KÜNYE
3. Ceza Dairesi 2022/4605 E., 2024/11897 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/421 E., 2020/319 K.
- Suç
- Silahlı terör örgütüne üye olma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.01.2019 tarihli ve 2018/175 Esas, 2019/34 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/319 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1-Usul ve kanuna aykırı karar verildiğine,
2-Sanığın ... isimli derneğe üyeliğinin bulunmadığına, dernek faaliyetlerine katılmadığına,
3-Sanığın ortağı olduğu şirketin Bank Asya hesabındaki artış ile ilgisi bulunmadığına, kendisinin talimat ile para yatırmadığına,
4-Sanığın katıldığı gezilerin örgütsel geziler olmadığına,
5-Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların sanık tarafından yapılmadığına,
6-Sanığın 2013 yılında örgüt ile bağlantısını kestiğine,
7-Tanık beyanlarının 17-25 Aralık sürecinden sonra sanığın örgüte bağlı sohbet ve etkinliklerde yer almadığını destekler nitelikte olduğuna,
8-Sanığın beyanlarının lehine değerlendirilmediğine, hukuki durumunun bu duruma göre belirlenmediğine ve TCK'nın 221 kapsamında dikkate alınmadığına,
9-Sanığın örgüt üyesi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine,
10-Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması,
amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan sanığın dosya kapsamına yansıyan deliller itibariyle örgütle iltisaklı derneğe üye olduğu,
örgütün nihai amacını ortaya koyan operasyonel faaliyetlerinin başlamasından önceki dönemde örgütsel içeriği tespit edilemeyen dini sohbetlere katıldığı, tanık anlatımlarına göre de örgütün operasyonel eylemlerinin kamuoyunca bilinmesinden sonraki dönemde herhangi bir örgütsel eylem ve faaliyetinin tespit edilemediği anlaşılmakla; sanığın hükme esas alınan eylemlerinin konum ve kişisel özellikleri nazara alındığında sempati ve iltisak boyutunu aşan ve silahlı terör örgütüne üye olma kastıyla hareket ettiğini gösteren faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek,
silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak delil bulunmayan sanık hakkında atılı suçtan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; soruşturma aşamasından itibaren örgütte kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve örgüt mensupları ile ilgili örgütsel konum ve faaliyetlerine uygun ifade veren ve anlatımlarda bulunan ve temyiz aşamasında dosyaya sunduğu 12.08.2022 ve 16.10.2024 tarihli dilekçeleri ile de etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı talep eden sanık hakkında, verdiği bilgiler, bilgilerin niteliği, faydalılık derecesi nazara alınarak TCK'nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca tayin olunan cezadan, üçte birden dörtte üç oranına kadar indirim öngören 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi gereğince adalet ve hakkaniyete uygun bir indirim yapılması gerekirken fazla cezaya hükmedilmesi;
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 13.03.2020 tarihli ve 2019/421 Esas, 2020/319 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/4605, K. 2024/11897, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama