Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/35797 E. , 2025/29234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/739 E., 2021/879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/641 E., 2020/227 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecili
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/35797 E. , 2025/29234 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/739 E., 2021/879 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/641 E., 2020/227 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince verilen beraat hükümlerine ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: . ... Vekilinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstemi İlk derece mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından ... vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyiz incelemesine konu olmadığı belirlenerek dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. T.C. ... Vekilinin Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu yönünden T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarıca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, C. T.C. ... Vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık Suçundan Verilen Hükme Yönelik Temyiz İstemi Müsnet suç için 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e, 2 maddelerinde öngörülen cezanın miktar ve türü ile sanığın ihraç tarihinin TCK'nın 158. maddesinde 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önce olması gözetildiğinde 5271 sayılı CMK'nın 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasına veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili ilk derece mahkemesince verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları kesin olup, temyizi mümkün bulunmadığından katılan vekili ve bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin CMK'nın 298. maddesi uyarınca oy birliğiyle REDDİNE, D. Sanık Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Yönünden Temyiz İstemi Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabul edilen sanığın mahkûmiyetine ilişkin yargılama sürecindeki usulî işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, dosya kapsamına göre örgüt içerisindeki konumu itibarıyla örgütün nihai amacını bilebilecek durumda olduğu, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdanî kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanunî bağlamda şahsîleştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden reddine; ancak: Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere, etkin pişmanlık hükümlerinin amacı; bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu kanun dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun’un 221’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde, örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri ile örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimî bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi, maddenin üçüncü fıkrasında aranan örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi, cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (kapatılan) 12.05.2015 tarih, 2015/1426 esas, 2015/1292 karar; 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun’un 221’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunulduğunun kabulü hâlinde, bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3’ten 3/4’e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği; örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespitiyle ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun olarak örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili faydalı bilgiler verdiği, savunma ve toplanan delillerle de uygun biçimde kabul edilen sanık hakkında belirlenen cezadan, 5237 sayılı Kanun’un 221’inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak azamî hadde indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi (a) bendi uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.