KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/33380 E., 2023/1350 K.·İncelenen Kararın;
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/763 E., 2020/771 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Sanık ve müdafii
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2020/99 Esas, 2020/251 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birici fıkrası ve Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/763 Esas 2020/771 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.07.2022 tarihli ve ret görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi, sanığın terör örgütü üyeliğinin sabit olmadığı, Bank ... hesap hareketlerinin rutin olduğu, tanık beyanlarının doğru olmadığı ve çalıştığı kurumlar nedeniyle bir suçun oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, örgütle iltisaklı dersanede öğretmen ve idareci olarak çalıştığını, örgütle bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek suçlamaları kabul etmediği, Dinlenen tanıkların sanığın örgütle iltisaklı kurumlarda idarecilik yaptığını, öğretmenlerin katılması zorunlu olan sohbetlere katıldığını, bu sohbetlerde örgüt lideri Fetullah Gülen kitaplarının da okunduğunu beyan ettikleri,
Yukarıda ayrıntılarıyla izah edilen mevcut deliller ışığında, sanığın 1993-2016 yılları arasında farklı illerdeki örgüt kurumlarında tayine tabi öğretmen ve idareci olarak kesintisiz şekilde sadakatle çalıştığı, Konya Sabah Dershanesi şubelerinde müdür olarak çalışması hasebiyle öğrenci velilerinden burs, kurban adı altında yardım parası toplanmasına göz yumarak örgütün finanse edilmesine olanak sağladığı, dershanede görevli öğretmenlerin Zaman Gazetesine ve Sızıntı Dergisine abone olmalarını zorunlu hale getirdiği,
kurumlarda çalışanların maaşlarından her ay yapılanma adına %10 oranında burs ve himmet parası kestiği, dershanede çalışan öğretmenlere yönelik haftalık toplantılar düzenleyip bu toplantılarda örgüt elebaşının kitaplarını okuttuğu, örgüte müzahir sendikaya üye olduğu, örgüt elebaşının talimatı doğrultusunda Bank Asyaya para yatırdığı, diğer örgüt üyeleriyle sıkı iletişim kurduğu, sosyal medyada örgüt ve elebaşı lehine paylaşımlarda bulunduğu, sanığa isnat edilen maddi eylemlerin bu şekilde sabit olduğu anlaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutunun kabulünde, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç vasfının tayininde, cezanın belirlenmesinde, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesinin takdirinde, savunmasının inandırıcı gerekçelerle red edilmesinde ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Temyiz istemine konu kararın, sanık müdafiinin elektronik posta adresine 02.11.2020 tarihinde ulaşmakla, 07.11.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, müdafiin 20.04.2021 tarihinde sunduğu temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşılmıştır. 19.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7101 sayılı Kanun’un 48 inci maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun), “Elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesinin ilgili bölümü;
“Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
...
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
...
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.”
Şeklinde hükümler içermektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) “Sürelerin hesaplanması” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrası; “... ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.” şeklinde, aynı maddenin dördüncü fıkrası; “Son ... bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.” biçiminde düzenlenmiştir. ... ile belirlenen sürelerin, tebliğin yapıldığı tarihin ertesi gününden itibaren işlemeye başlayacağı ve son günün tatile isabet etmesi durumunda sürenin tatil gününü takip eden ilk iş günü sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Sanık müdafiinin elektronik tebligat adresine gönderilen, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/763 Esas, 2020/771 sayılı Kararı, 02.11.2020 tarihinde elektronik posta adresine ulaşmıştır. Bu itibarla 7201 sayılı Kanun’un 7/a maddesinin dördüncü fıkrası gereği bu tarihten beş ... sonra ilgili evrak tebliğ edilmiş sayılacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda ilgili kararın müdafie 02.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen 15 günlük kanunî temyiz süresinin son gününün, tatil gününe gelmesi nedeniyle 09.11.2020 tarihi olduğu, ancak sanık müdafiinin bu süre geçtikten sonra 20.04.2021 tarihinde sunduğu eski hale getirme ve temyiz dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, eski hale getirme sebebi de bulunmadığı anlaşıldığından, eski hale getirme ve temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Sanığın temyiz itirazının incelenmesinde;
CGK'nun 24.02.2022 tarih 2019/16-573 esas-2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere temyize konu kararın ayrıca sanığa tebliğinin zorunlu olması karşısında; sanığın kusuru olmaksızın müdafiinin temyiz süresini kaçırdığı, dosya kapsamına göre söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmediği, sanığın öğrenme üzerine 27.01.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu, bu kapsamda tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 27.01.2023 tarihi olduğu ve süresinde yapıldığı anlaşılmakla;
Üniversiteden mezun olduktan sonra SGK hizmet kaydında görüldüğü üzere tayine tabi şekilde çalışması bulunan, örgüt kurumlarında yöneticilik yapan, örgüte ait işyerlerinde çalıştığı dönemlerinde maaşından himmet veren, örgütün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra da örgütle bağlantısını devam ettirerek sohbet adı altındaki örgütsel toplantılara katıldığına ve büyük bölge mesullüğü yaptığına ilişkin beyanlar bulunan, örgüt liderinin Bank Asyaya yönelik talimatı doğrultusunda örgüte müzahir Bank Asyada 22.09.2014 ve 16.11.2014 tarihlerinde katılım hesabı açan sanığın temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı,
Yukarıda açıklanan nedenlerle; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin Kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanığın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/763 Esas, 2020/771 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/33380, K. 2023/1350, 20 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama