Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2022/5209 E. , 2024/14111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/572 E., 2021/455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Sanı
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2022/5209 E. , 2024/14111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/572 E., 2021/455 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... Başkanlığı vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarına ilişkin, katılan ... Hazinesi vekilinin ise silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin istinaf istemi yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen katılan kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sıfat yokluğundan reddine dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, itiraz merciince bu konuda bir karar verildiği ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin İADESİNE, Sanık müdafii ve Maliye Hazinesi vekilinin Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığından, katılan ... Hazinesi vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, ... Başkanlığı vekili ve Maliye Hazinesi vekilinin resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin temyiz istemi yönünden, İlk Derece Mahkemesince hükmolunan beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusu neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı; İlk Derece Mahkemesince 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlarla ilgili verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, katılan vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Dair karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, cezası süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi 14.01.2019 tarihli, 2017/759 Esas ve 2019/16 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin yedince ve dokuzuncu fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi, 08.03.2021 tarih, 2019/572 Esas, 2021/455 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle ; 1. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayır edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf 383 vd) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf. 263-266, Alacakptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 289) Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespiti içeren bilirkişi raporu dışında anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin kesin ve yeterli delil ikame olunamadığından, müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken şüpheye dayalı belge ve delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle ... Başkanlığı vekilinin ve Maliye Hazinesi vekilinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden ve ... Başkanlığı vekilinin nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden temyizinin mümkün olmadığı anlaşıldığından incelenmeksizin İADESİNE, 2. Ön inceleme bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, esası 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği temyizen incelenemeyen hükme karşı, 5271 Kanun'un 308 inci maddesinin (A) bendi kapsamında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca itiraz edilebileceğinin belirlenmesine, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 08.03.2021 tarihli ve 2019/572 Esas, 2021/455 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24 .10.2024 tarihinde karar verildi.