Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/34200 E. , 2023/673 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/708 E., 2022/943 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönel
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/34200 E. , 2023/673 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U D U R U Ş M A V E T A H L İ Y E T A L E P L İ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/708 E., 2022/943 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan cezanın süresine göre şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.04.2022 tarihli ve 2021/627 Esas, 2022/182 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5327 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 5 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/708 Esas, 2022/943 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 12.08.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle, iddianamenin CMK'nın 170 nci maddesinde yer alan hükümlere aykırı olduğuna, sanığın lehine olan hususların iddianamede yazılı olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine delalet gösterilen hususların son tarihinin karardan çok önce 2016 Ocak ayına ilişkin olması nedeniyle sanığın hain terör örgütüne üye olmasının ihtimal dahilinde olmadığına, iddia makamının somut olayı suçun şahsiliği kapsamında münhasıran değerlendirme yükümlülüğünü alenen ihlal ettiğine, sanığın abisinin yargılanması ile sanığın cezai sorumluluğuna gidilmeye çalışılmasının cezaların şahsiliği ilkesini ve adil yargılanma hakkını ağır şekilde ihlal ettiğine, soruşturma evresindeki kısıtlama kararının savunma haklarına engel olduğuna, soruşturmanın güvenliği gerekçesiyle savunma tarafından incelenip görüş bildirilmesine izin verilmeyen delillerin tutuklama kararına dayanak teşkil edemeyeceğine, tevsi tahkikat taleplerinin reddedilmesinin savunma hakkını zedelediğine, duruşma esnasında tartışılmayan delillerin gerekçeli kararda suçun sübutu yönünden değerlendirildiğine, sanığın ByLock kullanmadığına, ByLock yazışma içeriklerinde örgütsel bir veri bulunmadığına, ByLock verilerinin elde ediliş şeklinin hukuka aykırı olduğuna, yasak delil niteliğinde olduğuna, Bank Asyada ki işlemlerin rutin bankacılık işlemleri olduğuna, sanığın hesap hareketlerinde görülen "kurban", "taksit", "burs" açıklamaları ile gönderilen miktarların hayatın olağan akışında kullanılan açıklamalardan ibaret olduğuna. hiçbirisinin örgütsel bir amaç taşımadığına, dua listesi olduğu iddia edilen listenin dava dışı S.K.'in telefon listesi olduğuna, tanığın beyanlarının asılsız olduğuna, sanık hakkında tayin edilen cezanın matbu ifadelerle alt sınırdan uzaklaşılarak oluşturulduğuna, tahliye, beraat ve sair sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ''... sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ...'in çağrısından sonra Bank Asyaya para yatırarak terör örgütüne finansal destek sağlamaya çalışması, bu terör örgütünün her üyesine yüklenmeyen ByLock isimli programın sanığın telefonuna yüklenmiş ve sanık tarafından örgütsel amaçlarla kullanılmış olması, 2014 yılında örgüt bağlantılı kimse yok mu derneğine 1800 TL.bağışta bulunmuş olması, 1998-2015 yılları arasında örgüte ait Çağlayan Matbaası ve Kaynak Holding'de çalışan bir kişi olması, ... Holding'de yapılan aramada silinmiş elektronik posta içerisinde bulunan ve ...'in bizzat dua edeceği excell tablosundaki isimler arasında sanığın da isminin bulunması, tanık H. P'nin beyanlarına göre örgüt sohbetlerine katılan bu sohbetlerde ... CD'leri izleyen, örgüte kurban veren ve gazete abonesi bulan bir kişi olması hususları dikkate alındığında sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın tamamen inkara yönelik olan savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir. Sanığın 15 Temmuz 2016 tarihinde Diyarbakır'dan havalanıp Ankara'daki kamu binalarını bombalayan savaş uçaklarını Diyarbakır'dan Ankara'ya gönderen 8. Anajet Üskomutanı Tuğgeneral ...'nin erkek kardeşi olması sebebiyle hakkında inceleme başlatıldığı anlaşılmış ise de, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince bu husus sanık aleyhine değerlendirilmemiştir. Suçun işleniş şekli,uzun süredir örgüt içerisinde yer alan bir kişi olması,dosya kapsamına göre aktif bir örgüt üyesi olması ve suç işleme kastı göz önüne alınarak başkaca örgüt üyesiyle aynı seviye ve şartlarda değerlendirilmesinin adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı kanaatine varılarak ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Sanığın duruşmalardaki saygılı tutum ve davranışları, sabıkasız geçmişi, verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim gerekçesi kabul edilerek cezasından TCK'nın 62 inci maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanması gerektiği vicdani kanaatine varılmış ve yukarıdaki açıklamaların ışığı altında hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE a-)Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b-)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Ayrıntıları (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı" nın kabul edildiği gözetildiğinde; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında sanığın ... ID numaralı ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin yer alan tespitler ışığında sanığın ByLock kullanıcısı olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, sanığın .... ID numaralı ByLock'u gizliliği sağlamak amacıyla örgütsel haberleşme amacıyla kullandığı, örgütün finans kaynaklarından olan Bank ... isimli bankada örgüt başının talimatı ile uyumlu hesap açılışı ve artışı olduğu, örgüt içerisinde düzenlenen sohbetlere katıldığı dolayısıyla sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunduğu anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. c-)Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 02.06.2022 tarihli ve 2022/708 Esas, 2022/943 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2023 tarihinde karar verildi.