Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/34897 E. , 2023/2416 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine dair karar TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi t
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/34897 E. , 2023/2416 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın mahkûmiyetine dair karar TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafii Av. ...'ün duruşmalı inceleme talebinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2017/89 Esas, 2018/212 sayılı Kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.03.2019 tarihli ve 2018/2127 Esas, 2019/357 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiileri ile O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulü ile duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan incelemede "kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereği makul oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edildiği" gerekçe gösterilip, hüküm fıkrasının (b) bendinin 3 üncü fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "16 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "14 yıl", (b) bendinin 3 üncü fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümde yer alan "13 yıl 4 ay" ibaresinin çıkartılarak yerine "11 yıl 8 ay" ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/1587 Esas, 2022/684 sayılı Kararı ile sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz başvuruları üzerine yapılan incelemede "Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, sübutu kabul ve vasfı tayin edilen suç için belirlenecek sonuç cezanın doğrudan takdire ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve ikinci fıkrası gereğince usulüne uygun duruşma açıp, hukuka aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine yanlış anlam yükleyerek duruşma açmaksızın dosya üzerinden İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırıp, yazılı şekilde sanığın neticeten kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten insan öldürmeye teşebbüs suçundan 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu" gerekçe gösterilerek hükmün sair yöneleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/477 sayılı bozma üzerine verdiği Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 01.09.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz istemleri özetle; 1. Olay yerinde keşif icra edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, 3. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 4. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre bozma üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; Sanığın PKK silahlı terör örgütü mensuplarıyla irtibatlı olup, silah eğitimi de almış olduğu, 20.09.2016 tarihinde Tunceli-Ovacık Karayolu Venk Köprüsü mevkiinde silahlı terör örgütü mensuplarının geçiş güvenliğini sağlamak amacıyla keşif faaliyetlerinde bulunduğu, yapılan ihbar sonrası olay mahallinde gözetleme yapan güvenlik mensupları ile terör örgütü mensupları arasında çıkan silahlı çatışma sırasında sanığın belinde sarılı bulunan puşi içerisinden çıkartığı tabanca ile olay yerinde mevzi alan müştekilerin bulunduğu güvenlik görevlilerine öldürme kastıyla sayısı tam olarak tespit edilememekle birlikte 5-7 kez ateş ettiği, güvenlik güçlerinin karşılık vermesi üzerine ayağından yaralanarak olay yerinden ayrıldığı, eylemin gerçekleştiriliş biçimi itibariyle kaç kişiye karşı gerçekleştirileceğinin kesin olarak tespit edilememesi ve olayda yaralanan ya da şehit olan güvenlik görevlisi bulunmaması nedeniyle yalnızca bir kez öldürmeye teşebbüs niteliğinde olduğu kabul edilerek nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan bir kez cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mağdur beyanları, sanığın ele geçiriliş şekli, sanıktan elde edilen svap örneklerinde atış artığı tespit edildiğine dair uzmanlık raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde Tunceli - Ovacık Karayolu Venk Köprüsü mevkiinde güvenlik görevlileri ile PKK silahlı terör örgütü mensupları arasında çıkan silahlı çatışma esnasında, daha evvel örgüt tarafından silah eğitimi alıp anılan mevkiide örgüt mensuplarının geçiş güvenliğini sağlamak üzere gözetleme yapmaktayken güvenlik görevlilerine karşı ateş açtığı ve güvenlik görevlilerinin karşılık vermesi üzerine yaralandığı anlaşılan sanığın, hedef olarak seçilen mağdur sayısının sanık tarafından bilindiğine/bilinebilir olduğuna dair delil bulunmadığı gözetilerek, ölüm veya yaralanmaların da vuku bulmadığı olayda "en az bir kişiyi öldürmeye teşebbüs etme" suçundan cezalandırılmasında hukuki isabetsizlik bulunmadığından; Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; karar gerekçelerine göre sanık müdafilerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/418 Esas, 2022/477 sayılı Kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tunceli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.