namlulu silah ile örgütsel kıyafetle çekilmiş olan fotoğraflarının bulunduğu,

örgüt adına röportaj yaptığı, her ne kadar sanık savunmasında kendisinin ve ailesinin tehdit edildiğini, bu sebeple örgüte katıldığını, ardından örgütten kaçtığını ileri sürmüş ve atılı suçlamayı kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, sanığın ülkemize geldikten sonra dahi Suriye ülkesine rahatça gidip gelmesi dikkate alındığında sanığın TCK'nın 28 ve 30. maddelerinden faydalanmasının hukuken mümkün olmadığı, bu talebin kanuni metinlerin amacına ve lafzına aykırı olduğu,

sanığın bu suretle Suriye ülkesinde ... silahlı terör örgütü içerisinde bulunup '' ...'' kod adını kullanmak, silahlı askeri eğitim almak, silahlı faaliyette bulunmak suretiyle örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu, emir ve talimat almaya açık hale geldiği, bu emir ve talimat ile eylem gerçekleştirdiği, iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği,

aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2022/886 Esas, 2022/824 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 2 Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

SONUÇ / HÜKÜM

21.02.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/33241, K. 2023/636, 21 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Olay Ve Olgular
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2022/33241
Karar No
2023/636
Tarih
21 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33274 K.2023/887
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33318 K.2023/763
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33511 K.2023/709
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33632 K.2023/669
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/33848 K.2023/961
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2022/34002 K.2023/512

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.